Hayat gerçekten acımasız mı, yoksa o da görevini mi icra ediyor? Her yeni mutlaka eskiyecek geriye onun külleri kalacaktır. Ama o eskiyen her ne ise hiçbir zaman eskisi gibi olmayacak, bir yerlerde izi kalacaktır. İzi kalacak diyorum bir kurşun kalemle yazdığımız yazının tortuları kalırken hayatın bize yüklediği yükün izinin kalmaması mümkün mü?

Bir nesneyi yada canlıyı ne kadar ihtimamla korursak koruyalım bir gün hayatın tahrip edici gücüne dayanamayacak o da yok olup gidecektir. Bir maddeye ne kadar değer verirsek hep elimizden kayacaktır.Çünkü hayat denilen mefhum hep ona endekslenmiştir. Doğacak , büyüyecek ve ölecektir ve geriye sadece onun kalıntıları kalacaktır.

Geçenlerde bir gün bahçeden bir buket gül koparttım, her ne kadar bir bitkiyi kopartmayı tasvip etmesemde.O gül için gerekli olan suyu verdim, kenarlarına toprak döktüm;gerekli olan minerali alsın diye.O bitkiyi bir hafta boyunca hep sevdim hep kokladım adeta üstüne titredim ama nafile. Bu hayata sadece bir hafta dayanabildi. Aslında haklı idi bunca acımasızlıkların bunca çekişmelerin ve ortamdaki negatif düşüncelerin olduğu bir yerde fazla bile dayanmıştı.

Ve bazen hayata öyle dört elle sarılıyoruz ki yokluğu aklımıza getirmiyoruz. Neden acaba Yoksa hayatın debbesi mi bizi bu hale getirdi ,Yoksa biz mi değerlerimizden uzaklaştık? Her gün belki de çok kere hayatımızda ölüm geçen kelimeler duyuyoruz. Bunu ya şehit haberlerinden yada statlardaki kavgadan yada hastanelerde görüyoruz. Buna rağmen neden biz bu sele kapılıp gidiyoruz?

Ama biz ne kadar dünyadaki nesneye değer versek o zamanı geldiğinde gidecek bize sadece gizli yaraları kalacak. Bizim ne dünyadaki dostlarımız nede bizim mallarımız bize kalmayacak bir istisna dışında. Bu istisna ise biz bunları sonsuz olanı kazanmak için harcarsak hiçbir zaman kaybolmayacak. Ve bize sonsuz hayat bırakacak.

Yaşadığımız her anı gül misali güzel kokular bırakarak bu dünyadan göçüp gitmek ve tortularımızı bile değerlendirerek insanlığa faydalar sağlamak her insanın hayali olmalıdır.

Gelin hep beraber kini, nefreti bırakıp muhabbeti, kardeşliği tesis edelim. Hayat yolunda kazananlardan olalım. Hem şimdi ki anı kurtaralarım hemde geleceği.

1 YORUM

Bir Cevap Yazın