Meditasyon ve Bilinç;

Meditasyon, en azından M.Ö. 1000 yıl önce Hindistan’da uygulanmış eski bir içsel ya da ruhsal eğitimdir. Meditasyon genellikle zihnin bir noktaya toplanmasını sağlayan duruş, ses ve imgeler aracılığıyla derin düşünce ya da tefekkürü içerir. Meditasyonun amacı uslamlama güçlerini geliştirmek değil, genellikle dikkati dağıtıcı fiziksel duyumları ya da düşünsel eylemi dışta bırakarak, ruhsal gerçeğin sezgi yoluyla algılanmasını sağlamaktır. Meditasyon yöntemleri son 20 yılda, özellikle batı ülkelerinde ruhsal ve fiziksel gerilimden kurtulma yolu olarak kullanılmıştır.

Bilinçliğin Değiştirilmiş Durumları;
Bütün büyük dinlerin gizemcileri tanrı’ya mantık, akıl yada dışsal tapınma biçimleriyle değil, içe dönük aydınlanmayla yaklaşılması gerektiğine inanırlar. Bir aydınlanma yolu olarak meditasyon, yüzyıllardır doğ ülkelinin yanı sıra batı ülkelerinde de kullanılmıştır. Ama Hıristiyanlık ve İslam’da küçük bir yeri olmasına karşın, hinduizmin ve onun önemli bir dalı olan Budizm’in yüreğinde yatar.

Hinduizmin çoğu biçiminde meditasyonun amacı, bir arınma yöntemi olarak, iç benliği keşfetmektir. En yaygın olarak bilinen Hindu yöntemi olan yoga, hem bedeni hem de zihni eğiterek ruhsal güç merkezlerinin açığa çıkarılabileceği kuramına dayanır.

M.Ö. VI. Yüzyılda ortaya çıkmış olan Budizm, sıkı bir disiplin ve çalışmayla mutlu bir azınlığın, bedeni zihni aşarak son gerçeklik olan nirvana’yı (hiçliği) anlayabilecek bir saf bilinçlilik durumuna erişebileceğini savunun bir dindir. Buduzmin Tantra tarikatı, bir takım ayinlerin yapılması ve beden pozisyonlarının (mudralar), kutsal sözcüklerin (mantralar) ve evrensel desenlerin (mandalar) kullanılmasıyla, bu yetkin bilgelik ve ruhsal özgürlüğe ulaşmanın, daha pratik yöntemlerini geliştirdi. Öteki Budist tarikatlar konsantrasyonu artırmak için çeşitli yöntemler kullanırlar. Bunlar arasında insan erdemleri ya da acıları konusunda derin düşünceye dalmadan tutun da imge ya da ışıklara bakmaya kaar değişik yöntemler vardır.

İçsel görmeye yardımcı olmak üzere uyuşturucu maddelerin, otların ve alkolün, bazen tek başlarına bazen de meditasyonla birlikte kullanılmasının uzun bir geçmişi vardır. 1960 lar da kendilerini kendi toplumlarının maddeciliğine yabancılaşmış hisseden birçok genç insan, bilinçlerini geliştirme ve bir ruhsal uyum duygusu edinme amacıyla, uyuşturuculara ya da doğunun meditasyon yöntemlerine başvurmuşlardır.

Meditasyonun Yararları;
Meditasyonun, araçlarla ölçülebileceğinin bulunması, hem bilim adamlarının, hem ruhbilimcilerin ilgisini çekti, ruhsal meditasyonun amaçlarıyla bir tutulamaz; fizyolojik değişimler de zihin konusunda çok az bilgi sağlar, ama Harvard sonuçlarının önemi, basit bir düzeyde de olsa, meditasyonun gündelik baskıları çok fazla olan toplumlarda yararlı olduğunu ortaya koymasıdır. Maharihi Mahesh Yogi’nin TM yöntemini 1957 de batıya getirdiğinden beri, bu yöntemin özellikle toplumsal ve kişisel yararları konusunda büyük iddiaların ileri sürüldüğü Amerika da yaygın bir gevşeme yöntemi durumuna geldiği söylenebilir. TM yönteminde kişi günde 15-20 dakika süreyle rahat bir pozisyonda oturarak, gözleri kapalı durumda, zihnini meşgul edecek anlamsız bir sesi tekrarlar TM için hiçbir derin konsantrasyon, özel disiplin ya da belirli bir dinsel inanç, yada felsefe gerekli değildir. Daha zorlu yoga yöntemleri de meditasyonu incelemek ve gerçekleştirmek isteyen ve bazı gururlar (öğretmenler) ve aşramlar (inziva yerleri) aramak için doğuya giden batıllılarla çok çekici gelmiştir. Zihnin, böyle yöntemlerle erişilebilecek özel bir alanı olup olmadığı sorusana ise, hala yanıt verilmemiştir.

Bir Cevap Yazın