Salı, Haziran 27, 2017

brucespring-06milano

Rastgele

“(A)bartılı, (Ş)atafatlı (K)örlük”

          Aşka dair yazmayı bırakacağım. Çiçeği, böceği belki denizi gücendirdim ama bu kez kararlıyım; ne kadar gerçek olduğunu bile bilmediğim, “abartı” kelimesinin “a” sı...

Heykel benim Hürrem Sultanım

Küçüklüğünü Hatay Yayladağı’nda geçiren, doğayı çok iyi tanıyan, İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'ne resim eğitimi almak için giren, Türkiye’nin en iyi heykeltıraşlarından Şadi Çalık vesilesiyle heykel okuyan, eğitimine ve başarılarına İngiltere ve Almanya’da devam eden Mehmet Aksoy, Polonezköy’deki Böcek Evi’nde doğayı, yaşamı ve çalışma olanaklarını bir araya getirmiş. Böcek evin girişindeki vincin üzerinde ‘Taş taşırım laf taşımam’ yazısı ilk dikkatinizi çeken şey oluyor. Ev yusyuvarlak. Önünde yarım ay şeklinde bir havuz var. Mimarisinde ve yapım aşamasında Mehmet Aksoy’un emeği büyük. Evin girişinde bir motosiklet sizi karşılıyor. Öğreniyoruz ki Aksoy sıkı bir motor hayranı ve kullanıcısıymış. Bir anda evin hem içinde hem de bahçesinde yer alan eserleriyle tanışıveriyorsunuz. Mehmet Aksoy konuşmaya çok yorgun olduğundan ve heykele konsantrasyonunun bozulduğundan bahsederek başladı. Belli ki ‘İnsanlık Anıtı’nın yarattığı tartışmaları ve bir sanatçıda yarattığı üzüntüyü hala üzerinden atamamış. İşte tartışmalara neden olan usta heykeltıraşın geçmişi, gelecek planları ve olaylara konu olan eserlerinin hikâyeleri ve içten sohbeti…

Türk Dünyası!

E kardeşim, Türkiye’nin bugün zihniyeti bu değil mi? Gitme, yardım etme, görmemezlikten gel hatta yeri geldiğinde sat hatta ve hatta sattığın halde destek bekle! Adamlara, yani Türk dünyasında başka Devletler’in topraklarında yaşayan esaret altında ki Türkler’e, yıllardır yaptığımız kıyaklar, üstte yazdığım dörtlükler gibi. Tabi ben çevirme yaptım ama, olsun… Şimdi, o ” uzaklarda yaşıyorlar. ” diyipte, Brezilya’ya gidenlerin ve Azerbaycan’a gitmeye üşendikleri yerde yaşayan Azeri Türkler’i kimlerdir, nerelerde yaşarlar ve durumları nelerdir onları inceleyelim;

Özledim

Bakma sen;özledim ben seni,birbirimizi özlemeyi..Çok özledim ne dediklerini aldırmayışımızı..Özlüyorum bakmıyormuş gibi yapışların,utanınca kızaran suratını.Karşında yemek yemem için ısrar ettiğin günleri degil sadece,senide geri istiyorum.Bunları...

Gör Sendeki Gerçeği !

Baktın olmuyor,boşuna uğraşma! Kaç yaşındasın? ve yarına ulaşmayı başarabilecek misin ? ...'geçmişe özlem geleceğe sabırsızlık 'la beklerken hangi günün tadını alabilirsin ? İşte bu yüzden...

Dönüp doloşıp gelinecek tek nokta Anne

                  Kimisi; kapısından içeri adım attığımızda karşılaştığımız iç acıtıcı manzarası, ağır bir kokusu olan büyük bir hastanenin konforlu odasında, kimisi; çatısı damlayan tek odalı evin...

Önsöz Sonsöz (edebiyat Şiir)

Önsöz / Sonsöz Yüzyillardir yazildi siirler, kalemlerin ucu bitmedi. Duygular sayfalardan tasti, gözler irmak oldu akti, satir satir gam-keder-elem demlendi misralarda. Sonra dizildi bir bir...

Nes (Gece Yeme) Sendromu

Nes Sendromu, halk arasında gece yeme sendromu olarakta bilinir. Gece yeme sendromu henüz bir hastalık olarak kabul edilmese de bir tür yeme bozukluğu olarak...

Sevgiye dair bir kaç söz

‘’Sevgi her zaman karşılık görür, kin de.’’ diyor Dostoyevski. Büyük düşünürümüz Hz.Mevlana da ’’sevgi bilmekten doğar’’ diyor. ’’Sevgi birliğe, bencillik yalnızlığa götürür.’’ Demiş Schhiller...

“Benim Kalbim Temiz”

İnanan insan için yaşam rehberi Kur'an'dır. Her konuda olduğu gibi 'kalp temizliği' için de asıl ölçü Kur'an'dır. Gerçek kalp temizliği, insanı Allah'tan uzaklaştıran engellerin...