Bir varmış, bir yokmuş diye başlar masallar… Aslında doğru! Hayatlar da; bir var, bir yok… Hayat herkese masal gibi olurken seçim hakkı bize değil, çoğu zaman başkalarına aittir ya da alın yazısı, ama gördük ki ne kaderdi, ne de alın yazısı suçlu olan bizdik, bizlerdik… Çünkü hayatı ciddiye almadan olduğu gibi yaşamaya mahkum ettik..

Aslında hayatın ehliyetini elimize almalıyız. Bu bizim verdiğimiz kararlarla sağlıkta, huzurda ve mutlulukta ya da inadına var olan hayatınızı eziyet ve zorluklarla şekillenip inatla mutluluğu seçeceğiz.

Tamam hayat herkese eşit davranmıyor; size hak veriyorum ama yinede olumlu düşünmenin ve hayata inadına gülücük saçmanın doğru olduğunu düşünüyorum….

Hayatımızı güzelleştirmemiz gerekiyor farklı şeyler yapın, ya da yapmak isteyip de yapamadığınız şeyler yapın. Korkmadan, yılmadan tadını çıkarın. Bir daha dünyaya gelmeyeceğiz bunu bile bile lades iddiaya bile tutuşun. Var olan imkanlarınızı kullanın hem yasal, hem hukuksal. Cebinizdeki son kuruşu mutlu huzurlu bir şekilde kendinize ve sevdikleriniz için harcayın. İnsanları mutlu edin, onlarla maneviyatı paylaşın. Çünkü insanlar artık robotlaşmış; ev alayım, araba alayım, paramı ikiye katlayım derdinde… Belki de yemeye fırsat bile bulamayacağı bir parayı demetleme peşinde arkadaş..

Her şeye rağmen pes etmeden hayata inat yaşamalıyız. Atalarımız boşuna dememişler; çalışan demir ışıldar diye… Çalışan yılmayan her zaman mutlu olacak sonunda… Çalışmak işe gitmek değil ! Sırtınla taş çekmek değil… Çalışmak; emek vermek, çaba sarf etmek, kendine ve başkalarına yardımcı olmak alın teri dökmek!

Aramızda mutluluk benim kapımı hiç çalmadı diyen olabilir; ama bu imkansız. Çünkü hayat cennet ve cehennemi bu dünya da yaşatıyor. Sevdiğimiz biri öldüğünde üzülüyor ağlıyoruz, hayat cehennem oluyor. Ama aynı şekilde, güzel bir haber aldığımızda ya da hayalimizdeki bir günü yaşadığımızda yüzümüz gülüyor, kahkalar atıyoruz; işte cennet!

Yaşıyoruz işte; o halde bize düşen hayatı olduğu gibi koşmadan, ucundan tutarak, pes etmeden gülümseyerek yaşamak ve yaşatmak… Lütfen siz de hayatın tadını çıkarın tüm imkansızlıkları kullanarak; çünkü zaman asla geriye akmıyor ve geçtiyse bitip gidiyor… Hatırladığınızda ya gülümsetiyor, ya da iç çektiriyor. İç çekmemek için sizi gülümsetecek şeyleri yapmayı seçin!

Artık bir varmış bir yokmuş demeden; ben varım ve yaşıyorum diyin. Önüme gelen fırsatları değerlendirip ne istersem yapıyorum. Dozunda tadında ve korkmadan…

Keşkeleri hayatınızdan çıkarın çünkü keşkelerin telafisi yok. Ve hayatın ehliyeti sizde. Elinize alıp yaşantınıza yön verin… Kendinizi rüzgara bırakmayın!

3 YORUMLAR

Bir Cevap Yazın