Yüreğim; köşeye sıkışmış bir kedi gibi bakıyor , gözleri korkulu ve bir o kadarda buğulu yeniden uyanıyordum her günkü gibi bugünde.Her zamanki gibi rutin günlük işler, isteksiz yapılan şey fakat yapılması şart işlemleri gerçekleştiriyordu ruhum teker teker…Üstümü giyiniyor , süslenmelerimin boşuna olduğunu bilsem de giyinmek zorundaydım. Her neyse , tekrar derse geç kalma telaşıyla bir çırpıda her şeyi kontrol edip yurttan çıkmak zorundaydım. Yine o şehrin kokusunu içime çekiyor , güneşin parlaklığı yüzüme bir nebze olsun ışık tutuyordu. Aynı yollardan geçmenin huzursuzluğuyla varıyordum üniversiteye yeniden…Her zamanki gibi ” kararı belli olmayan mahkeme gününü bekler gibi ” bekliyorduk  ders saatinin yaklaşmasını…Orayı da bir çırpıda atlattıktan sonra tekrar heyecanlanıyor ve acıkan karnımızı doyurmak için yolda adımlarımızı atmaya başlıyorduk. Yol esnasında karnımızın gurultuysuyla karışık ağzımızdan espriler dökülüyordu teker teker… çünkü biz birbirimize doyamıyorduk her şeye karşı dostluğumuz devam ediyordu..ve varıyorduk sonunda yurda.Yemeğimizi hızlı hızlı yedikten sonra akşam ne yapacaklarımızı belirliyorduk dostlarla. Birlikte geçiriyorduk bütün zamanlarımızı yeri geliyordu gülüp/ ağlıyor idik…  Sonra bazılarımız erkenden uyuyor bazılarımız zamana karşı yenik düşse de sızıp kalıyor ve ben yine elimde sigarayla diğer günlerimin ötekilerinden farklı olmuyacağını bilsem de son dumanı da çekip uyumaktan başka bir şey yapamıyordum…

1 YORUM

Bir Cevap Yazın