Zaman her insana göre bölünür varsayımıyla izdüşüm halindeyim. Yolcuyum aslında bölünmüş bir ömürden çalınmış zamanı yaşıyorum. Gidiyorum tüm durakları es geçerek ve durduğum yerlerin herbirinde izimide bırakarak ilerliyorum…

bayırlar çıkıyorum, virajlar dönüyorum arada bir özüme dönüp tekrar bırakıyorum kendimi sahteliğe… yeryüzünde bir yer arıyorum, hayalim gidilemeyen yerlere gitmek aslında; doğruya yanlışa aldırmadan ve ahlak denen sınırlı kültürlere hiç uğramadan, takmışım koluma yalnızlığı dört dönüyorum kendimle yeryüzü arasında. Ruhum dünden sarhoş ve uyumakta, bedenim hala dimdik ayakta “yaşıyorum ulen” tıbben ve gidiyorum en uzak yere…

Mazi denen absurt sözlere benliğimi sattığımdan beri, eskiciden az kullanımış hayallerle gidiyorum habire… Ne istediğini bilen ama aslında bilmemiş gibi davranan, hani özgürüm deyipde sınırlı çizgilerde yaşayan kukla modeli olmadığımı bilircesine yürüyorum… Yeri geliyor küfrediyorum, gelişine vuruyorum olmayan ideallerime, kariyer denen kelime çözümsüzlüğünde değilim mesela; umursamaz gibi görünüyor olsam da oysa kendi dünyasını keşfetmekte olan biri ne kadar vurdumduymaz görünsede sahici olabilir mi acaba? “Boşverin”, düşünceler soyutsuzlaştıkça güzelleşir hayat, duygular yüzeyselleştikçe kaybedilir aslında! Ben kazanmak derdine düşüp, geçici hevesler tünelinde, hırslar patikasından geçecek kadar ikiyüzlü davranmadım hiç hayata-bu yüzden derdim kendimle ve asla sahte imparatorluklarıma haremlik saltanatı kurmayacağım! Anlaşılma dürtüsüyle de yozlaşamayacağım… Kimbilirde akşamüstü meyhanesine uğrayıp bir dost muhabbeti yeter keyfime, ne şarap anlar halimden ne bir yosma! Ruhum uyumakta benim, bedenim hala dimdik ayakta!

Bayırlar çıkıyorum, virajları bitirdim artık hayatımda… Biraz özümdeyim, sahtelikten çok uzakta, olmam gereken yer telaşından baya uzaklaştım . Şahsıma özel, kaderime uyumlu bir yer burası, belki biraz yalnızım, biraz ahlaklıyım ama huzurluyum!

Böldüm zamanı kendime göre, kendimi bile öyle güzel kandırdım ki-yolculuğun bu kısmında gerçek özgürlük mertebesine ulaştım… Tüm duraklarıma selam olsun, varsın hayat bana özel, size güzel olsun!

Emre onbey (sizden biri/belki sen)

PAYLAS
Önceki İçerikDurdurulamayan Dosya Paylaşım Ağı “Tribler” Telif Hakkı Sahipleri İçin Büyük Sorun
Sonraki İçerik“Burada Durmak Lazım”
Bir asi adam o. Kapıları olmayan dünyasının, karanlık girmez odalarında yaşayan. Gizemli, ruhani esaretin en yakın zindanında gezen, basit bir adam. Çocukluğunun oyun hikâyeleriyle yaşadığını sanan küçük bir polyannacı/ biraz pinokyo! Bedelini ödediği tek şey yazdıklarında saklı. Kendi kalemiyle,” ben asla ispatlama gereği duymam kendimi; olmayan bir şeyi, ispatlamak aptallıktır!” diye hayıflansa da, annesi onu” hüzünlü efe” diye anlatır. Yazarken içinde bulunduğu kimlikse, sadece muammadır! “neden yazdığımı bilmiyorum, ama şayet bir gün neden yazdığımı anlarsam, işte o gün bu işi bırakırım” diyebilecek kadar da cesurdur… Biz, onun hep yazmasından yanayız! En çok kendi hikâyemizi…

2 YORUMLAR

Bir Cevap Yazın