İsimler, insanın kimliğini değil, nüfus cüzdanındaki tek bir yeri değiştirebilirler. Sana x’ de diyebilirler ama bu sana olan yaklaşımlarını değiştirmez. İsime göre tavır değiştiren sadece bir takım insanlar vardır. Ben bunları laboratuar ve şanssız insanlar olarak ikiye ayırıyorum. Bunlar aynı zamanda davranışlarını doğuştan ve sonradan kazanmış olarak da adlandırılabilir.

Laboratuar insanlar diye adlandırdıklarım kazandıkları bazı davranışları sonradan kazanmış insanlardır. Kendilerini hayatın boşluğuna salmış, hayatını gündelik ve vurdumduymaz yaşayan, sadece çevresindeki insanları insan olarak görüp tek tip yaşayan, yani ancak laboratuarda düzeltilebilecek insanlardır. Çünkü kendisini bu boşluğa öyle bir kaptırmıştır ki, ona soracağın soruyu biliyor olsa bile, sırf soru olduğunu bildiği için cevap veremez. Evet! Aynen böyle! Bir soruya bile cevap veremeyen insan kalabalığı dolu dünya. Bu en kötü olanıydı tabii. Laboratuar insanların içerisinde bulunan, düzgün görünümlü insanlarda çok vardır. Bu insanlarda diğerleri gibi, ne tarih bilirler, ne bugünü bilirler, nede buna çaba gösterirler. Dünyaya neden geldiğini bilmeyen insan kalabalığı dünya…

İkincisi şanssız insanlar. Bu insan tipi ise oldukça şanssız, Allah tarafından sınanmak için dünyaya gönderildiği dışında bildiği başka hiç bir şey olmayan ancak bunda suçu da olmayan insanlar bunlar. Yani doğdukları koşullar ve çevresindeki insanların seviyesi oldukça düşük olduğu için yaşam tarzları aynı laboratuar insanları gibi olan koyunlardır.

Koyun değil çoban olmak için laboratuar insanlar olmamak, şanssız insanları önlemek için ise en ücra köşelere gidip henüz beyni bulanmamış küçük çocuklarla iletişim kurmalıyız.

Koyun olmakta inek olmak kadar kötüdür. İneklikte aynı önceki konumuzda olduğu gibi doğuştan ve sonradan kazanılabilir.

Doğuştan kazanılışmış ineklikle başlayalım. Doğuştan kazanılmış ineklik sonucunda kişi, toplumda hep dışlanır. Ancak çalışıyor olması değil, bunu çevreye nasıl sunduğu önemlidir. Bir inek,  X kişinin yirmi yaşında olduğunu biliyor varsayalım.  Bu konuyu biliyor olmanın inek diye tabir ettiğimiz kişiye katkısı vardır şüphesiz, ama asıl önemli olan bu sözü günlük yaşamında nasıl sunuyor olmasıdır. Burada benim şu sıralar uğraştığım konu olan sofistlik devreye girer. Sofistler eski Yunan Mitolojisinde para karşılığında insanlara bilgi veren kişilerdir. Aynı zamanda sofistler ikiyüzlüdürler. İnsanlara istedikleri şeyi çeşitli yollarla anlatırlar. Bildikleri kısıtlı ve temelsiz bilgilerle insanları kandırırlar. (Sokrates ve Platon ise tam tersi insanlara kendilerini bir hiçmiş gibi tanıtarak iletişim kurarlar. )

Örneğin:

Bir insan dünyanın nasıl yuvarlak olduğunu merak eder. Sofist ise para karşılığında ona dünyanın yuvarlak olduğunu kanıtlar. Başka bir insan ise dünyanın yuvarlak olmadığını duymak ister, bu sefer sofist onu dünyanın yuvarlak olmadığına, kare olduğuna ikna eder ve parasını alır. Ancak ben sofist kavramını sadece para karşılığında olmadığını savunuyorum. Yani inek dediğimiz kişi aynı zamanda bir sofisttir. Her zaman asıl bilgelerin savunduğu şey, “ En bilge kişi bilmediğini bilen kişidir.”  Sözü olmuştur. Yani ineklerin bildikleri şey doğrudur kuşkusuz, ama oldukça az şey bilirler. Demek istediğim ineklik sadece insanların gözünde bir artist olarak görünmenize yol açar.

İnekliğin ikinci kısmı, sonradan kazanılan inekliğe geçecek olursak. Bu insanlar toplum içinde çok daha fazla ezilen ve dalga konusu olan kişilerdir. Bunun nedeni ise, daha önce tek bir mantıklı sözü duyulmamış bir insanın, inek olduğunda oraya buraya saçma sapan tezler atıyor olmasıdır. Doğru bilgiler elde etmiş olabilirler, ama inek oldukları için bunları günlük hayatında yanlış anlatıyor olabilirler. Yani inekliği sonradan kazanmışta olsanız bir sofistsinizdir. Söyledikleriniz çevrenizde hep yalanmış gibi karşılanır.

Siz siz olun ne inek olun nede Laboratuar insanı olun. Kendiniz olun. Merak edin, sorgulayın. Toplumu hiçbir siyasi parti kurtaramaz. Bu sistem hoşunuza gitmiyorsa, okuyun öğrenin ki hakkınızı adam gibi savunasınız.

Zeki olmadığını düşünen insan, zekasını kullanmayan insandır.

Ulaş aydemir üstün.

5 YORUMLAR

  1. isde budur. bu yazinin altina imzami atar cikarim arkadas:

    ***
    Siz siz olun ne inek olun nede Laboratuar insanı olun. Kendiniz olun. Merak edin, sorgulayın. Toplumu hiçbir siyasi parti kurtaramaz. Bu sistem hoşunuza gitmiyorsa, okuyun öğrenin ki hakkınızı adam gibi savunasınız.
    ***

    çok iyi idi, ellerine kalemine saglik..

  2. ilginc su makaleci de farkli gorusde yazarlari gormek guzel. sanirim benim gibi interneti pek sevmeyen birisi icin mutlu edici bir durum :) Cok guzel bir yaziydi, siddetle okunmasi taraftariyim..

  3. hazine ustad amacimiz herzaman temiz bilgi, temiz ortam olmustur. Cok sevdigim su makaleci.com da beni en cok mutlu eden yazarlarimizin cidden cok kaliteli olmasi. En acemi bir yazarimiz bile olsa ki gecenlerde 1-2 yazi yazmisti , sagolsun sitedeki yazarlarimizin olumlu elestirileriyle kendilerini gelistirmekte. Bu amacla sizler icin sistemi dahada gelistirme cabasina girecegiz cok yakinda (makale yarismasi icin gun sayiyoruz)

Bir Cevap Yazın