Gökkuşağım, Bu benim...

Rengarenk gibi gözüken aslında hepsi birbirine karışmış renklerde hayatı yaşayan insanlarla dolu yaşam.. Renkleri ayırt etmekte zorlanıyor yüreğim, bedenim, beynim.. Beyazı beyaz gibi, siyahi siyah gibi, pembeyi, pembe, maviyi mavi tüm renkleri olduğu gibi yaşamak istiyorum ben.. Karıştırmadan, hepsini ayrı tatta!.. Hepsinin hakkını vererek!

Hangi rengi yaşıyorum onun çokta önemi yok, ama hangisindeysen o an, onu yaşamalısın işte! Yoruldum.. Siyahtayken beyazı oynamaya, pembedeyken kırmızıyı yaşamaya! Bu tuval benim! Renkler benim! çekin kendi fırçalarınızı! Herkes kendi resmini oluştursun! Üzerinde oynamayın resmimin! Hayat benim, zorlama beni hayat! Beni bana bırak sadece! Bırak da dilediğimi alayım hayatıma… Bırak.. Sorgulama artık beni…

Küçücük bir çocukken başlamıyor muyuz önce cin ali çizmeye, çöpten adamlarla başlamıyor mu önce, o portredeki muhteşem gölgeler! Bırak da saçma gibi gözüken ama beni ben yapan çizgilerimle başlayayım önce resmime!… Silgimi kullanmadan, o çizgileri de saklayarak, onlara bakıp ne yapmaya çalışmışım acaba o an, merakıyla, tebessümüyle, özgüveniyle…. Kendime güvenimi yıkma hayat….. Göreceksin, kimsenin oluşturamadığı en güzel çizgiler oluşacak bir gün orda! Yeter ki zorlama artık beni istemediğim renkleri kullanmaya, istemediğim şekilleri oluşturmaya…….

Bana güven hayat… Bir yetenek var orda, derinlerde… Sadece izle bir kez…. Zorlamadan….

4 YORUMLAR

Bir Cevap Yazın