İnsan gece mi hüzünlenir yoksa hüzünlenmek için mi geceyi bekler.

Aslında bu iki mefhum birbiriyle ilintilidir.Hep kaybolan ve biten nesneler insana hüzün verdiğini söylerler.

Kimimiz bir bakarız kış geldiği için içimizde hazan yeli estiğini hisseder duygulanırız.

Kimi zaman yaprakların dökülmesi bizim ruh dünyamızda çatlamalar oluşturur.

Ve ölümler.Ölümler bize ayrılık acısı verir.Aslında bir başka yönden bakarsak ;gece olacak ki gündüze erişebilelim ,kışı yaşayalım ki mor sümbüllü bahçeler idrak edelim  ve ölüm olacak ki ebedi dostluklara ve dostlarımıza sarılalım.Tabiki orada ayrılıklar olacak ama hepimiz aynı yerde de olabiliriz .Yüce yaratıcı öyle merhametliki;Dünyada 100 merhamet olduğunu varsayarsak bunun sadece biri canlılarda imiş .Bu bir merhametle analar evlatlarına ,canlılar birbirlerine acırmış.Gerisi ise Allah cc de dir.

Biz nasıl olsa bir bahane bulup hüzünleriniz .Zaten buluyoruzda demi

Belki de geceler yalnızlığımızı daha fazla hissetmemizi sağlıyor Belki de daha fazla düşünmeye sevk ediyor

Kısaca tabiatta her olan olay bize birşeyler katıyor demi?

 

Bir Cevap Yazın