İslamiyetten önceki dönemde karışıklıkların en üst düzeyde olduğu yer için Avrupa diyebiliriz. Afrikada ise sisyasi olarak önemli bölgeleri barındırıyordu. Kıta olarak incelersek;

Avrupa ; Kavimler Göçünün etkisiyle, karışık olan avrupa kıtası dahada karmaşık bir ortam içerisindeydi. Fransada, Vizigotlarla Franklar arasında yüzlerce yıl süren savaşta binlerce insan ölmüştü, Güney Fransada taht kavgaları başlamıştı. İspanyada da aynı şekilde taht kavgaları hüküm sürmekteydi. İngiltereyi Anglo Saksonların istila etmesi sonucu binlerce insan öldürülmüştü. Avrupayı istila eden Gotlar, Vandallar ve Germenler’in sürekli olarak birbirleri ile savaşması sonucu avrupa bir harabeden farksız hale gelmişti.
Dini bakımdan ise avrupalıların büyük çoğunluğu Hristiyandı. Skolastik düşünce hakimdi. ( Gözlem ve deneyi kabul etmeyen, papazların söyledikleri ile hareket eden düşünce biçimi ) . Bu düşüncenin avrupaya hakim olması ile düşünceler sınırlandırılmış ve bilim ilerliyememiş böylece doğu ülkeleri zenginleşip kültürleşirken, avrupalılar gerilemiştir. Burada yaşayan Yahudilere ise büyük bir baskı uygulanmıştır. Halk sınıflandırılmış ve zengin olanların kölesi yapılmıştı.

Afrika ; Buranın siyasi önem taşıyan bölgeleri, Kuzey Afrika ve Habeşistan’dı. Habeşistanda Habeş Krallığı varken, Afrikanın kuzey bölümlerinde Doğu Roma imparatorluğu hüküm sürüyordu. Bu bölgede yoğunlaşan Sasaniler – Doğu Roma mücadelesi yüzünden Mısırda yaşıyan halk hep baskı altında tutuluyordu.
Dini bakımdan ise 4. yüzyıldan itibaren Hristiyanlık yayılmıştır. Hristiyanlık, imparatorluğun resmi dini olmasına karşın yerli halkın çoğu eski dinlerine devam etmiş, putperesliğe önem vermiştir.

14 YORUMLAR

  1. Karizma hocam sonuc kismi konusunda size katiliyorum. Ayrica iki konunun anlatimindan sonra ayri bir sonuc paragrafi ile konuyu toparlayabilirdi arkadas. Ancak yazilarini begendigim bir yazar arkadasim, ilerde daha kaliteli yazilar cikartacagindan eminim. Olumlu elestiriniz icin tesekkurler.

  2. cok kisa ve yetersiz bilgiler!
    daha aydinlatici olabilirdiniz ama yazabileceginize inanarak yazi dizisi olacak sekilde bölüm-bölüm olarak sunacaginizi düsünüyorum…
    sevgiler

    kolay gelsin

  3. @aise
    yazdığım makale tamamen özgündür. Makale yazmadan önce o konu hakkında genelde 2-3 yerden bilgileri toplar ve harmanlarım. Kendi bildiklerimide ekleyerek yazıya dökerim. Bu yazıdaki kaynaklardan biri fazla ağıra kaçmaması nedeniyle kardeşimin kitabındandı. Yazı benziyor diyebilme hakkınız var(ki bu konu hakkındaki bilgilerin temeli aynıdır). Ancak yazı birebir kopyadır demek yanlıştır.

    @schair
    Nette bir konu arayan kişi, aradığı şeyin sayfalarca uzun olmasını istemez. Gayet kısa ve net omasını ister, içinde sadece aradığı şeyin olmasını ister. İstesem yazıyı çok daha uzatabilirdim ancak bu konu hakkındaki temel bilgileri yazıda verdim diye düşünüyorum. Benim düşüncem bu yönde.

Bir Cevap Yazın