Benim de kurucuları arasında bulunduğum ve bir kısım şair ve edebiyatçı tarafından benimsenen ve yazdıkları eser ve yazılarıyla desteklenen Gülce Edebiyat Akımı zaman zaman eleştiriler de almaktadır. Yapılan olumlu ve olumsuz eleştiriler akımın dikkate alındığının göstergesidir ki bizleri ziyadesiyle memnun etmektedir.

 

Amacımız geçmişimize, dilimize, milli manevi tüm değerlerimize sahip çıkmak ve yazdığımız eserlerle çok sayıda değerimizi şiir diliyle okuyucuyla yeniden buluştururken şaire yeni nefes alanları yaratmaktır. Ayrıca her üç nazım türünü de sahiplenerek Türk edebiyatında yeni bir çığır açmaktır. Bundan dolayı daha fazla eleştirilmemizi şahsen arzu etmekteyken Gülce’nin tahrip, mensuplarının tahrik edilmeye çalışıldığına şahit olduk.

 

Akımın örütbağ sitesinde binlerce şaire ve şiirlerine yer verirken üyelerinin genelde şairlerden oluşan antoloji sitesindeki grubumuzda sadece Gülce nazım türleri ile ilgili paylaşımların yapılmasını istedik ve aykırı durumlar olmaması için defalarca uyarı mesajları yayınladık. Buna rağmen zaman zaman aykırı paylaşımlar oldu, hoş gördük.

 

Birkaç gün önce kendilerine şair gözüyle bakamayacağımız bir kendini bilmez; mensupları değişik siyasi düşüncelere sahip olduğu halde hiç bir siyasi grubun veya partinin güdümünde olmayan amacı sadece Türk edebiyatına hizmet olan akımımızın grubunda öyle bir şiir paylaştı ki bırak akımın üyesi olmayı milli manevi değerlerine sahip, vatanın birliğinden dirliğinden yana olan herkesi düşündürmeye davet eder cinsten. Ayrıca içinde bulunduğumuz zamanın kimlere hizmet ettiğinin açık bir göstergesi niteliğinde.

 

Kendi özel sayfasında dahi yayınlamazken, art niyetli olarak, hep birlik bütünlük mesajları veren Gülce mekânında bizden izinsiz okumamıza sunulduğunu bildiğimiz ve aşağıya aldığım bu şiir üzerinde birkaç cümle söz etmek istedim.

 

‘‘Mum Söndü

Birkaç büyük baş için
Osmanlıya sövdüler,
Dine hakaret edip
Halifeyi sürdüler.

Şanlı tarih dediler
Yok ellerinde veri,
Aklımızı yıkadı
Yalancı öyküleri.

Lozan’da dini satan
Sonra bizi satmıştı,
Allah’ı tanrı yapan
Bizi de Türk yapmıştı.

Sekiz yıl hiç durmadan
And içtik, yalan içtik,
Ecdadımız Kürt iken
Zorla Türk’üz demiştik.

Hey gidi koca dünya
Sap döndü hesap döndü,
Güneş tekrar çıkınca
Yalancı mumlar söndü…

Necip Abdurrahmanoğlu’’

 

Türk’ün tarihini yok sayan, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Türk büyüklerini birkaç büyük baş diye nitelendiren, Kurtuluş Savaşımızı ve cumhuriyeti hakir gören, Türk dilini küçümseyen, sözde dini savunurken İslam dinini satılılık bir meta gibi ifade eden; Kürt’ün asimilasyona uğradığını imaya çalışan bu şiirden siz ne anlıyorsunuz değerli okuyucular.

 

Zamanın çarkını döndürenler kime hizmet ediyor acaba. Öğrenci andından yakınanlar kimlerdi.

 

Osman Öcal

 

 

3 YORUMLAR

Bir Cevap Yazın