19 Mayıs ile Kurtuluş Savaşını başlatan ve bugünkü yaşadığımız ülke sınırlarının çizilmesini sağlayan ulu önderimiz Atatürk ün ölüm yıldönümü her yıl 10 Kasım da anılmaktadır.10 Kasım ülkemizde Atatürk ü anma ve Atatürk Haftası olarak yaşanmaktadır.
Ulu önderimiz Atatürk ün hastalık belirtisi ilk olarak 1937 yılında ortaya çıktı.1938 yılının son aylarında Yalova da bulunduğu sırada bu belirtiler iyice artarak hastalığı tamamen ortaya çıktı.Yalova da uzman hekimler tarafından yapılan tedavisi olumlu sonuçlar verdi.Fakat bu tedavi sonrasın iyileşme süreci için gerekli olan dinlenmeyi yapmadı ve Ankara ya yolculuk yaptı.Bu yolculuk O' nu hastalığın çemberine iyice yaklaştırdı.
 

nostalji – mustafa kemal atatürk'ü anma ve atatürk hafta | makaleci.com

Bu hastalığın yaşandığı tarihlerde ülkemizin gündeminde Hatay sorunu vardı.Hastalığının ciddiyetini bilmesine rağmen Mersin ve Adana ya geziler düzenledi.Yakıcı ve kızgın güneş altında buradaki askerlerimizi teftiş edip tatbikatlar yaptırdı.Bu olaylar sonunda hastalığın ilerlemesi ile birlikte vücudu çok yorgun düştü.Ülke olarak edindiği ve çok sevdiği milleti uğruna sağlığını hiçe saydı.Güney illerimize yaptığı seyahatler bedeninin iyice yorulmasını sağladı.Mersinden 26 mayısta yola çıkarak Ankara ya döndü ve buradan tedavisi ve istirahat amaçlı olarak İstanbul a geçti.
 
Hastalığın teşhisi için uğraşan doktorlar ilk olarak siroz hastalığı teşhisini koydular.Deniz havası Ata mıza iyi geldiği için bir süre boyunca Savarona Yatı'nda dinlenmeye çekildi.Bu dinlenme sırasında bile ülkemizin sorunları ile ilgilendi çözüm yolları sundu.O günlerde İstanbul a gelen Romanya Kralı ile görüşmeler yaptı.Bakanlar kurulu toplantısına tam oy ile başkanlık yaptı.Hatay Anlaşması nın 4 Temmuz 1938 de yürürlüğe girmesi ile Atatürk ün morali iyice düzelmişti.
 
Temmuz ayının son günlerine kadar Savarona Yatı nda kalan Ata mızın hastalığı yine ilerlemeye başlamıştı.Hastalık iyice artınca O nu Dolmabahçe Sarayı na naklettiler.Fakat bu durum da hastalığın sürekli ilerlemesini durduramadı.O nun bu sağlık sorunlarından haberdar olan Türk halkı sağlığı konusunda tüm haberleri takip ediyordu.Atatürk 5 Eylül 1938 de vasiyetini yazdı.Bu vasiyette yer alan bilgilere göre servetinin büyük bır kısmı Türk halkına ve Türk Dil kurumlarına bağışlandı.
 
Ekim ay ortalarına doğru Ata mızın durumu düzelir gibi olmuştu.Fakat o yılda Cumhuriyetimizin 15. yılını kutlamak üzere Ankara ya gelemedi.29 Ekim 1938 günü Başbakan Celal Bayar a şu notu Türk Ordusuna iletmesi için verdi;
"Zaferleri ve mazisi insanlık tarihi ile başlayan, her zaman zaferlerle beraber medeniyet nurlarını taşıyan kahraman Türk ordusu!" sözü ile Türk Ordusu'nun önemini belirtmiştir. Yine aynı mesajda "Türk vatanının ve Türk'lük camiasının şan ve şerefini, dahilî ve harici her türlü tehlikelere karşı korumaktan ibaret olan vazifeni, her an ifaya hazır ve amade olduğuna benim ve büyük ulusumuzun tam bir inan ve itimadımız vardır"
Bu sözleri ile Atatürk ün Türk ordusuna olan güveni iyice anlaşılmıştır.
 
Aradan fazla zaman geçmeden Atatürk'ün hastalığı tekrar şiddetlendi.8 Kasım günü sağlığıyla ilgili raporlar haberlerde ve gazetelerde yayınlanmaya başladı.Bütün yurdu derin bir hüzün tekrar sardı.Her Türk Atatürk ün kurtulması için dua ediyordu.Ancak bu durumun korkulan sonu oldu.
 
10 Kasım 1938 günü sabah saat 9 u 5 geçe Ata mız DolmaBahçe Sarayı nda hayat gözlerini yumdu.Bu kara haber sadece Türk milletini değil tüm dünyayı yasa boğdu.Büyük,küçük hemen hemen her ülkeden cenaze töreni için temsilciler geldi.Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusuna karşı duydukları derin saygıyı belirten mesajlar gönderdiler.
 
16 Kasım da Atatürk'ün tabutu, Dolmabahçe Sarayı'nın büyük tören salonunda katafalka konuldu.3 gün 3 gece boyunca büyük bir çoğunluk burada gözyaşları ile sel oluşturdu.Türkiye Cumhuriyeti nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ün Cenaze namazı 19 Kasım günü Prof. Şerafettin Yaltkaya tarafından kıldırıldı.Tabutu 12 generalin omzunda dışarı çıkarıldı.Top arabasına konularak İstanbul halkının gözyaşları arasında Gülhane Parkı'na götürüldü.Buradan bir torpido ile Yavuz zırhlısına nakledildi.Yavuz zırhlısı cenazeyi İzmit'e getirdi. Burada Yavuz zırhlısından alınan cenaze, özel bir trene kondu. Atalarına son saygı görevlerini yapmak üzere toplanan halkın kalbinde derin bir üzüntü bırakarak Ankara'ya getirilmek üzere hareket edildi. İsmet İnönü, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, bakanlar, Genelkurmay Başkam, milletvekilleri ile ordu ve devlet ileri gelenleri tarafından karşılanan cenaze, Türkiye Büyük Mîllet Meclisi önünde hazırlanan katafalka kondu.
 
21 Kasım 1938 günü büyük bir çoğunlukla Türkiye Büyük Mîllet Meclisi önünde tören yapıldı.Daha sonra Atatürk'ün tabutu katafalkta alınarak. Etnografya Müzesinde hazırlanan geçici kabre kondu.
 
Türk Milleti daha sonra bu büyük dünya insanına yakışacak Ankara Rasattepe'de bir Anıtkabir yaptırdı. 10 Kasım 1953'te Etnografya Müzesinden alınan cenaze  Anıtkabir'e getirildi. Burada yurdun her ilinden getirilmiş olan vatan topraklan ile hazırlanan sonsuz evine yerleştirildi.

Free Image Hosting At site Free Image Hosting At site

Bir Cevap Yazın