“Onlar sizin için günahtan koruyan bir elbise  siz de onlar için bir elbise hükmündesiniz ”

-Bakara 187-

    “Eşler Birbirinin Elbisesidir.”  diye yazmış Senai Demirci bir makalesinde. Dikkatimi cezbeden başlığının akabinde, kendimi yazının son cümlesini okurken buldum: “Birbirinize sıkıca sarılmadığınız sürece gelen ilk rüzgâr elbisenizi üzerinizden alıverir; eşinizle uzaklara düşersiniz ”
Okuduklarımdan hareketle, eşlerin birbirlerinden uzak noktalara nasıl savruldukları hakkında yorumlar yapabildim. Bana göre yüzlerce nedeni varsa, ayrılmak üzere olan eşlerin nedenlerini duymak bile istemiyorum. “Kutsal bir meseledir” diyor falanca aile danışmanı, boşanmalar arttıkça, “Sakin olun, bu her ailenin başına gelir” diyor arsız bir başka danışman. Ne demek herkesin başına gelir? Eskinin evlilikleri, günümüz evliliklerinden daha mı kolaydı da, anneannelerimizin, dedelerimizin evlilikleri ayakta kaldı. Yaşam şartları kolaylaştıkça, evliliğimizi yürütmek bir mucize halini mi alacak yani? Bu insanlar ne yapmak peşinde Allah aşkına? Mutluluktan nereye yazacağımızı şaşırıp, arabaların arkasına bile”BİZ EVLENİYORUZ”  diye yazıp, herkese duyurduğumuz  yazılar vardı.Şimdi herkesin dilinin altında başka bir şey var: “BİZ BOŞANIYORUZ…”

    ‘Sabah kalktım mı ilk işim hayvanların otunu samanını vermek olurdu, sonra kahvaltı ve bulaşık için kuyudan birkaç kova su çeker işlerime koyulurdum’ derdi babaannem. Dedem, kahvaltısı gecikti mi küplere binermiş, o kahvaltı hazır olmadan da küpten inmezmiş! Yemek sıcak olmaya görsün; kaşığı atar, sofraya küsermiş. “Ekmek nerde, bu sofrada su yok, hani bu yemeğin üstüne tatlı?” türünden soruların zaten haddi hesabı yok. Sofranın başından gerekirse yüz kere kalkıp, eksikleri getiren kadınlar, hepimizin anneannesi, babaannesi, annesi olabilecekken ; “tuzu uzatır mısın hayatım?” diyen bayan, söyler misin evliliğin nasıl hala ayakta? Çok zor olsa gerek, uzağını yakın eden bir eşin varken ayakta kalabilmek(!) Evde yemek olmayınca, çıkıp dışarıda bir şeyler yemek ne kadar zahmetli değil mi? Üzülüyorum, çok çektiriyor bu evlilikler size(!)

    Keşke diyecek bir şeylerimiz olsaydı… Bu hale nasıl geldik kimse bilmiyor ama nerelerden geldiğimizi bal gibi de biliyor herkes…

    Bunlara rağmen; sen Allah’ım… Bize değiştirebileceğimiz şeyler için güç, değiştiremeyeceğimiz şeylere katlanabilmek için sabır ve ikisini birbirinden ayırabilmek için de sağduyu ver. Yoksa, boşanmak için evlenen nesiller olacağız…

Rüya FERHAN

2 YORUMLAR

Bir Cevap Yazın