Kodlama Yöntemi

Çağrışım ve hayal gücünü kullanarak bilgileri hafızaya almanın en etkin e pratik metodu kodlama yöntemindir. Bu tekniği uygulayabilmek için ; özel bellek dosyalarımızın olması gerekir. Bellek dosyalarımız ne kadar gelişmiş olursa bilgileri daha çabuk ve kolayca belleğe kaydederiz nasıl ki bir eczacı, her ilacı önceden ezberlediği ilaç dolabına yerleştirip ve aynı ilaç geri istenildiğinde, tekrar o dolabı hatırlayıp söz konusu ilacı geri istenildiğinde, tekrar o dolabı hazırlayıp söz konusu ilacı buluyor ise; hafızamızda önceden ezberlediği bellek dosyalarına bilgiler yerleştirir ve sorulduğunda, önce bilgi numarasına ait olan aynı numaralı dosyayı hatırlar sonra çağrışım yolu ile sorulan bilgiye ulaşırız

1—sabun          12 — öğretmen
2—Sabır           13 — Zurna
3—nisan           14 — yosun
4—domates    15 — gelin
5—kalem         16 — cellat
6—kayış           17 — Barbaros
7—çiçek           18 — nane
8—sinek            19 — ayı
9—deniz           20 — tilki
10—balon        21 — gül
11—dantel       22 — Toprak

Sabun   /   pamuk
Hafızaya alınacak  ikisini    bellek dosyalarımızın
Kelimeler listesinin   bağlayan   1 numaralı dosyasının simgesi
1 numaralı kelimesi  ortak numara  (1 adana pamuk tarlası ve işçiler)
Hafızaya alınacak bilgi ile aynı numarayı taşıyan bellek dosyasının simgesi arasında hayali bir bağ oluşturacağız. Yani kelimeyi bir nevi kurgusallaştıracağız. Şimdi 1’den 100’e kadar olan kelime listemizi uygulamalı olarak hafızaya alalım.
 
Sabun   -1-   pamuk
Pamuk tarlasında çalışan işçiler, tarlaya bir sürü sabun getirmişler ve sabun köpüğünü pamuğun üstüne atıyorlar. Bunu gören tarla sahibi, kızarak sabun kalıplarını onlara fırlatıyor.
 
sabır   -2-   heykel
Adamın biri, heykellerin yanında, heykel gibi duruyor. Orada bulunanlar; “ne sabırlı adam” diyorlar. Adamın ismi de “sabır heykeli” oluyor. Buna benzer örnekleri çoğaltabiliriz.
 

Zincirleme Yöntemi

 

Bu yöntemle, hafızaya almak istediğimiz bilgileri, hayal gücümüzü kullanmak suretiyle, çarpıcı bir şekilde ve belli bir sıra dahilinde onları hikaye veya masallaştırmış oluyoruz.
Burada önemli olan; bilgileri arasında zincirleme bir bağ oluşturmaktır. Böylece sağ beynimiz harekete geçerek, kurduğumuz kavramlar arasındaki bağlantıları, çağrışım yolu ile hatırlamaya başlar.
Zincirleme yönteminde hafızaya alınacak bilgi miktarı, kodlama sistemine göre daha sınırlıdır. Kodlama sisteminde 100 ve daha fazla kelime hafızaya alınırken zincirleme sisteminde ise bu miktar 20-30 kelime civarındadır.
Zincirleme yönteminde belli bir kümeye ait kelimeleri sürekli olarak hafızamızda tutabiliriz. Oysa kodlama yönteminde, hafızaya alınan bilgileri zamanla silmezsek, başka bir bilgi listesini hafızaya almamız mümkün olmaz. Yani zincirleme yönteminde bilgiler sürekli hafızada kalırken, kodlama yönteminde ise bilgiler yaz-boz tahtası gibi sürekli değişir.
 
Zincirleme yöntemiyle hafızaya alınabilecek bazı bilgiler aşağıdaki örnekler olabilir:
  • Türkiye’nin nehirleri,
  • Türkiye’nin dağları,
  • Türkiye’nin ovaları,
  • Diyarbakır’ın ilçeleri…. Vb. gibi.

Şimdi yurdumuzun başkenti olan Ankara’nın 24 ilçesinin uygulamalı olarak nasıl hafızaya alabileceğimizi görelim.

1 — Altından                  13 — Çubuk
2 — Çankaya                  14 — Elmadağ
3 — Etimesgut              15 — Evren
4 — Keçiören                16 — Gölbaşı
5 — Mamak                   17 — Güdül
6 — Sincan                    18 — Haymana
7 –– Yenimahalle      19 —   Kalecik
8 — Akyurt                   20 — Kazan
9 — Ayaş                       21 — Kızılcahamam
10 — Bala                      22 —  Nallıhan
11 —– Beypazarı         23 – Polatlı
12 — Çamlıdere          24–   Şereflikoçhisar

Bu 24 ilçeyi bir masal ile yoğuralım;
Altındağ’dan çıkan ışık, kayadan yapılmış. Çankaya’ya vurur ve ışığın etkisiyle Çankaya çalmaya başlar. Etimesğut havaalanında bulunan pilotlar, uçakları çalıştırmaya başlıyorlar. Uçakların sesinden ürken keçiler, koşarak Keçiören’de toplanıyorlar. Mamak cezaevinde bulunan mahkumlar, keçilere fincan fırlatıyorlar. Fincanlar keçilere Sincan’ı hatırlatır. Keçilerden biri kendine sığınacak yeni bir yer aramayı düşünürken aklına Yenimahalle geliyor. Yenimahalle’deki evler renkli olduğu için, keçimiz evleri ak olan bir yere yani Akyurt’a gidiyor.
Akyurt’ta ayyaş ayyaş dolaşırken, aklına Ayaş gelir ve hemen Ayaş’a gider. Dolaşmaktan bıkan keçinin aklına ticaret yapmak gelir ve bal satmak için bala’ya gidip bal alır. Aldığı balı Beypazarı’nda satmaya başlar. Fakat müşterilerin çoğu, arkadaşının sattığı Çamlıdere balından alınca; keçi rekabetçi arkadaşının sattığı Çamlıdere balından alınca; keçi rekabetçi arkadaşına kızarak, çubuk’la kafasına vurur. O da dağ gibi yığ4ılmış olan Elmadağ’ından elma alıp ona fırlatırken, elmalardan biri,
Kenan Evren Paşanın soy ismini taşıyan, evren ismindeki bir vatandaşın başına isabet ediyor, evren öfkesinden balı alıp keçinin başına döküyor. Keçi kafasını yıkamak için gölbaşı’na gider gölbaşı’nda futbol maçı var. Takımlardan biri ödül almak için; güdül, güdül” diye bağırıyor. Diğeri “hay, hay” diyerek haymana’yı dile getiriyor. Kaleleri küçük olduğundan keçinin aklına kalecik gelir ve hemen oraya gider. Kalecik’te herkes kazan yıkayıp kaleden aşağıya atıyor. Bizim keçi de kazan yıkamaya başlıyor, fakat kirlendiği için; Kızılcahamam’a gidip bir güzel sıcak suda yıkanıyor.
Hamamdan çıkan keçimiz, yumuşayan ayaklarını nallatmak için Nallıhan’a gider. Ayaklarına nal takan keçi kendisin at sanarak, atlarla yarışmak istiyor ve atların bol olduğu bol atlı bir yer düşünürken, aklına Polatlı gelir. Polatlı’da atlarla yarışan keçi, birinci oluyor ve şerefli koç unvanını alıyor. Şerefi koç unvanı alan keçimiz Şereflikoçhisar’a yerleşir.
 
Bu soruları doğru olarak cevaplandırdığınızda 24 ilçeyi, ezberlemişsiniz demektir.
1- ışık hangi dağdan çıkıyor — (Altındağ)
2- ışık nereye çarpıyor  —-    (Çankaya )
3- Çankaya’nın sesinden dolayı hangi havaalanında uçaklar çalıştırılıyor? (Etimesğut)
4- uçakların sesinden korkan keçiler nerede toplanıyor? (Keçiören)
5- hangi cezaevinde mahkumlar keçilere fincan fırlatıyorlar? (Mamak)
6- fincanlar keçilere nereyi hatırlatıyor? (Sincan)
7- kendisine yeni bir yer arayan keçinin aklına neresi geliyor?  (Yenimahalle)
8- yeni evleri gören keçinin aklına ak evler gelir, ak evler keçiye nereyi hatırlatıyor? (Akyurt)
9- Akyurt’ta ayyaş ayyaş dolaşan keçinin aklına neresi gelir?
10- Ayaş’ta dolaşmaktan bıkan keçi bal alıp satmayı düşünüyor. Peki bu balı nereden alır(bala)
11- Aldığı balı nerede satar (Beypazarı)
12- Yanında bal satan diğer keçi arkadaşı bu balı nereden almış? (Çamlıdere)
13- Keçi bu rakip arkadaşına neyle vuruyor? (çubuk)
14- Rakip arkadaşı ona elmaları nasıl bir yığından alıp atıyor? (Elmadağ)
15- – Elmalardan biri kimin kafasına isabet ediyor? (evren)
16- Kafasına bal dökülen keçi kafasını yıkamak için nereye gidiyor? (gölbaşı)
17- Gül başında maç yapan takımlardan biri ödül almak için ne diyerek bağırıyor? (güdül)
18- Diğer takıma “ hay hay “ diyerek nereyi dile getirmeye çalışıyor? (haymana)
19- Küçük kaleyi gören keçinin aklına ne gelir? (kalecik)
20- Keçi kalecik’te ne yıkıyor? (kazan)
21- Kirlenen keçimiz yıkanmak için hangi hamama gidiyor? (Kızılcahamam)
22- Ayaklarına nal takmak için nereye gidiyor? (Nallıhan)
23- Keçimiz ayaklarına nal taktıktan sonra, atlarla yarışmak için nereyşe gidiyor? (Polatlı)
24- Yarışta birinci olan keçi nereye yerleşiyor? (Şereflikoçhisar)
 
Bağlantılı Bilgileri Hafızaya Alma Yöntemleri
Bu yöntemlerin temil de, çağrışım ve hayal gücüne dayanır.  Karşılıklı iki kelimeyi hayal gücü ile bir biriyle bağlamaya çalışırı. Daha sora, bu kelimelerden biri sorulduuuuuğunda; kurduğumuz hayali (mini hikaye veya masal) yeniden zihnimizde canladırılarak diğer kelime zihnimizde belirlenir. Bu yöntemin kullanma alanları oldukça çoktur.
 
Tanıştığımız kişilerin memleketlerini hafızaya alalım.

Özgür    — Ankara
Fatma    — İzmir
Furkan    — Diyarbakır
Hasan    —  Adana
Özgür     Ankara

T.B.M.M. meclisinde bir millet vekili “arkadaşlar, ben Ankara’da özgürüm, ama halkım özgür değildir” diyerek özgürlük üzerinde konuşuyor.
 
Fatma İzmir
Fatma isminde bir tanıdığınızın, İzmir fuarındaki hayvanat bahçesine giderek file ot verdiğini hayal edin.
 
Furkan Diyarbakır
Diyarbakır’da hersek karpuz satmak için söyle bağırıyor: “karpuz var, içi kan gibi meydana çıksın, yani VURKAN” diyorlar. Bu da “Furkan” şeklinde anlaşılıyor.
 
Hasan Adana
Adana’ya gidip, pamuk tarlasında pamuk topluyorsunuz ve size gelen bir mektupta söyle yazılıyor: mektup yazdım Hasan’a Ha Hasan’a Ha Sana.

 

Şimdi de bilim dalları ile ilgili şu kelimeleri hafızaya alalım.

  • Akustik –yankı bilimi
  • Antropolji— insanın kökenini, evrimini, biyolojik özelliklerini kültürel yönlerini inceleyen insan bilimi.
  • Balistik – ateşli silahlarda merminin hareketlerini inceleyen bilim.
  • Biyoşimi — organ dokularındaki kimyasal olayları inceleyen kimya kolu,
  • Botanik — bitki bilimi.
  • Deontoloji — yapılması gereken şey, ödev bilgisi,
  • Didaktik — öğretim bilgisi
  • Diyalektoloji — lehçe bilimi
  • Endokrinoloji — iç salgı bilimi.
  • Entomoloji — böcek bilimi.
  • Etiyoloji  — Neden bilimi.
  • Etimoloji — köken bilimi.
  • Farmakoloji — ilaçların etkisini ve kullanılışın inceleyen bilim dalı.
  • Fitopatoloji — bitki hastalıklarını inceleyen bilim dalı.
  • Frenoloji — kafatasının biç imine bakarak insanın karakterini, zihnini ve yeteneğini inceleme bilimidir.
  • Helmintoloji — kurt bilimi (çok hücreli parazit bilimi).
  • Limnoloji — göl bilimi.
  • Osteoloji — kemik bilimi.
  • Pedogoji – eğitim bilimi,
  • Sismoloji — deprem bilimi,
  • Geriatri — yaşlılık bilimi.
  • Ergonomi — iş bilimi.
  • Oftalmoloji — göz bilimi.

Bu bilim dallarını bağlantılı bilgileri hafızaya alma yöntemi ile uygulamalı olarak hafızaya kaydını yapalım.
• Önce bilim dalını belirten kelimeyi yazacağız. .
• Sonra bilim dalını belirten kelimenin içinde ikinci bir anlam belirten kelimeyi çıkartıp karşısına yazacağız.
• Ve iki kelime arasındaki hayali bir bağ kuracağız.

Akustik – AK USTURA
Berber ak usturasını adamın kafasına vurarak, tik tak sesler çıkartıyor, sonra da bu ak usturanın çıkarttığı tik tak sesleri, yankı bilimi anlamına gelen akustik adını alır.
 
Antropoloji  – ANT
Bütün insanlar, bir araya toplanarak, insan bilimi üzerine ant içmişlerdir.
 
Balistik – BAL
Adam baldan yaptıağı mermileri, silahlarda patlattıktan sonra, merminin hareketlerini inceliyor.
 
Biyoşimi – HİROŞİMA
Hiroşima’ya atılan atom bombası; insanların organ dokularındaki kimyasal olaylarına neden oluyor ve organ dokularındaki kimyasal olayları inceleyen bilim dalının adı da Biyoşimi olmuş.
 
Botanik – BOT
Adam, eskimiş botlarına bitkileri ekmiş. Sonra bunlara; bot bitkileri anlamına gelen ”botanik” demiş.
 
Deontoloji – DON
Bir anne, donunu giymeyen küçük çocuğuna devamlı don giyme ödevini vermiş. Sonra bu  iş; “yapılması gereken; ödev bilgisi “ anlamına gelen: deontoloji olmuş.
 
Didaktik – Dik.Dak.Tık.
Öğretmen, öğretim esnasında, elindeki cetvelle öğrencilerin başına; “dik. Dak. Tik” sesleri çıkartacak şekilde vuruyor. Bu sesler didaktik kelimesini oluşturduğundan aynı zamanda öğretim bilgisini oluşturuyor.
 
Diyalektoloji – Di Yal
Bal dolduran adam, parmaklarını mendiliyle silince, arkadaşları ona: “Diyal” diye sesleniyorlar. O da arkadaşlarına “ ne biçim lehçeniz var” diyor. Dolayısıyla “ di yal” lehçe bilimi anlamına gelen “diyalektoloji” şekline dönüşüyor.
 
Endokrinoloji – EN TOK
Çok yemek yiyen adama, “en tok” ismini veriyorlar. Bu en tok adam, çok yemekten dolayı sindirim organları artık iç  salgı üretmiyor ve en tok adam “ iç salgı bilimi” anlamına gelen “endokrinoloji “ bilimini buluyor.
 
Entomoloji – ANT
Bütün insanlar, bir araya toplanarak, insan bilimi üzerine ant içmişlerdir.
 
Balistik – ENT. OMO
“Ent omo” isminde yeni bir böcek ilacı piyasaya çıkmış. Adam da “ent” kelimesine dikkat etmeden böcek ilacı diye omo almış ve böceklerin üstüne serpmeye başlamış. Onun için böcek bilimi anlamına gelen “entomoloji” bilimi oluşur.
 
Etiyoloji – ETİ YOL
Eti bisküvileri yola dökülmüş, herkes bu bisküvilerin neden yola döküldüğünü soruyor. Kimse bilmiyor ve yine neden ? neden ? neden? Daha sonra “neden” anlamına gelen “etiyoloji” bilimi bulunur.
 
Etimoloji – Eskimo
Eskimoların kökenini araştıran adam, daha sonra “köken bilimi” anlamın8a gelen “etimoloji” bilim dalını bulur.
 
Farmakoloji – FAR
Adam, ilaçların etkisini ve kullanma şeklini, bir kağıda yapıştırıp aracın farına yapıştırmış.
 
Fitopatoloji – Fİ.TOP
Eskimoların kökenini araştıran adam, daha sonra “köken bilimi” anlamın8a gelen “etimoloji” bilim dalını bulur.
 
Frenoloji – FREN
Freni patlayan bir aracın, yaptığı kaza neticesinde; adamın kafatası parçalanıyor. İlim adamları, parçalanan kafatasına bakarak; adamın karakterini ve zihin yapısını inceliyor.
 
Helmintoloji – EL-MİNTO
Adam eline bağırsak kurtlarını alarak inceliyor. Eli kirlendiği için “ el-minto, el-minto” diyerek sabun istiyor.
 
Limnoloji – LİMON
Limonları göle atarak, gölü inceliyorlar. Onun için “göl bilimi” anlamına gelen “limnoloji” bilimi bulunur.
 
Osteoloji – OST
Köpek adama havlayınca, adam eline bir kemik alıp fırlatarak “ost” diye bağırır. Bilim adamları da bu kemiği inceliyorlar.
 
Pedoloji – FEDA
Adamın biri, çocukların eğitimi iç in kendini feda ettiğini söylüyor. Yani feda=Peda, oda= “eğitim bilimi” anlamına gelen: “pedogoji” demektir.
 
Sismoloji – SİS
Sisli havalarda deprem oluyor diye herkes bağırıp çağırıyor.
 
Osteoloji – OST
Bir at yarışında yaşlı atlar hep geri kaldıklarından dolayı; “geriatri” yaşlılık bilim dalı olmuştur.
 
Oftalmoloji – OF
Adamın biri, durmadan of.. gözüm..! of… gözüm..! diye bağırıyor. Bu gözü ağrıyan adamın of demesi, daha sonra “göz bilimi” anlamına gelen “oftalmoloji” bilimi meydana çıkıyor.
 
Botanik – BOT
Adamın biri, bot ayakkabısının içinde çiçeksi bitkilerle dolu olduğunu görür.
 
Anlatılanlar size uzun gelebilir, zamanım yok diyebilirsiniz fakat sonundaki alacağınız sonuçlar için pişman olmayacaksınız.
Herkese kolay gelsin…

 

2 YORUMLAR

Bir Cevap Yazın