Türkiye’nin gündemi, 7 yıldır hazırlanmakta olduğunu öğrendiğimiz bir politika ile çalkalanıyor. Ülkenimizin Mühendisini, öğretmenini, masum bebelerini öldüren, okulları ve ekonomik yatırımları yok eden teröristler için açık bir kampanya başlatılmıştır. Bu kampanyayı yürütenler, kendisinden hazzetmesemde Fatih Altaylı’nın deyimi ile ” Azgın demokratlar ” adlı gruptur.

Bu kimseler, ABD maşası olup aydın diye geçinmektedir. Onlara göre demokrasi için herşey mübahtır.

Yani; Güler Zere adlı kadın teröristin serbest bırakıldığı süreç gibi. Askerlerin şehit olduğu olaylara karışacaksın, masum vatandaşları öldüreceksin ondan sonra da hasta olduğun için serbest bırakılacaksın! Ne güzel Demokrasi!

Ama, ekmek çaldığı için hapis yatan küçük çocukları kim serbest bırakacak? Anlıyorum ki, bu Güler Zere gibi bir teröristin serbest kaldığı süreci demokrasi adına getirenler, küçük çocuklar da terörist vasıf olmadığı için onları önemsememektedir. Ne yapmak lazım acaba

Terörist mi olsak bizde?

Bu ülkede, pek çok mahkum hasta. Hemde Güler Zere’den daha kötü durumda olanlar var. Sanıyorum onlar da terör suçundan girmedikleri için onlar ile ilgilenilmeyecek…

Güler Zere için ” O da insan, kaderine terk etmeyin ” diyenler, demokrasiyi sulandırmıştır. Bu hayatta, Güler Zere gibi çok insan var…

Milyarlar ile ifade ediyoruz ya hani!

George W. Bush’ta insan, Usame Bin Laden’de insan, Adolf Hitler’de insan…

Onlar sizin idolleriniz mi? Bugünün sözde aydınlarına baktığımız da, üstte yazdığım isimlerin hepsinin demokratların idolleri olduğu sonucunu çıkarabiliriz.

Öyle azmışlar ki, demokrasiyi bizzat kendileri sanır duruma gelmiş, kafalarına göre hüküm verir olmuşlar!

Teröristlerin öldürdüğü 30.000 can, 6636’dan fazla şehit asker, bu kişiliksizler tarafından bir kere de yok sayılıyor. Devlet’in 300 Milyar Doları sanki Türkler tarafından batırılmış gibi gösteriliyor, sonucunda da teröriste af isteniyor!

Ama, bu ülkede güvenlik güçlerini öldüren, mühendisleri, öğretmenleri öldürüp okulları yok eden teröristler ile mücadele etmiş olan isimler içinde, ” Devlet cinayet işlemez ” gibi saçma bir neden ile hain ilan ediyorlar!

Bakınız; Abdullah Çatlı…

Yani teröriste demokrasi varda ülkesini savunana yok mu?

Bir gün, Kürtler’in içerisinde de demokrasi neferi niye çıkmadı? Yani bekleriz, bir Kürt’ün Mete Han veya Kurtuluş Savaşı filmleri çektikleri günleri…

Bugün demokrasi adına bizimkiler Kürtler için duygu sömürüsü niteliğinde filmler çekiyor ya!

O filmler de ayrı birer konu.

Demokrat diye geçinenlerin bir söylemi var; ” Bu insanlar bizim yüzümüzden dağa çıktı ” diye. Çok duygusallar ya!

” Niye? ” diye soruyorsun, vay efendim ” biz onlarla ilgilenmedik doğuya yatırım yapmadık ” gibi alçakça iftirayı öne sürüyorlar. Bu 300 Milyar dolar’da bir Kürt ağasının 40 çocuğunu doğurması için harcanan paranın tutarı değil ki!

Çoğunluğu, yapılan okul veya fabrika gibi yatırımlar da giden paralar. Teröristler, Kürtler’i yani kendi Irklarından olanları yanlarına çekmek için bu yatırımları yok ettiler. Sonra da, bakın Devlet size yardım etmiyor dediler. Cahil Kürtler’de bunlara inandı.

Bütün bu gerçekleri, Doğunun yerlisi yani Türkler bilir!

Yer geldi, kendi insanlarını gözdağı verme amacı ile öldürdüler. Okul taradılar, köprü yapan mühendise, çalışan işçiye kıydılar!

Bunların hepsi, Devlet doğuda yoktu iftirasını yaratmak için kullanıldı. Bunca belge var!

Şimdi, bu azgın demokratlar koskoca 30 yılı neden hiç etmeye çalışıyor? Neden görmezden geliyor?

Çünkü ceplerine Devlet’ten daha fazla maaş koyan kimseler var! Onlar için asıl demokrasi, sağ ceplerinde ki para miktarının da sol ceplerinde ki para miktarının da birbirleri ile eşit olmasıdır!

Şimdi ki hedefleri, bu şeref yoksunu dağlıları meclise sokmak. Tek dertleri bu. Çünkü o kimseler meclise girdiklerin de bir kesim sayesinde yabancılık çekmeyecek!

Öyle ya, kendi demokrasileri para…

Başkalarına demokrasileri; Öğretmen öldüren teröriste, ” Pişman değilim. Önderliğimin talepleri üzerine geldim. ” dediği halde pişmanlık yasasından faydalanacak kadar demokrasi yaratırken, öğretmen koruyan askeri, polisi faşist ilan edip onları yok etmeye çalışmaktır!

***

Sonuç olarak şunu söylemek isterim; İngilizler Doğu Anadolu’ya ilk geldiklerinde bir kavim ile karşılaştılar. Bunlar, dağda kendi içlerine kapanık, ilkel bir vaziyette yaşayan kimselerdi. Tanımadıklarından, bunlara ” Dağ Türkleri ” dediler. Fakat daha sonra savaşçı özelliklerinin olmadığını ve kültürel özelliklerinin fakirliğini görünce, bunların ” Farsi Kürd ” olduklarını anladılar! Ben bunları, İngiliz ve ABD gizli servislerinin istihbarat raporlarında bile inceleyerek görebiliyorum…

Çünkü bu sonucu çıkarmak bir Türkçü için zor olmasa gerek!

Yani…

Savaşmaksa savaşmak, medeniyetse medeniyet!

İşte tarih, işte er meydanı!

TÜRK’E KEFEN BİÇENİN SONU KORKUNÇ OLUR!

Yusufhan…

4 YORUMLAR

  1. Ne kurdu ne Turk’u bir bebegin buyumesini gormek kadar mutluluk veren birsey yok. Bunlarla ugrasmak gercekten dunyanin artik belli kafalar etrafinda yonetilmeye calisildigini gosteriyor.
    Yazik gercekten, neden insan gibi yasamaktansa hala gunumuzde savaslarin bitmesine ragmen bu tarz seylerin yasandigini goruyoruz?
    pkk yi bitirmek yerine onlara kucak acanlar, birgun analariyle birlikte gelecekler ayaklarimiza. Ozaman ne hak helal edilir, nede baska bisey.
    Kurtce egitime karsi degilim, orta okulda secmeli ders olarak erilebilir ve devaminda da ogretilebilir. PEki bu nedir ? ana dilde egitim olmasina ragmen hala pkk ya duyulan sevgi ?

    Ben sahsen Kurt arkadaslarimdan rica ediyorum, ya bizle yasayacaksiniz yada pkk yi sevmeye korumaya devam ederek onlarla..

  2. atamızın bir sözü vardır:” burası vatan toprağıdır,kaderine terkedilemez!”

    artık ülkemizde “ne mutlu türküm” demek ırkçılık olmuş.uşakta bir vatandaşımız arabasına türk bayrağı astı diye, gözaltına alındığına göre,yapılacak çok şey var bu ülkede..

Bir Cevap Yazın