Evet, yanlış duymadınız. Gizli düşmanlar hayatımızın her karesinde olan ve bizim hasta olmamıza neden olan düşmanımız. Tabi ki merak ettiniz.Atalarımız demiş ki;Fazla merak iyi değil diye ama ben genede açıklayayım.Acaba evimiz ne kadar temiz, biz ne kadar titiziz. Hem biz titiz olsak ne yazar ki.Çünkü temiz olanımızın evinde bile ev tozu akarlarından milyonlarca var. Bu gizli misafirimiz  bize nasıl bir surpriz hazırlamış ve  hazırlıyordur. Bunlar bizim vücudumuzdaki kıymetli ölü derilerimiz var ya  onlarla besleniyorlar. Bunların dışkıları zararlıdır ve astım hastalığına neden olurlar.

Bir başka bizim mecburu konuğumuz ; Tahta kurularıdır. Aslında bu yaratıklar  bizim çok değer verdiğimiz antika mobilyalarda ya da sandalye ve masalarımızda mevcuttur.

Bir başka zorunlu misafirimiz kuşların getirmiş olduğu bitlerdir. Bunlar ise bizim kanımızla beslenirler. Ve  hastalık yayarlar ya da bizim en değerli besinlerimizi çalarlar.

Hepimiz hayvanları sever  kimimiz kedi kimimiz evde kuş vb. canlıları besleriz.Bu canlıların tüy ya da kıllarında pire barındırırlar ve bunu bir ikram gibi sunarlar. Bu pireler  orta çağ Avrupa’sının yaklaşık olarak üçte birinin ölümüne neden olmuştu.Bu oluşturduğu hastalık ise vebadır.

Aslında hepimiz titiz olmaya çalışır sık sık banyo yapar ya da sık sık ellerimizi sabunla yıkarız. Yıkayalım  ama bir sorun var; Bu sabunlar sadece kir ve tozu giderir. O küçük canlılar gene bizle yaşamaya devam eder.Boş verin hayıflanmayıp bunlarla yaşamaya devam etmeliyiz. Çünkü  bunlardan kurtuluş yok o  zaman şu sözü düstur edinip yaşamaya devam edelim’ Tecavüz kaçınılmazsa  lezzet almaya bak’ deyimine binaen rahat rahat yaşamalıyız.

Çünkü bağırsaklarımızda bir kilo kadar bakteri yaşar. Boyunda , koltukaltında ve yüzde her santimetre karemizde  iki buçuk milyon mikroorganizma yaşar.

Ama arkadaşlar siz korkmayın çünkü vücudumuz sizin yerinize gerekeni yapar. Örneğin  gözyaşlarımız güçlü bir antiseptiktir yani mikroorganizma öldürücü özelliğe sahiptir. O zaman sık sık ağlayalım demi.Biz dışarıdan  müdahale olmazsa bütün hastalıklara devayı vücut üretirmiş. Tabi ki biz doğayı bozduğumuz gibi vücudumuzu da bozduk o yüzden dışarıdan takviye yapmak zorunda kalıyoruz.

 

Bir Cevap Yazın