Bir Türk Kadını, 1934’te kendisine verilen hakkı almaya çalışıyor.

Sarı Basın Kartı olduğu halde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) çalışmasına izin verilmeyen Gazeteci Aynur BAYRAM’ın bu süreçle başlayan Ankara 2. Bölge Bağımsız Milletvekili Adaylığı, büyük bir halk hareketine dönüştü.

Sarı Basın Kartı olmasına rağmen Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) alınmayarak, gazetecilik mesleğini icra edemeyen Aynur BAYRAM, Haziran 2011 Genel Seçimlerinde Ankara 2. Bölge Bağımsız Milletvekili Adayı olarak vatandaşın karşısına çıktı.

Başörtüsü sorununu ben çözeceğim!” diyen Aynur BAYRAM’a şimdiye kadar siyasi partilerden çözüm alamayan halktan büyük ilgi var.

Hiçbir şey zamanı gelmiş bir fikir kadar güçlü değildir” sözünden güç ve ilham alarak çalışmalarına başlayan Aynur BAYRAM’ın bu mücadelesi, ülke genelinde başta kadınlar olmak üzere giderek artan bir ilgiye dönüştü.

Yıllardır siyasi partilerin çözüm sözlerine rağmen, başörtüsü sorununda ilerleme kaydedilememesi ve başörtüsünün siyasi partilerce oy toplamak adına sıkça başvurulan ve belli dönemlerde gündeme getirilen bir nesneye çevrilmesi, başta başörtülü veya başörtüsüz bütün kadınlar olmak üzere, toplumda tepkilere ve huzursuzluklara neden olmaktaydı.

Bizi önce başörtülü – başörtüsüz, sonra da türbanlı – türbansız olarak ayırdılar. Artık yeter!” diyen Aynur BAYRAM şöyle devam ediyor: “Biz bütün kadınlar, giyimlerimizle değil, düşüncelerimiz ve icraatlarımızla anılmak, konuşulmak, tartışılmak istiyoruz ve bu amaçla da bütün kadınlarımız omuz omuza, işte buradayız!

Kadınlara seçme ve seçilme hakkının Avrupa’dan önce 1934 yılında tanındığı sayılı ve öncü ülkelerden biri olan Türkiye’de, kadınlar başörtüsü – türban gibi nedenlerle “seçilme” haklarını kullanamıyor. Bu hakların engellendiği bir dönemi kapatmak ve siyasette kadınların söz sahibi olmasını sağlamak adına başlayan bu hareket, sahiplenilmeli ve desteklenmelidir.

Aynur BAYRAM’ın sergilemiş olduğu haklı mücadele Meclis’teki yerini almalıdır.

Türkiye’nin başörtüsü, türban gibi yersiz ve gereksiz gündemler yerine başta ekonomi olmak üzere, sağlık, eğitim, bilim, teknoloji, üretim, yaratım, kültür ve sanatın konuşulduğu, tartışıldığı, değerlendirildiği gelişmiş bir ülke seviyesine ulaştırılması çabası içerisinde, Aynur BAYRAM’ın edindiği misyonun önemi açıkça anlaşılmaktadır; anlaşılmalıdır.

Mesleğini icra etmek üzere gittiği Meclis’te başörtüsü nedeniyle içeri alınmamasından hareketle milletvekilli adayı olduğunu belirten Aynur BAYRAM; kadınlarımızın ister başörtülü, ister başörtüsüz, türbanlı veya türbansız, pantolonlu veya etekli, dış görünümleri nasıl olursa olsun, seçme ve seçilme haklarını sonuna kadar kullanma zamanının geldiğine işaret ediyor ve bu bağlamda, bütün kadınlarımızı görev başına davet ediyor.

Siyasi partilerin başörtüsü konusundaki ciddiyetsiz ve kararsız tavırlarının, kendisini bağımsız aday olmaya ittiğini vurgulayan Aynur BAYRAM, Avrupa’dan önce 1934’te seçme ve seçilme hakkı tanınan ve bu hakkını başörtüsüne rağmen sonuna kadar savunan bir Türk Kadını olması nedeniyle halk tarafından destekleniyor, beğeniliyor.  Aynur BAYRAM, birçok Türk Kadınına da örnek teşkil ediyor.

Bu “halk hareketi”nin Türkiye’nin demokratik ve çağdaş yapısına katkısının büyük olması temennisiyle… (Aynur Bayram hakkında daha fazla bilgi http://www.aynurbayram.com adresinden edinilebilir.)

Selçuk ERAT / Makaleci.Com Yayın Yönetmeni

www.selcukerat.com

PAYLAS
Önceki İçerikPHP ile Arama motoru (SEO) dostu linkler hazirlamak
Sonraki İçerikPlanlama Özellikleri ve Sorunları
5 Şubat 1982’de İstanbul’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini İstanbul’da, lise öğrenimini Gebze’de (Kocaeli) tamamladı. Öğrenimine, Anadolu Üniversitesi İşletme - İktisat Fakültesi’nde devam etti. Mimari, heykel ve resimle ilgilendi. Liseye başladığı yıllarda edebiyata olan ilgisi arttı ve bu alanda çalışmaya karar verdi (1997). 1998’de Gebze’ye yerleşti. Gebze’de yayımlanan günlük gazetelerde ve bazı dergilerde köşe yazıları yazdı. Marmara Gazetesi’nde Lacivert Kültür ve Sanat Sayfası’nı; Demokrat Gebze Gazetesi’nde Demokrat Günce Kültür ve Sanat sayfası’nı yayımladı. Arkadaşları ile birlikte Gebze Azim Gazetesi’ni çıkardı; gazetenin yazı işleri müdürlüğünü yürüttü ve tasarımını yaptı. 14 Eylül 2004’te LacivertSanat Kültür ve Sanat Topluluğu’nu kurdu. 1 Kasım 2004’te LacivertSanat internet sitesini açtı. Temmuz 2006’dan itibaren LacivertSanat E-Dergi’yi yayımlamaya başladı. Mayıs 2007’de, iki ayda bir yayımlanan LacivertSanat Fikir Ağırlıklı Kültür, Sanat, Edebiyat, Dil, Tarih ve Toplum Dergisi’ni çıkardı. Çeşitli internet radyolarında edebiyat ve kültür – sanat üzerine programlar hazırlayıp sundu. 01 Ocak 2010’da Türkiye’nin ilk ve tek tematik ağ radyosu Yelken Radyo’yu kurdu. Halen, radyonun yayın yönetmenliğini yapmakta ve program hazırlayıp sunmaktadır. İlk şiir kitabı Yaş, Nisan 2003’te Merhaba Tanıtım tarafından yayımlandı. İkinci şiir kitabı Toz Yanığı, Ağustos 2008’de Ada Yayınları’ndan çıktı. Yazıları, şiirleri ve yaptığı söyleşiler; Ada (Samsun), Ada (Trabzon), Andız, Aykırısanat, Berfin Bahar, Dergâh, Deyiş, Düşle, Ekin Aktüel, Gezgin, Hayâl, Her Şeye Karşın Edebiyat, İmgelem, İspinoz, Kuzeyyıldızı, Mor Taka, Sızıntı, Siyah Beyaz, Şair Çıkmazı, Şehir, Şiir Ülkesi, Taflan, Tay, Türk Dili Dergisi, Ünlem Sanat, Üç Nokta Edebiyat, Yalın Ses, Yaşayan Yarın, Yeniden Siya ve Yeni Yazı dergilerinde; Dünya, Önce Vatan, Marmara, Çağdaş Kent, Demokrat Gebze ile Yeni Gebze gazetelerinde ve birçok yerli ve yabancı internet sitesinde yayımlandı. İstanbul’da yaşamakta olan Selçuk ERAT, Makaleci.Com sitesinde yayın yönetmenliği yapmaktadır.

3 YORUMLAR

  1. Aynur Hanımı Selçuk Erat sayesinde biz de tanıdık, yazıyı okuduktan sonra kendisine hak verdim, başarılar diliyorum, mümkün olduğunca paylaşıp destek vereceğim.

  2. Aynur hanıma başarılar dilerim.

    Malesef ülkemizin bu tür uygulamamı dersiniz yoksa demokrasi ayıbımı dersiniz bilmem ama 2011’de bunlarla uğraşmak çok ayıp oluyor benim düşünceme göre.

    Yaşadığım ülke Norveç ve inanın burada böyle bir uygulama yapmak yasaktır,başörtüsü nedeni ile işe almamak bir suçtur.

    Burada otobüs süren,tramvay süren başörtülü kadınları görebilirsiniz,yani anlaşılacağı gibi her ne kadar hristiyanda olsalar herkesin dini ve siyasi görüşüne saygıları vardır.

Bir Cevap Yazın