İnternette, kanatlarında harf ve rakamlar bulunan kelebek fotoğraflarını görmüş olmalısınız. Bu alfabeyi ortaya çıkarmak için ünlü fotoğraf ustası Kjell Sandved yıllarını verdiğini anlatıyor. Hayatı boyunca, gittiği her yerde gördüğü her kelebeğin fotoğrafını çeken Sandved, sonunda ilginç bir şey fark ediyor. Bazı türlerin kanatlarında harflerin bulunduğunu gözlemliyor. Müthiş bir azimle çalışıyor, hiç durmadan dünyanın en egzotik yerlerine gidip kelebeklerin peşine düşüyor.

 

Sonunda da başarıyor; ünlü fotoğrafçı, kelebek kanatlarındaki alfabeyi ortaya çıkarıyor. Yeryüzünde yaşayan binlerce kelebek türünden bazılarının kanatlarında harfler var. Bu yüzden hepsini bulmak büyük bir sabır ve azim gerektiriyor.

 

Her harf bir tek türe ait. Mesela A harfi sadece Uzak Doğu ülkesi olan Bhutan’da yaşayan bir kelebek türünün kanatlarında bulunuyor. Z harfi ise Güney Amerika ülkesi Peru’da yaşayan bir kelebek türünde.  Araştırmalarının sonunda Sandved kelebeklere dair bir de kitap çıkarıyor.

 

Evet kelebekler ve bütün mevcudat Bediüzzaman’ın ifadesiyle Allah-u Teâlâ’nın birer ‘şirin kitabı’dır. Yaratılmış her canlıda Allah’ın güzel isim ve sıfatları yazılıdır. Allah’ın mucizevî bir tasarımla yarattığı kelebek kitabından birkaç sayfa okuyalım:

 

Allah kelebeği yoktan yaratır. Bu yönüyle Rabbimizin Hâlık (yoktan yaratan) ismi bu kitapta yazılıdır ve kendisini okutur.

 

Allah kelebeğe hayat verir. Bu yönüyle Rabbimizin Muhyi (hayat veren) ismi bu kitapta yazılıdır.

 

Allah kelebeğe rızık verir. Bu yönüyle Allah’ın Rezzak (rızık veren), Kerim (cömert olan) gibi isimleri bu kitapta yazılıdır.

 

Allah kelebeği muhteşem bir sanatla boyar ve süsler. Bu yönüyle Rabbimizin Mülevvin (boyayan) ve Müzeyyin (süsleyen) isimleri bu kitapta yazılıdır.

 

Allah kelebeğe bir suret verir. Kelebek kanatlarında renk veren pigment yerine fotonik yapılar bulunur. Bu yapı, kelebeklerin kanatlarına sadece parlak ve göz alıcı görünüm kazandırmakla kalmaz, aynı zamanda küçük açı değişimlerinde farklılaşan yanardöner renkler meydana getirir. Bu ışık oyunu gerçek bir görsel şölendir. Bu yönüyle yüce Allah’ın Sani (Sanatçı) ve Musavvir (suret veren) ismi bu kitapta yazılıdır.

 

Allah kelebeği minik bir kurtçuktan, tırtıla ve nihayet kelebeğe; dört aşamada yaratır. Minik bir kurtçuğun muhteşem güzellikte bir kelebek haline gelmesi ile bu kitapta okuduğumuz, Rabbimizin Bâri (kusursuzca yaratan) ismidir.

 

Allah, kelebek haline gelme aşamasında henüz bir tırtıl halindeyken onun etrafında sert bir kabuk oluşturur. Krizalit ismi verilen bu kabuğun içinde tırtıl hareketsizdir ve hiç yemek yemez. Önceki evrede yediği yaprakların enerjisini kullanır. Krizalit içinde güvenle korunan kelebeğin kitabında Allah’ın Hafîz (Kendisine sığınanları koruyan) ismini okuruz.

 

Allah kelebeğe kamuflâj özelliği verir. Düşmanlarından korunmak için üzerinde bulunduğu dala, çiçeğe ya da yaprağa benzer bazı kelebekler. Kiminin kanatlarında ise düşmanlarını korkutan iri göz şeklinde desenler bulunur. Bu hikmetli yaratılış Rabbimizin, kelebek kitabındaki Hakîm (hikmetle iş yapan) ismini okutturur.

 

Allah, kelebeği kanatlar, gözler ve diğer organlarıyla, diğer kelebeklere benzer yaratır. Bu yönüyle Rabbimizin Vahid (Tek olan, Zatında, sıfatlarında, işlerinde, isimlerinde, hükümlerinde, asla ortağı veya benzeri, dengi bulunmayan), Ehad (yarattığı her şeyde isimleri tecelli eden), Ferd (Zâtında ve sıfatlarında ortağı, eşi ve benzeri olmaktan münezzeh olan) isimleri, okuyabilenler için bu kitapta yazılıdır.

 

Allah, kimi kelebeğe birkaç gün, kimine bir mevsim ömür verir. O belirli ömrü bittiğinde kelebeğin kitabında okuduğumuz, Rabbimizin Mumit (öldüren) ismidir.

 

Her kelebek ve her canlı Allah’ın güzel isimlerini okutan şirin bir kitabıdır. Her bir kitapta, Rabbimizin manen “okumamız” için bize gönderdiği yüzlerce esma-i ilahî yazılıdır. Bu açıdan baktığımızda topraktan boy veren minik bir kır çiçeği dahi bir kitaptır. Onu okuyabilene, Yaratıcımızın mesajını getirmiştir.

 

Bu kitapları okuyabilen insan, Allah’ın bir örnek edinmeksizin yarattığı her güzellikten rûhen çok derin haz, heyecan ve şevk duyar. Çünkü hoşa giden her şey, Vedûd (iyi kullarını seven, onları rahmet ve rızasına erdiren, sevilmeye ve dostluğu kazanılmaya tek lâyık) olan Allah’ın kullarına olan sevgisinin yansımasıdır.

 

 

Fuat Türker

 

 

 

Bir Cevap Yazın