Gerçekten özgür müyüz?, en fazla ne kadar özgür olabiliriz, özgürlüğün ne kadarı kâfidir? Yıllardır tartışıla gelmiş ama kesin bir cevap bulunamayan sorulardır bunlar.
Çoğunlukla hayatımızın çevresinde yıkamayacağımız, yıkmaya cesaret edemeyeceğimiz duvarlar bulunur. Bu duvarlar anne karnında ilk gözümüzü açtığımız andan itibaren vardır ve son kez gözümüzü kapattığımız ana kadar da olacaktır. Anne karnında ki çocuk sınırlı bir alanda ilk nefesini almaktadır. Hareketlerini bile sınırlı ölçüde gerçekleştirmekte ama o kısıtlanmış özgürlüğüne uyum sağlamaktadır, uyum sağlamak zorundadır. Anne karnında ki çocuğun özgürlüğünün kısıtlanması hayatta kalabilmesi içindir.
Sınırsız özgürlük diye bir şey var mıdır? Birey içinde bulunduğu ortamın şartları kadar özgürdür. Deniz olmayan bir şehirde birey ben özgürüm bulunduğum şehirde denize gireceğim derse ne kadar ciddiye alınır veya özgür olması ne kadar geçerli olur?

Özgürlüğün simgesi olan kuş bile dünyanın büyüklüğü kadar özgürdür.
Hayatımızın her anında kendimizin veya çevremizdekilerin çizdiği sınırlar vardır bunlarla mücadele etmek yerine sınırlarla yaşamayı öğrenmeliyiz çünkü ayağımızı sınır dışı yaptığımız zaman ayağımız kayabilir. Bırakalım özgürlük kendi sınırlarını özgürce koysun ki gözümüzü açtığımız ilk andaki yaşam kaynağımız olan duvarların yerini son sınırlarımız mezar taşları almasın…

7 YORUMLAR

  1. “Özgürlüğün simgesi olan kuş bile dünyanın büyüklüğü kadar özgürdür.” bu cumlenize aynen katiliyorum, inanilmaz keyif verici bir makale olmus, okurken gercek anlamda zevk aldim..
    Ellerinize, yureginize saglik..

  2. yazınızı çok beğendim ve her cümlesini hak vererek okudum,sınırlarla mücadele etmek yerine sınırlarla yaşamayı öğrenmeli ve ve özgürlüğümüzü bir başkasının özgürlüğünü ihlal etmiyecek düzeyde yaşamamız gerketiğini,bir başkasının haklarının yanında kısıtlandığını ve öyle olması gerektiğini unutmamalıyız.
    tebrik ediyorum sizi.yazılarınızın devamını bekliyorum.saygılar.

Bir Cevap Yazın