Elveda

Elveda ..
Ağır bir kelime. Geçmişi silmek demektir. Bir dahası olmayacak demektir. Gidiştir. Tek yönlü olan. Her adımında gözleri dolduran, kalbi acıtan.
Elveda diyen umudu keser mi? Ya hala seviyorsa? Elveda bir başlangıçtır, onsuz bir hayata başlangıç.
Bakmaya kıyamazsın, geceleri uyuyamazsın, uğruna neler yapmazsın ki.. Belki adına bir beste. Belki de yalnızca bir şiir. Peki bütün bunlar bir elvedaya sığar mı? O kadar mı büyük bir kelime bu? Yok mu bir çıkarı?
..Hayır yok. Elveda bir dönümdür. Bir köşeyi döndüğünde arkana istediğin kadar bak, göremezsin. Ama bu o yolu unuttuğun anlamına gelmez.
Kalbin girişi tek kullanımlıktır. Bir dahası yoktur ve içerisi de tek kişiliktir. Elveda silgisi o ismi silemez. O mutlaka ordadır.
Gidersin ama orda olduğundan eminsindir. Aşk bu vazgeçilmez ki. Unutulmazda.. Unutmak diye bir şey yoktur aslında. Alışmak vardır. İnsan güçlü varlıktır. Bu kocaman elvedayı bile avcuna alabilir.
İnsan özgürdür. Mecbur değildir, tutsak değildir, köle değildir. İslam çerçevesinde insan, özgürdür. Hür doğmuştur insan, elbet hür ölecektir. Belki bedenin tutsaktır. Ama hiç kimse senin kalbini durduramaz, ruhunu durduramaz. Aşktır tutsak eden. Bir elvedaya boyun eğemezsin…
Yeter ki güçlü ol. İnan, yolundan dönme, sabr ve dua halinde ol. Ve bütün kalbinle iste Yaradan’dan. ‘Bana dua edin size karşılık vereyim’ buyuruyor Rabb. ‘La tahzen innallahe meassabirin’ diyor Rabb. Hala üzülüyor musun? Meraklanma;
Kalbin kadar büyük değil bir elveda kelimesi ..

Neresindesin Duygu ve Düşüncelerinin?

gülücük-1icik1Bazen aktığımız gibi durulmayışımızın boz-bulanık sellere dönüşmesi duygu ve düşünceleri kirleterek yıkıyor ve ağır hasara neden oluyor. Bulutsuz havalarda yağmurların işi ne? kaç defa bir tebessüme göz kırp ve gülülcükle karşılık ver dedim, beceremedin kahkaha atmayı hala. Dönüşü olmayan bir geleceğe gidiyor olman seni ne denli mutlu ediyor bilemiyorum ama, ihtiyarladığını biliyorum suratı asık. Hala bir ‘ MERHABA‘ nın anlamını bilmiyor ve bir tanıdığına ya da her hangi birine merhaba diyemiyorsan selama değmezliğin yüzünde akislenir bunu bil. Kibirli duygu ve düşüncelerin varlığı daima akseder soluk bakışların en son uç noktasında bunu bil. Mutlu olmayı yalnız başına becerebileceğini sanma, tekil olmak eksidir daima. İronik fikirlerin bakışlarında daima huzursuzluk süzülür ve mat bir renk salgılar ten. Maddenin ruhu kaplayacağı bir hayattan sadece ‘ Beklentilerde Çoğalırsın ‘ her şey akarsın, uzun ince amansız geçitlerden sonra mutlak tıkanır ve taşarsın buna ‘ kendi gözyaşlarında boğulmak ‘denir. Ağlamanın, sızlamanın hiç bir yarar sağlamadığı an, bu an. Değerlerin önemi sende bir ‘ hiç ‘ kadar çok oysa; ederin bir hiç kadar yok.

Yakup Icik

___________lazım !

HASSASİYETE EL SÜRÜLDÜĞÜNDE   BIÇAK GİBİ KESKİN OLMAK LAZIM   AŞAĞISI   HİÇ  KURTARMAZ BİR TIR DOLUSU HÜKÜMLER YEMİŞ BENLİK___________ ÖN AYAKLARINI ŞAHA KALDIRMALI İPE DİZİLMİŞ KUŞLAR MANALI BİR   HÜRMETLE _________BEKÇİLİK YAPAR   GÖĞÜN VAADİNE__________ ŞU SAATLERDE _____ ÜRKÜTMEMEK LAZIM …   KİRPİK UÇLARIMA KADAR HİSSETTİM   ÇARESİZLİĞİ ____TÜTÜN KOKARKEN ELLERİM ŞEFFAF BİR ŞEY LAZIM___ SU__ GİBİ SEVMELERİ CİDDEN GEÇMEK LAZIM   BENCİL BEKLEYİŞLERİ ASMAK   ALFABEYE GİRMEMİŞ HARFLERİ HİÇ OKUNMAMIŞ BESTELERİ   ŞEHİT DÜŞÜRMEK________ LAZIM
LUZUMUNDAN AZ ACI VAR   KATMER KATMER DEŞİLMEK LAZIM   AMA ŞİİT SUS ______________   YAZARI BİLE BELLİ OLMAYAN BU OYUNU   SAMİMİYETİN EN ÜCRA YERİNDE   SAMİMİ BİR DUAYA_____ ÜFLEMEK LAZIM
SİTEM ETME YETKİM BİLE YOK   HİÇLİĞİMİN_________ MEŞHUN TAŞKININI   BALON HABER OLARAK ____ GELİN YAYALIM   ALIŞIĞIZ DEVŞİRME BARINAKLARA   ALIŞIĞIZ KAĞITTAN GEMİLER BATIRMAYA   YADA ALIŞIK DEĞİLİZ DE _________BELKİDE   ALIŞIK ROLU YAPMAK LAZIM
BİR MADAM  VE BİR BURJUVA   ONALTINCI YÜZYILDAN KALMA   HATTA BİR KUTUDA  KURŞUN ASKER   LİMONCU BİR ÇOCUK EKŞİ EKŞİ GÜLÜMSEYEN   GÖZLERİ BAKAN GÖRMEYEN ÜSKÜDAR DA BİR BALIKÇI   BU DÜNYA VE  LİSANINI EZBERLEMEYİ REDDEDEN   BİR DEV____  DEVİN VARLIĞINA ŞÜKRETMEK LAZIM
BENDE UMUT DİYE BİR İKLİM YOK   ACİZLİKLE İSTENEN  KALDIRILMIŞ ARZA____ İKİ EL TELAŞI   DÜNYAYA NAZIR HIÇKIRIKLI BİR ___DUA   TIĞ GİBİ KALAN BİR ___BAŞ GAMMIN EN UZUN MA_KA_MI ŞİMDİ VE ŞİMDİ BİR ŞİZOFREN SIFATIYLA   TARİHTE YENİDEN ANILMIŞ OLMAK LAZIM
İSTEM DIŞI KAS HAREKETLERİ DUDAKLARININ TİTREMESİ ELLERİNİN UYUŞMASI   YADA BOĞAZINA MÜHÜRLÜ BİR GÜLLE______ OTURMASI   AKLI HESABA ÇEKTİĞİNDE   MANTIĞINA DÜŞEN ________KOCA BİR SIFIRIN YANSIMASI   KADAR NET_____________   SONRASI YEDİ DÜVEL _KLİŞE   BU KADAR SESSİZ BAĞIRMA_MA_LI   ÇIKMAZLARA SES ÇIKARMAK LAZIM
DER___UN DİYE BİR OSMANLICAYA YELTENİRKEN   KENDİNDEN SONRA Kİ GELECEK KELİMENİN   BİTHAP DÜŞMÜŞLÜĞÜ__________ VAZGEÇİRDİ
LUZUMUNDAN FAZLA ŞEYLER LAZIM İŞTE   YAŞANMIŞ___ SAVAŞLAR ___________AKLIN SINIRINI ZORLAYACAK DİRENİŞLER________EZİYETİN TAZE KOKULARI   BİR FİLM SENARYOSU BELKİ OSCARA ADAY ______ SIKI BİR GERİLİM LAZIM
ULVİYET LAZIM TAM MANASIYLA   KIYAM _RUKU_ SECDE_ BUNA  HAZIR GÖNLÜM  YARADA NAZIR   GENİŞ BİR UFUK LAZIM   SABIR LAZIM _AF LAZIM   ANLAYIŞI HATMETMEK LA__ZIM   DÜNYADA EKSİK BİTMEZ !!! ŞİKAYET BİTMEZ_____ UZAK BİR MABED LAZIM   DAHA NELER NELER ___MABEDE PENCERE, PENCEREYE PERDE   ____________________________________   YARADANA NAZIR MUHATTAB OLMAK LAZIM   ____________________________________   BİTMEZ İŞTE BİTMEZ____ GELDE GÖR ÜSTADIM   LAZIMDA LAZIM…
sevda
  ” La havle vela kuvvete illa billah ! “

Neylersin !!!!

gönderilmemiş mektuplar var ellerimde
her hecesi hüzün her satırı gamlı
kayda alınmamış hiç bir figan
hep ahhh olmuş mürekepten akan
duyulmuyor dilsiz harfler koca bir isyan..
vesvesedir kol gezer şimdi sol yanımda
yerde su vermez ,,,,,gökte artık bana
zikir girer de tutulmuş şu mahsun sağıma
… neylersin cellad kara zindan kara
::::::::::::::::::::::::::::………………..
gönderilmemiş mektuplar var ellerimde
bir çığlıkla başlayıp hep bir satırı ara
sonrası hayale sawrulmuş aynı top yekun dua
olmasa da olur canı sağolsun okumasa da
zaten hiçlik olan adresi yok bu sahrada
başka bu name başka anlaşılmaz bu dava
çöl bulmalı vurmak için ikindin de ayakları
yanmalı küle dönüp mecnun meftun olmalı
neylersin ateş ateş değil ki yangın çıkmalı kavurmalı
::::::::::::::::::::::::::::………………………….
olmasa da olur mucizevi ay/ın
bir iksiri keşfedilmedi bendeki gamın
anlayamazsın,, yüzeysel bir canda tenin
iddam yok en çirkin yine yine benim
bir efsun bir büyü benim şuurum kapalı
gel gör can cıktı bedenden bir s/en çıkmadı
alıpta şu deli başı birde ayağına değen o taşı
kabre sokup hülyana dalıp uyanmadan uyumalı
neylersin hal benim ahval benim de can emanet
:::::::::::::::::::::::::::::::……………………………
gönderilmemiş mektuplar var ellerimde
bir zarfa konulmamış pulu hi/ç olmamış
üşür ıslanır boğulur tufana tutulur son satırlar
çaresizlik bende çarem bile değilken sen / de
mesnetsiz bu bedende ,,görürüm duyarım
kan damlar göz pınarım,, sararlar seni
sewerler seni yazarlar sana,,,,
alırsın okursun haberi taze bir müjde
güllü karanfilli miskli anberli nice taze
benim şah damarımdasın gönlüm hikaye
neylersin gözün kapalı dilin mühür adresin yok
neylersin gayende bile benim mektupların nazarı sözü yok
neylersin benim de mektup tutan ellerim yok
neylersin kestim neylersin çolak artık sözlerim..
neylersin..
sevda..

Ben güçlü olmak zorundayım

Bu huyumdan nefret ediyorum işte. Sevdiğim insanların
her sözüne sorgulamadan, çabucak inanıyorum. Birini sevdiğim zaman gözüm hiçbir
şey görmüyor, adeta kör oluyorum.Peki ya adın? Engelleyemez misin adını duymamı?
Her duyduğumda üzülmemi, bir o kadar da öfkelenmemi engelleyemez misin?
Öfkeliyim sana beni kandırdığın için. Söylediğin sözlere öfkeliyim. Beni
kendine inandırdığın için öfkeliyim. Diğerleri gibi sıradan bir kız gibi gördüğün
için öfkeliyim sana. Bir yandan da kopardım diyemem seni içimden. Alışmışım
varlığına, yarattığın mutluluğa. Şimdi yokluğun zor geliyor. Sevdiğimi bile
kabul edemiyordum bugüne kadar. Hoşlanıyorum diyordum. Bugün düşündüm, hoşlanmak
böyle mi olur? Sevmek değil de ne bu? Kafamdan atmaya çalışıp duruyorum seni.
Hatta çoğunlukla atıyorum. Ama bir yerden çıkıyorsun illa. Deli gibi ağladığımı,
süründüğümü, acı çektiğimi söyleyemem. Bunlara inanmam ben, kimse için o hale
düşmem. Benim için acı çekmek dayanıksız olmaktır. Hayır, ben dayanıksız değilim,
güçlüyüm. Yine de üzülmediğimi de söyleyemem. Seni hayatımdan çıkardığımdan
beri hayatımda bir boşluk olduğunu inkar edemem. Hala aklıma bazı sözlerin
geldiğinde gülümsemediğimi, şirin bulmadığımı söyleyemem. Ama seni tekrar
sokamam hayatıma. Sen bana uzak olmak zorundasın, ben seni unutmak zorundayım.
Hayatıma beni umursamayan, canımı acıtan biri sokamam. Ben söylemek
istediklerimi susturmak, mutlu olmak, hayatıma devam etmek zorundayım. BEN
GÜÇLÜ OLMAK ZORUNDAYIM .

YANILMIYORUM DEĞİL Mİ ?..

Yanılmıyorum değil mi ?
varlığın vardı değil mi bir zamanlar yanımda
olmalı ki,,,,senden gelıyor bu cesaretim.olmasaydın yazamazdım bu kadar derin,
hiç bir intihar girişimimde olmazdı, sabah ayazlarında
oturup seni düşündüğüm bu koltuk bu kadar eskimezdi,,
olmazdı fincanımda hep cıkmayan sen izleri
dudağımda isminin tek tek harfleri……
ayna tarak ve ben ;,,sen gelmeyince buluşmazdık
kapının zili, ocağın a…teşi, çiceklerin suyu koca bir yalan olurdu.
kapalı perdeler, bilmem gündüzdemiyim gecedemi
hava serin,,, sanırım mevsim kış
yada esen yokluğunun ayazı
takvim son kopardığın dalda kalmış
yaşım bıraktığın yerde hala 30
kutlanmamış,, senden sonra hiç bir pasta mumla buluşmamış
bilmem biliyormusun, bıraktığın gibi değil ellerim,,tuhaf
lekelenmiş, biraz kırışmış, titriyor zaman zaman da
kaç biçare gün oldu sölesene sen gelmeyeli,,,,,,,,
,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,
çok doluyum yokluğunla,
gel gel gelde varlığınla var olduğuna inandır artık beni
yanılmıyorum değil mi ??
svd..

Özledim

Bakma sen;özledim ben seni,birbirimizi özlemeyi..Çok özledim ne dediklerini aldırmayışımızı..Özlüyorum bakmıyormuş gibi yapışların,utanınca kızaran suratını.Karşında yemek yemem için ısrar ettiğin günleri degil sadece,senide geri istiyorum.Bunları okurken gerçekten özlediğimide anla istiyorum mesela.Sensiz kuramadığım hayallerimi özledim..Yanındayken bile özledim diyebilmeye ne çok ihtiyacım varmış meğer.Seni özlemeyi özlemeden gelsen diyorum..

Sıkıştırılmış An……

sonrazq4[1].jpg
sonrazq4[1
Hiç bir izin yok, ne arsız alaycı gülüşün
Nede bana sövüşün,
İyi şeyler olmadı olamadı aramızda…
Geç kalınmışlıkların öfkesi ağ attı
Sardı, sarmaladı, iyi güzel ne varsa hırpaladı.
Secdeye kapanır gibi her gün bir kere,
Bakıyorum resmine uzuncaa…
Kimi zaman mavi gözlü kızlar,
Kimi zamanda sarışın yağmurlar oluyor.
Ben diyorum, hiç hiçmiyim senin hiçliğinde ?
… Ne mavi gözlüyüm, nede sarışın
Benlik, koca bir hiçlik sende anlıyorumm..
Sıkıştırılmış bir an’dım bir yalandım,
Serinlemek için uzandığın alalade bir gölgeli ağaçtım.
Daralıyor göğüs kafesim, sıkışıyor iştee zaman zaman,
Duymazsın yaa!! Adını boş odalara kaç kere ağıtlarla haykırdım.
Şimdi çırpınan yüreğimi sormazsan epeyce iyiyim.
Pulu yapıştırılmamış zarfa konmamış adresi hiçlik olmuş
Bir kaç gece itafından öte değilim.
svd

,,,,, SENİ YAZMAK İÇİN ””””

  
kalem-1[1].jpg
kalem-1[1
Seni yazmak için iyi bir bilek kuvvetli bir de yürek lazım.
Olabildiğince kafiye olmamalı uyum barındırmamalı ki,
Seni tam olarak ifade edebilsin.
Aslına bakarsan, pervasız sözcükler çokça barındırmalı
En az senin ka…dar kırıcı olmalı kelimeler.
Titreyen yüreğimin, çığlıklarıda yansımalı
Tarafsız olmalıyım seni yazarken…
Birde senin kadar duyarsız.
İhtiraslarının ateşi kadar sıcak
Bakışlarının soğuğu kadar da temkinli…
Gel-git ler çokça yaşanmalı devasal medcezirler
Karikatürizede etmeliyim ki, nefes payımız olsun.
Tüm düşünürlerden bir buket yapıp,
Seni de o bukete sarıp dağlarında harmanlamalıyım
Filiz bile vermezsin bilirim yaa…
Güneşten korkan tohum misali,
Toprak altı olursun vaadlerin gibi…
Yaman çelişkiler ister seni yazmak…
Kahraman olmak lazım önce ülke kurtarmak
Direnişe hazır olmak, kanı kurumuş yaralara aldırmamak lazım.
Seni yazmak için…
Şimdi hangi kalem gönüllü olur?
Hangi kağıt kabullenir seni üstünde taşımayı?
Seni çözemeyen beni, seni bilmeyen seni,
Hangi şiir hangi delikanlı beste kabul eder?
Seni yazmak için.. soyut bir deli olmak lazım.
Vazgeçtim dünyadan yazamıyacağım seni…..   

SVD..

Sadece Sevmiştik!

Küçük kırmızı parlak ayakkabılarım, o zamanların en meşhuru olan Ninja kaplumbağa şeklindeki yeşil suluğum, beslenmemde en sevdiğim çikolatam (ekmeğe sürdüklerimizden), annemin büyük hevesle ördüğü yakam, beyaz çoraplarım ve annemin her gün kaybettiğim için almaktan bıkıp boynuma astığı yeşil silgim… Tabi ki sadece silgimi kaybetmiyorum! Kalemlerim, uç kutum, minik damgalarım ve kırmızı kurşun kalemim için de annemin dahiyane fikri olan bir bel çantam vardı. Böylece okulda her şeyini yanında gezdirebilen tek kişiydim. Bunları annem düşünene kadar kaç kalem kaç silgi kaybettim ben bile hatırlamıyorum.

Çocukken her şeyimiz ne kadar da muntazamdı. Babamın cebinde getirdiği bir tane kek beni o günün en mutlu insanı ilan etmeye yeterdi ya da annemin bir öpücüğü. Düştüğümüzde nasıl da koşarlardı değil mi? Yavrum benim sesini duyunca bir daha düşesim gelirdi. Ara sıra terlikli muhabbetlerimiz de olmuyor değildi hani. Kendi bahçemizde ayva ağacımız vardı elbette ama ben başkasının ağacından olanının hala daha tatlı olduğunu düşünüyorum!

O kızı ve topuklu ayakkabılarının çıkardığı sesi hiç unutmuyorum. Kapımızın önünden salına salına geçmişti. Tık tık tık tık… Sanki bir şarkıydı ayakkabının çıkardığı ses! E ben çocuğum hayal gücüm evrenden daha büyüktü o zamanlar. Ayağımdaki terliğimin altına taş bağlayıp o sesi çıkarmak nerden aklıma geldi gerçekten bilmiyorum. Taş o sesi çıkarmıyordu evet üstelik iki adım atmadan da yana kayıyordu ama ben hayal ettim ve o ayakkabılardan benimde oldu çünkü en masum duygularımla istedim. Altına taş bağlı terliklerim benim için o andan itibaren o kızın ayakkabısının aynısıydı.

Ya o! Hala adını söyleyemiyorum. O derken ruhum onun portresini çiziyor kalbime. Üçüncü sınıfta gelmişti okula… Tam karşı sırada oturuyordu. Esmer simsiyah gözlü sık kirpikleri vardı. Yüzünün her milimini yazmıştım kafama. Başımı sıraya dayardım onu izlerdim. Ve yıllarca izledim… Tam beş yıl olmuştu artık okulun en büyükleriydik ve biz hala birbirimizi izliyorduk.

Simsiyah gözleriyle gözlerimin en dibine bakarak seni seviyorum demişti ya! Bende diyecektim aslında da konuşamadım işte. O da sanki çok kötü bir şey söylemiş gibi koşarak gitmişti. O gün onun gözleri benimdi işte hep karşımdaydı. Ben nereye gidersem gideyim artık gözleri de benimleydi ya! Evet hiç sarılmadık doyasıya, evet bizim ellerimiz hiç ama hiç… Evettt ne ben onu öptüm ne de o beni! Biz karşılıklı oturup saatlerce konuşurduk bıraksalar yıllarca da orada öylece oturabilirdik. Evet  evet bırakmadılar. Oysa biz sadece sevmiştik!

Ne ara bu kadar kirlendi ruhumuz ne ara bu kadar kirlendi ellerimiz, dudaklarımız, gözlerimiz! Ve ne ara unuttuk çocukluğumuzun aşkını… Küçük dünyamız büyüdü büyüyeli ruhlarımızı kaybettik öyle mi? Aslında biz sadece sevmiştik…