2000 li yıllar: modern, teknolojinin zirve yaptığı, milenyum çağları. İstanbul Bey efendileri, iş kadınları, sitede büyümüş çocuklar, evcilleştirilmiş; kulübelerinden çıkmamış hayvanlar, son model arabalar, cep telefonları, göğe merdiven dayarcasına yapılan yüksek binalar.
 
Bu 2000 li yılların görünen yüzü. Ya sıvası bile yapılamamış tuğlalardan örülü, çatısı damlayan tek odalı evler, çalışmaktan elleri nasır tutmuş elleri öpülesi bir sürü insanların yaşadığı arka sokaklar…
Evlerin de elektriği bile olmayan bu insanların tek ışıkları gökyüzündeki yıldızlar, tek çıkış yolları çalışmak çalışmak çalışmak…elleri çalışmaktan nasır tutmuş bireyler günümüz Türkiye sin de şanslı sayılıyorlar ya bu imkana bile sahip olamayan bir yığın insana ne demeli.eğitimlisi eğitimsizi tembeli çalışkanı genci yaşlısı…
yetmiş milyon insandan kaç kişi takım elbiseli kaç kişinin eli nasır tutmuş kaç kişi boşta…
Milenyum çağındaki Türkiye de birey(nüfus) yığınla ama birey başına düşen milli gelirde ülkemiz bu kadar cömert olamıyor??? Ekonomik kriz , vasıfsız eleman, sınırlı iş alanı, devlet milyonlarca neden.Çalışmak isteyen birey elleri nasıl tutsa da sonuna kadar çalışır ya nasır tutacak ele bile sahip olamayan bireyler.doğuştan mı işsizler!!!
Velhasıl, doğuştan var olan imkânlarımızı sonuna kadar kullanmalı bir işin ucundan da biz tutmalıyız ki Türkiye‘mize milenyum çağını gerçekten yaşatalım

2 YORUMLAR

Bir Cevap Yazın