Kimine göre bu deyim abartılı gelebilir; ama eskiden her köyün bir delisi mutlaka vardı. Bizim köyde de vardı. Köylüler ona sahip çıkmışlardı. Gezdiği her alanda köylüler onu yakından, uzaktan gözlerdi. Köylü ailenin ve köyün delisinin (engellinin) gözü kulağı olurdu. Annesi bakasın diye bir şey yoktu. Kimin yanındaysa o bakar, o doyurur, o köyün delisinin ihtiyaçlarını giderirdi. Aile de yaşamın gerektirdiği geçim yüküyle uğraşır, köylünün bizim dediği çocuk arada kaynar büyür giderdi.

Şimdi bu engellilerimizin apartmanın delisi oldu. Apartmanda kimse kimseyi tanımıyor merhaba bile demiyor ve bizim engellimizin dairemizin dört duvarı arasında hapsediliyor. Aile gerektiği gibi onun ihtiyaçlarına yetmeye çalışıyor. Engellimiz bazen istemsiz hareketlerle ses yapıyor, ve komşular hemen şikayete geliyor. Engelli ve ailesini dört duvar arasında bir hapishanede yaşatıyoruz.

Artık bizler çocuklarımızı sosyalleşsin diye özel eğitim destekli programlara dahil ediyoruz. Dar olan yaşam sahamızı genişletmeye ve insanca yaşamaya çalışıyoruz. Ancak apartman delimiz ve aile mutsuz; çünkü insan insandan manevi destek bekliyor ama onlar bunu göremiyor.

Ne yazık ne acı değil mi? Ne değişti de insanlarımız bu kadar bencil, selam vermekten bile aciz varlıklar oluverdi. Herkes kendi dünyasında kendi dört duvarı arasında yaşamaya çalışıyor. Engellinin ölmesini geçtim normal sağlıklı komşusu ölse bunu kokudan fark edecek duruma geldi. Bu çok acı değil mi ya??

İnsanlar uyanın artık. Herkesin birbirine ihtiyacı vardır. Birbirinize destek olmaktan bir güler yüz göstermekten kaçınmayın. Apartmanın delilerini mutlu etmeye çalışın. Herkes bir engelli adayıdır…

1 YORUM

  1. Çok güzel bir konuya değinmişsiniz. Empati yapamayn bir toplum bitmiş demektir. Bu kişiler böyle bir durumu kendilerinde düşünmüyor, buda insanları vurdumduymaz yapıyor. Ancak hayat çok ilginç. bugün iyi, sağlıklı biriyken yarın tam tersi bir duruma düşebilirsiniz. Geç olduğunda artık çığlıklar faydasız kalır, önemli olan bunun farkına hemen varmak ve çevremize olan ilgimizi şekillendirmektir..

Bir Cevap Yazın