Burası üç dağın ortası. Burası sılanın son dem tuttuğu yerdir. Geceleri yıldızlar kaçar burdan. Kimse konuşmaz. Yürekler dağlı. Kardeş kardeşe karşı. Bir tebessüm bulamazsın. Gözler şişmiş. Gece erken çöker, bir sineğin vızıltısı gelir yakından. Her yanda cır cır böcek sesleri. Nefes alış verişi duyuluyor. Kalbi çarpıyor, göğüs duvarını delecek sanki. Hışırtı, ama çalılık yok ki! Kalbim duracak inan ki. ‘Sakinleş’ diyordu. Şurda bir karaltı mı gördüm ne? Karaltı mı, ateş edelim mi? Bilmem? ‘Anne nerdesin. Seni çok özledim.’ Dur ya tertip, zaten ağlamamk için kendimi zor tutuyorum. Telefonu getirdin mi? Yok oğlum ne telefonu. Anne mi arasaydım son kez. Son kez mi? Niye öyle söyledin ki? …. Sessizlik… Bir kurt uluması duyulur. Şu nöbet bitse de gidip uyusak. Bir odun daha at istersen. Soğuk… Ayaz… Ellerini kamuflajın arasına sokuyor. Postalları birbirine yaklaştırıp, teneke ateşinde ısınmaya çalışıyor. …Çıtırtı… Baykuş sesi… Tertip sesi duydu mu? Oğlum iyice paranoyaya bağladın. Karanlıktan başka bir şey yok. Şimdi evde olmak vardı. Annem şimdi sahura kalkmıştır. Pederi kaldırmaya çalışıyordur. Bizimkiler de şılliki yapmışlardır. Şılliki? O ne la? Ekmekten yapılan bir tür tatlı. Tertip sen Urfalıydın değil mi? Evet… Sessizlik… Tertip şafağı görebilecek miyiz? Şafak daha karanlık. Askerden sonra da birbirimizi bırakmayalım. Zoraki bir tebessüm. Geçenlerde Hasan bir şiir yazmıştı okudun mu? Yok nasıl bir şiirmiş? Şiirin adı mermiler kan kusuyor… Sessizlik… Ezbere biliyorsan oku. Hafif bir baş sallama.

Burası üç dağın ortası
Çakal sarmış dört bir yanı
Anamın gözleri yaşlı
Akmış tertibimin kanı

Ben sılaya hasretim
Üç beş nöbet beklerim
Soğuktan titrer ellerim
Gece gündüz yarim derim

Buraya düşman pusuyor
Karanlıkta baykuş uluyor
Annem özlem yakıyor
Mermiler kan kusuyor

….

Sessizlik

….

Kurşun sesi. Tertiiiiiip.

MEHMET ŞAR

Bir Cevap Yazın