Helal ve haramlar Kuran’da Rabbimiz tarafından açıkça bildirilmiştir. Haramların sayısı oldukça azdır. Bir konu Kuran’da haram olarak geçmiyorsa ve peygamber kıssalarında da haram olmadığına dair bir anlatım görülüyorsa, o konunun haram olduğunu iddia etmek Kuran’la çelişmek anlamına gelir.

Örneğin bir kısım insan kadınlarla bir arada olma

nın ve konuşmanın haram olduğunu söyler ve bunu Kuran’danmış gibi göstermeye çalışır. Oysa Kuran’a baktığımızda kadınlarla konuşmak ve bir arada olmanın haram olduğu konusunda tek bir ayet göremeyiz. Aksine peygamber kıssalarında tüm peygamberlerin bayanlarla bir arada olduklarına dair deliller mevcuttur.

Bu iddiada bulunan kişiler her gün yüzlerce kadınla bir araya gelir ve konuşurlar. Bankada, toplu taşım araçlarında, hastanede, okulda, trafikte, markette… Kendilerine bu konu hatırlatıldığında; ”günümüz şartlarında insan istemeden de harama düşebiliyor” şeklinde bir savunma getirirler. Oysa insan bile bile harama giriyorsa, iman zafiyeti yaşıyor demektir. Allah’a iman eden kişiler elbette Allah’ın haram ve sınırlarını asla ihlal etmezler. En azından samimi müminler bu gaflete düşmezler.

Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez. (Bakara Suresi, 185) Ve seni kolay olan için başarılı kılacağız. (A’la Suresi, 8) Ayetlerinden de anlaşıldığı gibi Allah kulları için zorluk dilemez ve kolay olanda başarılı kılar. Oysa kadınlarla konuşmanın ve bir arada bulunmanın haram olduğunu iddia etmek, insan hayatında büyük bir zorluğa sebep olur. Allah insana kaldırabileceğinden ağır yükler yüklememiştir.

 

Hz. Muhammed sav Bayanlarla Bir Arada Olmuş ve Onlarla Sohbet Etmiştir

 

Allah Peygamberimiz (sav)’e şöyle buyurmuştur;

Bundan sonra (başka) kadınlar ve bunları başka eşlerle değiştirmek -güzellikleri senin hoşuna gitse bile- sana helal olmaz; ancak sağ elinin malik olduğu (cariyeler) başka. Allah herşeyi gözetleyip denetleyendir. (Ahzab Suresi, 52)

Ayette geçen, ‘güzellikleri senin hoşuna gitse bile’ anlatımı, peygamberimizin bayanlarla karşı karşıya geldiğini gösteriyor. Peygamberin mümin olmayan biri ile evlenmesi mümkün olmadığına göre demek ki bayanların imanı hakkında fikir edinecek kadar vakit geçiriyordu kendileriyle.

 

Hz. Musa

 

Bayanlarla Bir Arada Olmuş ve Onlarla Sohbet Etmiştir

 

Medyen suyuna vardığı zaman, su almakta olan bir insan topluluğu buldu. Onların gerisinde de (hayvanları su başına götürmekten çekinen) iki kadın buldu. Dedi ki: “Bu durumunuz ne?” “Çobanlar sürülerini sulamadıkça, biz sürülerimizi sulayamayız; babamız, yaşı ilerlemiş bir ihtiyardır.” dediler. (Kasas Suresi, 23)

Çok geçmeden, o iki (kadın)dan biri, (utana utana) yürüyerek ona geldi. “Babam, bizim için sürüleri sulamana karşılık sana mükafaat vermek üzere seni davet etmektedir.” dedi. Bunun üzerine ona gelip de olup bitenleri anlatınca o: “Korkma” dedi. “Zalimler topluluğundan kurtulmuş oldun.” (Kasas Suresi, 25)

 

Hz. Musa kıssasında, çeşme başındaki bayanlar Hz. Musa ile konuşurken, suyun başındaki diğer erkek topluluğuna yaklaşmamış ve onlarla konuşmamışlardır. Burada konuşulmaması, muhatap olunmaması gereken erkek modeli de gayet açık görülmektedir. Ancak Hz. Musa ile iki kız kardeş sohbet etmiş ve beraberce babasının bulunduğu yere gitmişlerdir.

(Musa) Dedi ki: “Buluşma zamanımız, (ülkenin ulusal) bayram günü ve insanların toplanacağı kuşluk vakti (olsun).” (Taha Suresi-57,58,59)

Bu ayetten de anlaşılıyor ki kadın ve erkek herkesin bir arada toplandığı ulusal bayram günü Hz. Musa ve büyücüler bir araya gelmişlerdir.

 

Hz. Süleyman

 

Bayanlarla Bir Arada Olmuş ve Onlarla Sohbet Etmiştir

 

Ona: “Köşke gir” denildi. Onu görünce derin bir su sandı ve (eteğini çekerek) ayaklarını açtı. (Süleyman:) Dedi ki: “Gerçekte bu, saydam camdan olma düzeltilmiş bir köşk-zemindir.” Dedi ki: “Rabbim, gerçekten ben kendime zulmettim; (artık) ben Süleyman’la birlikte alemlerin Rabbi olan Allah’a teslim oldum.” (Neml Suresi, 44)

 

Hz. Süleyman, güneşe tapan bir kavmin başında bulunan Sebe Melikesi Belkıs’ı sarayında ağırlamış ve yüz yüze ona tebliğ yapmıştır.

Yine Hz. Nuh da 950 yıl tebliğ yapmıştır. Kendi eşi kafirlerden olduğuna göre eşinin kadınlara İslam’ı tebliğ etmesi mümkün değildir. Hz. Nuh’un 950 yıl boyunca hiç bir kadına tebliğ yapmamış ve konuşmamış olması da mümkün değildir.

Her türlü nefsani ve sosyal ihtiyaçları için bayanlarla muhatap olmakta sakınca görmeyen bazı insanlar, bir erkeğin bayana tebliğ yapmasını asla hoş görmez ve kınarlar. Yukarıdaki ayetleri ve kıssaları da kabul etmezler. Apaçık ayetleri görseler de, kendi hurafeler sistemine ölesiye bağlı kalır ve Kuran’ı geçersiz kılmaya çalışırlar. Ancak bu çabaları nafile. Allah İslam’ı özüne döndürecek ve nurunu yeryüzünde tamamlayacaktır inşaAllah. Bu büyük hakimiyet gerçekleşirken de başı açık-kapalı, dindar-ateist, okumuş-cahil tüm kadınlara tek tek İslam tebliğ edilecektir.

Onlar, Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Oysa Allah, Kendi nurunu tamamlayıcıdır; kafirler hoş görmese bile. (Saff Suresi, 8)

İbrahim Akın

5 YORUMLAR

  1. SAÇ ÖRTMEYE de net açıklığı sizler söyleyemiyor sunuz bari ben söyleyeyim!
    Allah katında hepimiz eşit miyiz ? Bence evet! İnanan erkek,inanan kadın olarak sesllenmiş Allahım,
    Neden erkekler SAÇLARI AÇIK namaz kılıyorlar da biz kılmayalım???????
    Biz kadınları”SAÇ’ın örtenler ve örtmeyenler diye kadınları bölenler cehennem odun olsun!Amin!Her rekat duamdır.Belirteyim dedim.

  2. Talih eseri gezinirken bu yazıya denk geldim.

    Yazara ve yorum yapan kardeşimize cevap vereceğim. İster yayınlarsınız, ister yayınlamazsınız. O sizi alakadar eder.

    @yazar kardeşimize,
    Kadınların, saçı, başı ve kolları açık sokağa çıkmaları ve yabancı erkeklerle lüzumsuz yere, konuşmaları, şarkı söyleyerek, hatta Kur’an, mevlit, ezan okuyarak seslerini erkeklere duyurmaları büyük günahtır. Ancak yabancı erkeklerle, alış veriş gibi, ihtiyaç olduğu zaman, fitneye sebep olmayacak şekilde, sert ve ciddi konuşmaları caizdir. (Tergibüssalat, Hadika, S. Ebediyye)

    Ayrıca hükümler sonradan eklenebiliyor. Yani eskiden yasak olmayan şeyleri örnek göstererek yol göstermek sapıklığa düşürebilir dikkat! Hatta şu an bile bazı kaideler değişmektedir. Örnek olarak eskiden mekruh olan sigara haram olmuştur.
    Detay: http://www.dinimizislam.com/detay.asp?Aid=1402

    @yorumcu kardeşimize,
    AHZAB 59. Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına (bir ihtiyaç için dışarı çıktıkları zaman) dış örtülerini üstlerine almalarını söyle. Onların tanınması ve incitilmemesi için en elverişli olan budur. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.

    NUR 31. Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler. Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, kendi oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (mümin kadınlar), ellerinin altında bulunanlar (köleleri), erkeklerden, ailenin kadınına şehvet duymayan hizmetçi vb. tâbi kimseler, yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına zinetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar (Dikkatleri üzerine çekecek tarzda yürümesinler). Ey müminler! Hep birden Allah’a tevbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz.

    Size de direkt Kur’an-ı Kerim’den ayetleri gösterdim. Bunların yeterli olacağını düşünüyorum. Ayrıca erkekler başları açık değil, başlarında sarıkla namaz kılmaları daha mübahtır. Sarık bulamıyorsa takke kullanmalıdır. Ama bunlar şapka kanunu ile Türkiye’de yasaklanınca mecburen başları açık kılmak zorunda kaldılar.

    Yazar ve yorum yapan kardeşlerimize bir tavsiyem lütfen araştırın ve okuyun! Ayrıca bir konuda da yeterli bilginiz olmadan (Kur’an ayeti ve sahih hadis gibi) yorum yapmayın vebal alırsınız. Sizlere verilecek daha çok cevap var ama benim amacım sadece uyarıydı.

    Allah ‘a emanet olun.

    • Belli bir olcude din bilgim var ama yaratilisim geregide sorgulamaktan ve ogrenmekten kendimi alamiyorum. Dogal olarak sorgulamak kuranca yasak sayilmakta, cunku sirk kosma tehlikesi ile karsilasiyoruz. Durum boyle iken bir konuda merakimizi gidermeye calismak bizim gunah islememize neden oluyor. Boyle olunca insanin icindeki bu anlamsiz olgu buyuyor, buyudukce de yolunu degistiriyor.

      Bir diger konu, dinsel anlamda yorum yapmayacagim, gunumuz anlaminda sosyal hayatda KURAN’in soyledigi sekilde kadinlarin kapanmasi v.s insanlari birbirinden uzaklastiracak, sosyal hayati oldurecektir. Bu resmi olarak her ailenin kendi icine kapanmasi anlamina geldigi icin ve insanlarin ozgur ruhlu, devamli kendini yenileyen gelisteren dusunce-akil yapisi nedeniyle cok zor olanaklar haline geliyor. Soz konusu Peygamberler zamaninda bunlari uygulamak son derece kolay, bir o kadarda rahat olurdu. Ancak gunumuz dunyasini goz onune alip tartismaya calisirsak daha basarili sonuclar aliriz.

      Nitekim herkesin dini kendinedir, Allah dusunebilen ve ozgur bir irade ile insanlari yaratmistir. Kendi yolundan sapan olursa Allah’in verdigi akil ve ruh ile dogru yola tekrar yonelecektir.

      Ancak din cok karmasik bir yapiya sahipdir. sorguladiginizda kendinizi dininizin disinda bulabiliyorsunuz. Bu cogu insanin yetistirilme ve yetisme tarzina, ruhuna aykiri. bu noktada ASILIK ortaya cikmakta, insanlar farkinda olmadan bagli olduklari dini umursamamaya basliyor.

      Din herkesin ornekler vererek birilerine ogreti vermeye calismasindan cok daha karisik oldugu icin, herkesin bu goreve nail olmadiginida ayrica dusunuyorum. Ve ekliyorum, Din konulari gercekten cogu insan icin anlasilmasi zor bir olgu. Bunu kavramak insanin bir asama kaydetmesi, bir ust kademeye gecmesi demektir ki o zaman dinsel konulari tam anlamiyla yasayabilirler..

  3. Rahmetli BAHRİYE ÜÇOK’u SAÇ ÖRTMEK FARZ DEĞİLdir!dediği için BOMBA ile PATLATAN ABD-.tleri DİNCİledir. KATLEDİLMİŞtir!Türkiyeyi dönüştürmek için…!Burdan Saçlarını örtmeleri için baskı yapılan cinsdaşlarıma sesleniyorum! Allah şahit, sizde olun;saçlarınızı(tahrik etmek için kullanmamak şartı ile,tıpkı ziynet(halhal)leri farkedilsin diye ayaklarınızı yere vurmayında olduğı gibi) örtmediğiniz için yanacaksanız,ben sizin yerinize de yanarım!

Bir Cevap Yazın