Dünyanın her yerinde kadın cinayetleri ne yazık ki varlığını sürdürmektedir. Bu konu hakkında yasalarla gerekli korumayı sağlamaya çalışan hükümetler olduğu gibi bunu normalleştiren hükümetlerde var ne yazık ki. Her ne kadar anayasada cinayet, darp, işkence suç olarak kabul edilsede verilen cezalar nefsi müdafaa, tahrik vb. bahanelerle indiriliyor. Bazı suçlar para cezasına çeviriliyor, bazıları birkaç sene cezaevine girip serbest bırakılıyor. Bu konuda gerekli hassasiyet ve duyarlılık ne yazık ki gösterilmiyor.Yakılan bu canların elbette hesabı sorulacaktır bu dünyada olmasada ahirette. Allah her şeyi görüyor. Hak edilen cezayı vermeyenlerde bu suçları işleyenlerde elbette hakkı olanı eninde sonuna bulacaktır.

Devletimizi kötülemek gibi bir niyetim asla yok.İşini ciddiyetle yapmayan, hakkı olan cezayı vermeyenlere sözüm. Her devlette iç karışıklıklar olur sorun bunu normalleştirmekte. Bunlara çözüm bulmak yerine hep aynı şeyler oluyor zaten deyip kestirip atmak ne derece doğru? Bunu düşünmek gerekli.

Peki kadınlarımıza şiddet uygulayan, onları işkencelerle öldürenlere ne demeli? İnsan olan bu şekilde vicdansızca hareket edebilir birinin canını yakabilir mi? Ben cinnet anında yapılmış, tahrik edilmiş falan anlamam. Birinin hayatına son vermenin bahanesi olamaz.

Bundan sonraki bölümlerde kadın cinayetlerinden bahsedeceğim. Bir düşünelim onların bir suçu var mıydı diye? Elbette yoktu. Suçlu bile olsa birinin hayatına son vermek ne derece doğru? İlk olarak bilinen ülkede yankı uyandıran kadın cinayetlerinden bahsedeceğim.Daha sonra normalleştirilmeye yüz tutulan cinayetlerden. Hepsinin ruhları şad olsun mekanları cennet olsun inşallah.

3 YORUMLAR

Bir Cevap Yazın