Kaç kişi sizin en ufak bir yeriniz ağrıdı diye ağladı ki? Ya da kaç kişi sizi karşılıksız sevdi?
İlk duyduğum kokuydu onun kokusu ve ilk gördüğüm gözlerdi onun gözleri.
Annem…
Sen çok farklısın anne. Bakışların bile farklı. Sen benim bitanem, vazgeçilmezim. Sen kimse gibi değilsin. Başkası olsan kolay; sevgilim olsan, arkadaşım olsan, komşum olsan, sensiz yapabilirdim. Senden vazgeçebilirdim. Yokluğuna alışabilirdim. Ama değilsin. Sen annemsin.
Benim için ağlayan kadın, sabahlara kadar başımda bekleyen… seni rahatsız etmeyen, tamamen beni ilgilendiren bir konuda üzüldüğümde üzülen, ben mutlu olunca mutlu olan, hastayken bile ben acıktığımda yemek yapan kadın. Evet sen..
Sen gidersen ben ne yaparım anne? Olmaz ki, yapamam. Kim tutar elimi? Kim kollar arkamı? Kime sarılırım ben?
Dünyanın bütün parfümlerini bir araya toplasalar senin kokuna değişmem. Sen gidersen ben yıkılırım anne. Hiç gitme olur mu? Bırakma beni. Bu kirl dünyada; ben hala senin o minicik elleri olan, daha yürüyemeyen saflıkta olan kızınım. Sende;
O, kalbini bana karşılıksız açan, beni asla terketmeyen kadınsın. Rabb’imin ayaklarının altına cenneti koyduğu kadınsın. Dünyadaki cennetimsin. Tek başına bir vatansın hatta kocaman bir dünya. Hakkını asla ödeyemeyeceğim insansın.
Anneliği ben anlatamam sana. Ama anne olmadanda biliyor insan anneliğin-senin- nasıl şefkat dolu olduğunu.
Anne;
Sen gitmesen olmaz mı? Sen benim ışığım ve ben hala o karanlıktan korkan kız çocuğu ..

2 YORUMLAR

Bir Cevap Yazın