Arka bahçeye atılmış, gün görmemiş güneş umudu hiç olmamış
hatta çoğu sala vakti yazılmış ne şiirler var; kimi dünyalık kimi ahiretlik, kimi çoşkulu ,kimi şiirin üstüne saatlerce düşersinizde o sizi istemez yazma beni der, kimi kan revan her okunuşta sızlatır.Hayalden öteye geçemeyenler,çalçene şiirler,anlık gelen his travmaları bazen ilhamla karışır ortaya bohem dedirtcek her şey çıkar, değerlimidir şiir? değerlidir şiir ; kimliğine bakılmaz, rengine, künyesine, yaşı yoktur, alan ölçüleri, yargılayamazsın bile bir şiiri, dokunduysa yüreğine kimsenin yapamadığı o vazifeyi yapmış seni orda kilitleyip bırakmıştır bir şiir; işin aslı okuyan yazanı anlamak için uğraşır ama bir aforizma alır başını gider….Müzik gibi, yorum ve yorumcuyla bütünleşmez, bir şiire beste yapıldıktan sonra o şiir imgesel niteliğini kavrama dönüştürmüştür.Oysa canım şiir sizi papatya fallarından bir matematiğe, ordan bir kuduse, ordan bir zindana, ordan birçayıra,göğün en tepesine her yere, her şekilde aynen bir astral seyahat şeklinde taşır. Sait Faik’ in “Hişt Hişt” öyküsünde ne kadar şiir varsa, yaşamın iç sesi de o kadar şiirdir.Dimağımı allak bullak eden,beni kuşatan, karmakarışık yapıp ruhumu celalleştiren sonra aniden dinginleştiren tek bir şiirin başı ve sonu arasında ki süreçtir bende şiir…. 
                      “Aşktan şiir yapmaktan çok şiirden aşkı yapmayı başarmalıdır şair” Abdülkadir Budak ‘ın sözlerine katılmamak mümkün mü? Her şey ısmarlama yapılabilir; resim, müzik, film v.s ya (şiir) bir karşılıkla ne kadar, kim yapar elbet yapılamaz ”hadi sana akrostiş yazıyım” ile şiir yazmanın arasında duygu gibi koca bir fark vardır.Can Bakkotar’ın dediği gibi ”Dili sözden ayırmak; aynaya düşen görüntüyü nesnesinden ayırmak olur”..

– ve 

                     Biri şiir yazar, biri o şiir üzerine kendini. der Behçet Necatigil
nede güzel der ve nede samimi şiirleri gibi.. )
svd

2 YORUMLAR

  1. Güzel bir metin olmuş. Ama resim ve müziğin ısmarlama yapılması kısmı beni biraz düşündürdü. Sanırım ele alınan olgular popüler kültüre hitaben. Oysa başlı başına bütünüyle sanat ne içindir.

  2. Öncelikle okumuş ve yorum yapmış olmanız beni çok memnun etti ; öyle ki  yorumun olması ektiğiniz  fidanın ağaç olup meyva vermesi gibi  bir şey bende o denli mutlu ediyor.Teşekkür ederim..

    Yazıda sizi düşündüren kısma gelirsek aslında şiir olgusunu tüm sanatlardan ayırarak ayrı bir yerde tutmeyı hedef aldım.Amaç diğer sanat dallarını yermekten ziyade şiir yazmanın nasıl bir ilahi lütuf olduğunu, angarya olamayacak kadar saf ve şeffaf bir olgu olduğunu belirtmek istedim.Yani her türlü sanat dalı bir akit karşılığın da ustalarından öğrenilip icraa edilebilinir;

    Muhakkak herkez sanatçı olamaz! ama işini iyi yapabilir iştir nihayetin de öğrenime acıktır.

    :) Kısaca şöyle özetliyim. Bir tiyatro , sinema eğitimi veren  veyahut şan dersi alınabilecek yerler yada resim eğitim atölyeleri ( heykeltraş,mimar, konservatuar v.s) her türlü sanat için eğitim birimi varken şairlik ve şiir eğitimi veren bir çatı olmadı ve olamayacaktır .Bu denli değerli benim için şiir yani bir ironi yapmadım yazımda (Bestekarlar müstesna)

    Acizane fikrim :)

     

Bir Cevap Yazın