Askeri Kurumlarda Batılılaşma

ASKERÎ KURUMLARDA BATILILAŞMA YENİÇERİ – STRELTSY – SAMURAY OCAK 2014 / İSTANBUL HAVA HARP OKULU KOMUTANLIĞI  Turan ÇİÇEK  M. Salih KARAGÖZ ÖZET   Dünya tarihi içerisinde askeri birlikleri ile özdeşleşen devletlerden Osmanlı İmparatorluğu, Rusya İmparatorluğu ve Japon İmparatorluğu’nun askeri alanda yaptıkları icraatlar modernleşme süreci kapsamında gerçekleşmiş ve bu devletler içinde...

Şabbat Romanı

Şabbat Romanı önümüzdeki günlerde ( www.rozayayinevi.com ) tarafından “Şabbat” piyasaya sürülecek! Aslında şarkısözleri ile yıllardır ruhumuzun pasını silen söz yazarı yani “Çingenem” ve “Geberiyorum” gibi şakıların sözyazarı sevgili dostum Sedat Erdoğdu bir adım daha atarak edebiyatımıza kalıcı eserler bırakmakta kararlı görünüyor. Babasını Kurtuluş Savaşı’nda kaybeden Macit küçüklük yaşından itibaren Ortakaköy’de evlerine...

SSCB Yirmi Yıl Daha Yaşasaydı

  ‘‘ Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği yirmi yıl daha yaşasaydı Kazakistan Türklüğü diye bir şey kalmayacaktı.’’   SSCB yönetimi altında tuttuğu milletleri kendi potasında öyle bir eritiyordu ki Rus olmayan topluluklar kendi öz benliklerini kaybedip adeta Ruslaşıyordu. Kültürün her alanında sürdürülen asimilasyon çalışmalarına bir de cumhuriyetler içindeki nüfus dengesi ile...

Nisan:2 Mayıs:3

Türkün: Türklük, var olma, bağımsızlık, egemenlik, özgürlük mücadelesinde Nisan:2 Mayıs:3. O yüzden diyorum ki Nisanlar umudum, Mayıslar kutlu bana. Türk tarihine damga vuran; dededen toruna, nesilden nesle aktarılacak önemli bir kaç olayın yıl dönümlerinin içerisindeyiz. Saltanatın kaldırılışıyla anlamlandırılan Hâkimiyet-i Milliye Bayramı ile 23 Nisan Milli Bayramı’nın birleşmesi ile oluşan ve...

Şehitlik ve Gazilik Kavramları Üzerine Kısaca

Türk milletinin belleğinde yer etmiş olan anlamıyla; kısaca vatan uğruna ölene şehit, bu yolda yaralanana gazi denir. Birileri tarafından zaman zaman değişik şekillerde anlamlandırılsa da belleklerde bıraktığı iz budur.   İslamcı bir yazar: ‘‘Kur’an’a göre şehid, hayatını imanına şahit kılana denir. İster yatağında ölsün, ister savaşta ölsün, ister trafik kazasında.’’...

Hepimiz Çanakkale Ruhluyuz Diyebiliyor muyuz?

Hepimiz Çanakkale Ruhluyuz Diyebiliyor muyuz?   On binlerce gülleyle inletti yeri arşı, Mehmet’im on beşinde koydu düşmana karşı, Nice aziz destandan doğdu İstiklal Marşı; …..Yetimler babasıyla sarmaş dolaş yatansın, …..Şehitlikte dans eden anzak senden utansın.   Yazımıza, geçmiş yıllarda yazmış olduğumuz ‘‘Bir Destan Çanakkale’’ adlı şiirimizin bir dörtlüğü ile başlamak...

Kimlik Kimlik Üstüne ve Seyit Rıza

Özet

Kimlik Kimlik Üstüne ve Seyit Rıza

Tarihi dara çeken kör dervişin ağzında,

Çiğnenip duran sakız ne seyittir ne Zaza.

Düğümlenmiş duruyor cahilin boğazında,

Boğulmaya mahkûmdur düşüp kalan çıkmaza.

***

Ozan Teslim Abdal hakkında araştırma yaparken; yolum, daha önce görev yaptığım ve özlemini çektiğim Elazığ iline düştü. Teslim Abdal’ın Baskil Tabanbükü (Şeyh Hasan) köyünden olduğu varsayımıyla ( En azından birisi Tabanbüklü)  hayatı ve şiirleri hakkında bilgiler bulmaya çalışırken köyün kurucuları olan iki kardeş Şeyh Hasan ve Şeyh Ahmet’in Türk kökenli ve Yesevi Ocağından nasiplendiğini öğreniyoruz.

Baskil’in Kumlutarla köyünde bulunan ve adını Şeyh Hasan soylu Bahşi Han’dan alan Şıh Bahşişli Ocağı Dedesinin (adını hatırlayamadım) seksenli yıllarda çok ekmeğini yedik, suyunu çayını içtik. Ölmüşse Allah rahmet eylesin. Hayatta ise sonsuz saygılar.

Bazı çevrelerin: ‘‘Kürtçü lider, devrimci lider, özgürlükçü lider, mert bir Kürt vs.’’ diye yere göğe sığdıramadıkları, Genç Türkiye Cumhuriyetine isyan eden ve 1937 yılında asılan Seyit Rıza için farklı seslerin varlığından bahsetmek istedim bu yazımda.

Hiçbir sözünü belgesiz söylemediğini açıklayan ( Kazakistan belgeleri, Pamir belgeleri, Medine Vesikası, Selçuklu belgeleri, Osmanlı belgeleri, Başbakanlık belgeleri gibi) ve uzun yıllar alevi ocakları hakkında araştırma çalışmaları yapan aynı zamanda Şeyh Hasan Ocağı mensubu bir Türkmen alevisi olan Sayın İsmail Onarlı şöyle diyor: ‘‘Türk ve Bayat boyundanız. Dedemizin Bayat boyuna ait damgamız var, sancağı var, seceresi var, vakfiyeleri var.’’ Aşiretin geliş yeri olarak da Bugünkü Kazakistan’ın Türkistan kenti ile Çimkent arasında bulunan Üç Kurgan bölgesini işaret ederek: ‘‘Atamız Oğuzların Bozok kolunun Günhanoğulların Bayat boyunun On-Er oymağındandır’’diyor.

Bir takım çevrelerce Şeyh Hasan Ocağının Kürt ve Zaza olarak telakki edilmesine rağmen, yine elindeki belgelere ve Bodik gibi Tunceli yöresi belgelerine göre, Şeyh Hasan Ocağı’nın aşiret olarak ağırlıklı olduğu yörenin Tunceli olduğunu ve Seyit Rıza’nın da Türk olduğunu belirtiyor. Seyyid Rıza’nın Şeyh Hasan’ın evliliklerinden birisi olan Tunceli yöresi beyinin kızı ile evliliğinden olan Selahattin’in torunlarından Şeyh Hasan’ın soyundan geldiğini açıklıyor. Tunceli yöresindeki Şeyh Hasan soyluların Yavuz döneminde hayatlarını kurtarmak için Tabanbükü köyünden dağlık bölge olan Tunceli tarafına gittiklerini vurguluyor.

Araştırmacı, Seyit Rıza’nın: “Bi hatayık, evladi Kerbelayık” , sözünü öne çıkararak, Türkmen olduğundan dolayı, Kürt olduğu için değil Alevi olduğu için asıldığını söylüyor.

Şeyh Rıza’nın kimliği ile ilgili benzer bilgileri yine araştırmacı gazeteci yazar Rıza Zelyut da ‘’Dersim İsyanları ve Seyit Rıza Gerçeği’’ adlı kitabında paylaşıyor.  Seyit Rıza’nın Türk olduğuna vurgu yaparak, silahlı güç oluşturup çevreye zarar vermekten ve yağmacılıktan dolayı 1912 yılında idama mahkûm edildiğini ve affedildiğini belgesiyle sunuyor. Özetle: Belgelere dayanarak; bölgede tek adamlık konumunu korumak için Kürtçülere sırtını dayadığını, Koçkiri aşiretinden elini kana bulayanları koruduğunu, kendisine Atatürk tarafından gönderilen Diyarbakır Valisi Alevi kökenli Ali Cemal’in, topraksızlara dahi toprak verileceği sözünü dinlemediğini ve derdinin Alevlik değil kendi otoritesini korumak olduğunu açıklıyor. Ve ekliyor: Gerçek ocakzadelerin Seyit Rıza’yı dikme dede olarak nitelendirdiğini söylüyor. 2. Dünya Savaşının patlayacağı belli iken reformlara karşı gelip, yöre halkını kandırarak Türkiye Cumhuriyetine karşı silaha sarıldığını, yenileceğini anlayınca, Dersim Generali unvanıyla İngiltere’den yardım istediğini belirtiyor.

‘Bir zamanlar bölge valisine “Dersim’de her taşın altında bir Seyit Rıza var, sen hangisini arıyorsun?” diye kafa tutan, mahkemede ise “Ben tek kurşun bile atmadım, uçağa kurşun atan uşağımı tokatladım.” diyen Seyit Rıza’nın bu tavrından günümüzün Tunceli insanı gereken dersi çıkarmış ve Mustafa Kemal’e gönülden bağlanmıştır’ diyor Sayın Rıza Zelyut.

Devlet, kendini korumak için döktüğü, derebeylik uğruna isyan eden ve ayrılıkçı asi kanından dolayı sorumlu tutulamaz.

Osman Öcal

Eren mi?,Sultan mı?,Evliya mı?,Padişah mı?

Yavuz Sultan Selim Mısır’ı fethetmek üzere sefer hazırlıklarını yapar orduyu düzenler ve yola koyulur.Celaletli Yavuz yola çıkmadan ordunun rütbelilerini toplar şunları söyler.Kıymetli ordumun kıymetli mensupları askerimize mukayet olunuz.Yol üzerinde karşımıza Allah’ın bir çok nimeti çıkacak ola ki gözleri takılır can çeker.Haram maldır izinsiz dalından kopralılan tek bir nimet olmasın vebalini...

Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı – 19 Mayıs

Kurtulus savasinin baslangici olarak kabul edilen ve ATATURK’un butun Turkiye gencligine armagan ettigi bu bayram her yil 19 mayis gunu kutlanmaktadir. Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı, her yıl 19 Mayıs tarihinde kutlanan, Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ulusal bayramıdır.. 19 Mayıs 1919′da Mustafa Kemal Atatürk Bandırma Vapuru...

Gazneliler ve Fatımiler

Gazneliler Alp Tigin tarafından 963 senesinde kurulmuştur. Şehir, Kalac Türklerine mensup olan Samanoğullarından koptuktan sonra Afganistan’da bulunan Gazne bölgesine kurulmuştur. Çok uluslu bir devlet olan Gazneleliler, Sebük Tiğin zamanında Hindistan üzerine seferlere çıkmış, Sultan Mahmut zamanında ise bu seferler fazlalaşmış ve sonunda Hindistan üzerine 17 kere sefere çıkılmıştır. Abbasi halifelerinin...