Fransaya Öncelikle Teşekkür Ederim.Yıllardır ”Müslüman Ülkelerde Düşünce Özgürlüğü Yok” Söylemini Dile Getirip Bugün Böyle Bir Tasarıyı Gündeme Getirerek Fransada Artan Müslüman İnsan Sayısına Müthiş Bir Katkı Yapmışlardır.Yıllardır Birçok Hristiyanın Müslümanları Yanlış Tanımasından Sonra Artık Müslümanlarında Eline Bir Koz Geçmiştir.

Bir Kıbrıs Tartışmasında Mesela Gelip Bize : ‘Sizin ükenizde Özgürlük Yok Buraya mı? Getireceksiniz.’ Derseler. Sizki Bir Cümlenin Söylenmesini Yasaklayan Bir Ülkesiniz. Gelip Bizimle Rum Kesimi Arasındaki Tartışmaya Ne  Hakla Girersiniz.

Fransa Artık Fransızın Dışında Kimsenin Yaşayamayacağı Bir Ülke Konumuna Geliyor ki S&P’de Fransanın Kredi Notunu İndirmişken Fransaya Yatırım Yapan Müslümanlarında Paralarını O Ülkeden Çekeceğine İnanarak Fransa Ekonomisinin Yerle Bir Olacağını Tahmin Etmek Zor Olmayacak.

Seçimle Birlikte Bunlar Birleşecek ve Fransa Ekonomisi Türklere Bile İhtiyaç Düşer Hale Gelecek Ve Biz O Gün Yine Bunu Söyleyeceğiz :

 

Ben ki,

     Sultanlar sultanı, hakanlar hakanı hükümdarlara taç veren Allah’ın yeryüzündeki gölgesi, Akdeniz’in ve Karadeniz’in ve Rumeli’nin ve Anadolu’nun ve Karaman’ın ve Rum’un ve Dulkadir Vilayeti’nin ve Diyarbakır’ın ve Kürdistan ve Azerbaycan’ın Acem’in ve Şam’ın ve Halep’in ve Mısır’ın ve Mekke’nin ve Medine’nin ve Kudüs’ün ve bütün Arap diyarının ve Yemen’in ve daha nice memleketlerin ki, yüce atalarımızın ezici kuvvetleriyle fethettikleri ve benim dâhi ateş saçan zafer kılıcımla fetheylediğim nice diyarın sultanı ve padişahı Sultan Bayezıd Hân’ın torunu, Sultan Selim Hân’ın oğlu, Sultan Süleyman Hân’ım.

 

     Sen ki,

     Françe vilayetinin kralı Françesko (François, Fransuva)’sun.

 

     Sultanların sığınma yeri olan kapıma, adamın Frankipan ile mektup gönderip, memleketinizin düşman istilâsına uğradığını, hâlen hapiste olduğunuzu bildirip, kurtulmanız hususunda bu taraftan yardım ve medet istida etmişsiniz (istemişsiniz). Her ne ki demiş iseniz benim yüksek katıma arz olunup, teferruatıyla öğrendim.

 

     Padişahların mağlup olması ve hapsolması tuhaf değildir. Gönlünüzü hoş tutup, hatırınızı incitmeyiniz. Bizim ulu ecdadımız, daima düşmanı kovmak ve memleketler fethetmek için seferden geri kalmamıştır. Biz dahi onların yolundan yürüyüp, her zaman memleketler ve kuvvetli kaleler fetheyleyip gece, gündüz atımız eğerlenmiş ve kılıcımız kuşanılmıştır. Allah hayırlar müyesser eyleyip meşiyyet ve iradatı neye müteallik olmuş ise vücuda gele. (Allah hayırlar versin ve iradesi neyse o olsun.) Bunun dışındaki vaziyet ve haberleri adamınızdan sorup öğrenesiniz. Böyle bilesiniz.

5 YORUMLAR

Bir Cevap Yazın