Bağlanacaksın
Bağlanacaksın
Bağlanacaksın
Bağlanacaksın

Bağlanacaksın körü körüne de olsa, o olmazsa yaşayamam diye haykıracaksın tüm dünyaya; haykıracaksın  ki dünya senin kim olduğunu bilecek. Öyle beylik laflara, uzun soluklu cümlelere, ‘ONE MINUTE LARA, YES PLEASE LERE’ gerek yok ki. Sadece üç hece yeterli ‘TÜR-Kİ-YE’. Çok seveceksin mesela , çünkü genellikle o seni az sever,senin onu çok sevdiğini bildiğinden. Çok sevmezsen çok sahiplenmezsin,çok sahiplenmeyince çok aitte olmazsın hem. Doğup büyüdüğün yeri; köyünü, mahalleni, tarlanı, bağını, bahçeni. Hatta bugüne kadar hiç gitmediğin ama var olduğunu bildiğin; en azından kitaplarda, dergilerde, gazetelerde gördüğün Van Gölünü, Erciyes Dağını,Ağrı Dağını bile çok sahipleneceksin. Mimarisi sana aitmiş gibi davranacaksın. Onlar olmazsa Türkiye de olmaz diye,bir taş parçasını bile kaybetmekten korkacaksın.
Öyle sahipleneceksin ki şehitlerin kemikleri sızlamayacak,gaziler; olmayan kolu, bacağı, gözü için ah etmeyecek. Öyle sahipleneceksin ki  değil bu ülkeye savaş açmak, meydan okumak bile güç olacak. Öyle sahipleneceksin ki yerin, makamın önemli olmayacak. Ananın sütü kadar saf ve temiz duygularla sahipleneceksin. Öyle çıkarsız, karşılıksız seveceksin ki çıkar peşine düşen üst makam yöneticileri senin bu sevgin karşısında utanacak,sıkılacak,kaçacak yer arayacak.

Evet senin bu sahiplenmen sana atlar,katlar,yatlar,‘GEMİCİKLER’ kazandırmayacak ama haysiyet kazanacaksın, şeref kazanacaksın. Emeğinin karşılığını alırken takılmayacak boğazına o helal lokmalar,akıp gidecek; bir geminin denizde akıp gitmesi gibi.

Şerefli yaşayacaksın. Satmayacaksın mesela bin bir zorluklarla alınan bu toprakları yabancılara. Milletin vicdanına dokunup yardımlaşma derneğine topladığın paraları gerçekten yardıma muhtaç olan insanlar için kullanacaksın mesela. Bakanlarının, milletvekillerinin yolsuzluklarına yandaşlık yapmayacaksın. Ve en önemlisi cahil, fakir, fukara insanların haysiyetini, şerefini, namusunu kömürlerle, buzdolaplarıyla satın almayacaksın.

Başkalarının ülkelerindeki akan kanı durdurmaya çalışmadan önce, kendi ülkendeki akan kanı durduracaksın mesela. Orada görev yapan komutanlara destek olacaksın. Hiç korkmayın geçecek bu günler diyeceksin. Analara üzülmeyin sağ salim dönecek yavrularınız diyeceksin. Onların duygularını yürekten hissedeceksin. Bunun için de ilk adımı atacaksın oğlunu askere göndereceksin mesela.

Artistlik yapmayacaksın mesela sırf Arap ülkelerinin lideri olacağım diye. Seni susturmaya çalışanları onların diliyle uyarmayacaksın “Türkçe” konuşacaksın. –cağız, -ceğiz geniş zamanlı kipleri kullanmayacaksın mesela, sırf ortalığı yatıştıracağım diye. Ülkenin geleceği lafının altına sığınıp Öcalan itiyle görüşmedim deyip 2 gün sonra görüşüyoruz ama demeyeceksin mesela.

Kısacası adam olmak için ne gerekiyorsa şu dakikadan itibaren yapmaya başlayacaksın. O altmış altı basın danışmanın seni adam yapabilmek için uğraşacak mesela bu günden itibaren.

Bu ülkede yaşayacaksan haysiyetin şerefin namusun ne demek olduğunu öğreneceksin ona göre yaşacaksın. İnan bunu bilerek o kadar fazla insan yaşıyor ki bu ülke de sen bile yapabilirsin bunu.

 BU YAZIYI CAN YÜCEL’İN “BAĞLANMAYACAKSIN” ŞİİRİNDEN ESİNLENEREK YAZDIM.

 RIDVAN KARAKOYUN

4 YORUMLAR

    • teşekkürler aslında bir kaç gün daha yazmayı düşünmüyordum, derslerden dolayı. ama benimde arkadaşım şehit olduğu gün yapacak hiçbir şey bulamayınca kaleme sarıldım. beğenmenize sevindim.

Bir Cevap Yazın