Alışkanlıktan öteye gidemeyen ilişkiler vardır. Varlığına sığınılan,yokluğunda özlenmeyen… Asla baş başa kalamadığınız… İki kişilik yaşanmayan ilişkiler… Aynı yatağı paylaşırken bile ortanızda yer açmak zorunda kaldığınız yalnızlığınız… Oysa yalnızlıklarımızla vedalaşmak isteriz kendimizi yeni birine açtığımızda… İçimizden geldiği gibi, benliğimizden vazgeçmeden yaşamak, yaşanmak…

An geliyor… Sıradanlaşan hayatımıza uzaktan bakma isteği beliriyor bir yerlerde… Ve işte o an yüzleşmek istemediğimiz gerçeklerle baş başa kalıyoruz… Kabullenmek zor…İnkar etmek can yakıcı…

Bir damla huzur için vazgeçtiğimiz doğrularımız hesap sormakta gecikmiyor…Ve en zoru verecek hesap bulamamanız…Bir katilin öldürdüğü insanın siluetiyle geçirdiği dayanılmaz gecelerin vicdanında yarattığı derin izleri taşımak vücudunuzda… Ve hayatın ne getireceğini bilmeden seçim yapıp gitmek olduğumuz çetrefilli yollar…

Kalıp benliğimizden vazgeçip bir fiske huzur için ömür tüketmek mi yoksa hadi bir cesaret diye yüreklenip hayatı bıraktığımız yerden yakalamak mı…  Çoğu kişinin hemfikir olduğu bir nokta var ki göz ardı edilemez… Mutluluk dilendiğimiz ölçüde bizden hızla kaçar…

10 YORUMLAR

  1. Emeğe saygı…rep verin…bu gibi diyaloglar eski ucuz forum sitelerinde kaldı…lütfen orijinal ve kaliteli yorumlar yapın yazılara. Eminim herkes olmasa da bir çok yazar, yazılarının ne tepki aldığını görmek ister.

    Bu arada; yazı güzelmiş:) başka yazılarınızı da okumak isteriz.

  2. “Mutluluk dilendiğimiz ölçüde bizden hızla kaçar…”

    Güzel ve düşündürücü bir yazı. Yazının tamamı bir yana, en güzeli de yukarıdaki son cümle…

Bir Cevap Yazın