EY AŞK..DOKSAN YAŞIMA GELSEM BİLE TERK ETME BENİ...
Aşk Tiyatrosu

Aşk tiyatrosuna adım attığımız andan itibaren, sahip olduğumuz ya da olmadığımız her nesnenin bir anlam değiştirdiği, bir elmayı ikiye bölüp yemenin tadını, mutluluğun anlamını anladığımız bu tablo da görülmektedir. Kuşların sergilediği ucuş kareografisine, denizlerin dalga yapısına, sağanak şeklin de yağan yağmur da beraber ıslanmak etkenine kadar fevkala de bir durum oluşturmaktadır. Yazar olarak keşke bu tiyatro da oyuncu olabilseydim düşüncemi de katmadan geçemeyeceğim. Dünya adlı mükemmel yapı da insanı adeta hayallere taşıyan bu değer faktörü yaşanılmadan bilinmemektedir. Ne kadar masal ve kitaplara konu olsa da o duyguyu yaşamak gerçekten hayatta var olmayı hissetmektir.

Kalp biyolojik olarak insan sistemine tek başına yeterli olablir fakat duygu sistemine kesinlikle yeterli değildir. Duygunun sağlam bir kariyer çizmesi ancak iki kalp ile görülmektedir. Kalplerin birbirine olan bağı ile de tek bir olguya düşmesi ve iki insan bir kalp olarak karşımıza çıkması bu tiyatro da yer almakla sabit bir etken durumu ortaya koymaktadır. Geçen vaktin derecesi işte o zaman üst seviyeye çıkmakta ve rolümüzü oynamak için dakika saymakta olduğumuzu görmemiz mevcuttur. Aynı zaman da yatarken başımızı koyduğumuz yastıkta düşüncelerimiz arasın da kendini göstermekte ve yarına mutlu bir şekil de uyanmamızı sağlamaktadır.

 

Yazar : By_Unique

1 YORUM

Bir Cevap Yazın