Kadına yönelik şiddet günümüzde had safhaya ulaşmak üzeredir.Ne kadar şiddet artık azalıyor desekte arka bahçeyi tam olarak görememekteyiz.Bu konunun arka yüzü daha farklıdır. Kadına yönelik şiddetin toplumsal şiddeti yeniden üreten boyutu toplumsal yansımaları ve bireyin gördüğü zarar olarak iki yönlü etkisi bir halk sağlığı sorunu olarak bu sürecin değerlendirilmesi ve önlemlerinin tartışılmasını zorunlu kılmaktadır.Kadına yönelik şiddetin azaltılması toplumun daha düzgün hale getirilmesi artık kaçınılmaz bir seviyeye ulaşmıştır.

       Şiddetin iktidar ilişkisinin parçası olduğu koşullarda en ağır hasarın kişinin varoluşuna yönelik olacağı ve psikolojik durumun değerlendirilmesinin önemi unutulmamalıdır. Çocukluk ve erişkinlik döneminde şiddete maruz kalma fizik bulguların ötesinde depresyon kaygı ve somatizasyon ölçeğinde yüksek değerler özsaygı yitimi yüksek intihar girişim oranları artmış alkol ve madde kullanımı ile kendisini göstermektedir Şiddete maruz kalan kadınlarda intihar oranının 4-8 kat fazla olduğu bildirilmektedir.Buna rağen şiddete devam etmek ne derece doğru artık kararı siz verin.

       İnsanlara şiddet uygulamanın fiziksel olduğu kadar ruhsal olarak da ne kadar zararlı olduğu bilinmelidir. Bilinç altı bu duygularla beslenmeli ve bu konuya karşı bir duyarlılık gösterilmelidir.Bunun tek çaresi EĞİTİM den geçer. Eğitim her şeyin başıdır ve en önemlisi iyi eğitim her şeyin en doğrusudur. Şiddetin belgelenmesi ve kadına destek verilebilmesi hem şiddete uğrayan kadın hem de yansımalarını sıraladığımız toplum için koruyucu ve tedavi edici hekimlik uygulamalarının gerçekleştirilmesini sağlayacaktır.

       Kadınlar şiddete uğradıklarında kaçmak yerine gerekli yerlere müracat etmeli ve haklarını sonuna kadar aramalıdırlar. 

Bir Cevap Yazın