Yıllardır Amerikan filmlerini izleyen biriyim. Amerikan taraftarı olduğum için falan değil aslında, sadece Hollywood’un hızlı, hareketli tarzını sevdiğim için… Hollywood yapımı filmlerin hepsinde, Amerika kötü adam rolünde olsa bile her zaman kendisinin reklamını yapar. Amerikan bayrağı hemen her Hollywood yapımında muhakkak birkaç kez dalgalanır. Amerikan silahlı kuvvetleri salgın hastalıklarda bile 112 acil yardım ekibi gibi tanklar, helikopterler, bir sürü üst rütbeli asker o bölgeyi karantinaya alır ve ordu bir anda salgın hastalığın olduğu bölge sanki ele geçirilmiş bir toprak parçası gibi kendini konumlandırır. Bunlar bir ülkenin ulusal ve milli güvenlik koordinasyonu açısından halkına verdiği önemi göstermek için bence olağan şeyler. Olması da gerekli diye düşünüyorum açıkçası. En çabuk en hızlı ve hareketli bir biçimde kahramanlık edalarıyla süslenerek seyircinin izleme menüsüne koyulur.

Hollywood yıllardır filmlerinin bir kısmında felaketleri konu alır. Bir kısmında uzay projelerini seyirciye sunar. Bir başkasında yukarıda anlatmaya çalıştığım gibi bilinmeyen hastalıkları karantinaya alan bir askeri gücün hikayesi anlatılır. Rambo gibi filmlerde dünyanın bir ucunda da olsa kahramanlık destanları yazılır vs vs. Bence bu filmlerin ortak bir yönü var. Belki seyirci de bunun farkında. Amerikan halkının vazgeçilmez bir parçası ve kültürü olan zenciler hemen hemen bütün Hollywood filmlerinde muhakkak rol almışlardır. Ama iyi ama kötü, ama lider ama bilim adamı, herneyin canlandırılması gerekiyorsa muhakkak beyaz perde de Hollywood zenci bir aktörünü kullanmıştır. Bundan sonra da kullanacaktır. Hollywood bazı filmlerinde bir zenci aktörü başkan dahi yapmıştır. Mesela ARMEGEDDON filmi. Bu filmde Amerikan başkanı bir zenciydi hatırlarsanız.

Şimdi! Gerçek hayata baktığımız zaman Amerika yavaş yavaş zenci bir vatandaşını liderliğe hazırlıyordu zaten. Amerikan Genel Kurmay Başkanlığı, Genel Sekreterlik, üst düzey askeri yöneticilik yapmış bir zenci. Colin Powell. 35 sene profesyonel askerlik geçmişi olan Powell, bu sürede, sayısız komutanlık ve kurmaylık görevlerinde bulundu ve general oldu. Aralık 1987’den Ocak 1989’a kadar Amerikan Başkanı’nın Ulusal Güvenlik İlişkileri Danışmanlığını yaptı. Daha sonra, 1 Ekim 1989’dan 30 Eylül 1993’e kadar Savunma Bakanlığı’nın en yüksek askeri pozisyonu Genelkurmay Başkanlığı yaptı. Bu süreçte 28 kriz yönetti. Bunlara 1991 Çöl Fırtınası Harekatı da dahil. Powell, ABD Başkanı George W. Bush tarafından 16 Aralık 2000’de Dışişleri Bakanlığı’na aday olarak gösterildi ve ABD Senatosu tarafından oybirliğinle onaylanmasının ardından, 20 Ocak 2001’de 65. Dışişleri Bakanı olarak yemin etti. 26 Ocak 2005’te görevini bıraktı. Bill Clinton, George W. Bush, hatta Ronald Reagan’la çalıştı. Son dönemde ise Bush, Dışişleri Bakanlığı görevini Condoleezza Rice isminde bir zenci bayana verdi. Ve şimdi bakıyoruz Amerikanın en tepesinde, dünyanın en medyatik en göz önündeki başkanı bir Kenya kökenli zenci: Barack Hussein Obama. Sizce Amerika gibi sistem üzerine kurulu bir devletin bunları sıradan ve sadece halk seçtiği için mi bugün Beyaz Saray’da bir zenci başkan oturuyordur? Bence bu tartışılır, hem de çok tartışılır. Tartışılacak başka bir konu daha var. Obama’nın yemin törenine milyonlarca insan katıldı. Milyarlarca insan televizyondan, internet üzerinden Obama’nın yemin törenini izledi. Benim aklıma bazen şöyle birşey de takılıyor. “Acaba bu kadar insan Obama’nın başkan olmasını mı kutluyor, yoksa George W. Bush’un gidişini mi?” Bush’un yaptıkları ortada. Yeni başkana ciddi bir enkaz bıraktı. Açıkçası dünyanın anasını ağlattı gitti. Obama ne yapacak. Biraz zaman vermek gerekir. Ama oda boş durmuyor, kıpırdanmaya başladı bile. Çünkü acil çözümlere ihtayaç duyan bir sürü problem var. Sempatik olmak yetmiyor, kaldırılmayı bekleyen bir dünya enkaz var ortada.

Ne garip tesadüf ki, BEYAZ SARAY’ın inşaasında Barack Obama’nın ataları inşaat işçisi olarak çalışmışlar. Bugün onların torunu olan Obama, dedelerinin yapmış olduğu o BEYAZ SARAY’da başkan olarak oturuyor. Belki de tarih yavaş yavaş Amerika’dan intikam almaya başlayacak. Yarın KIZILDERİLİLER Amerikan başkanlığına neden aday olmasınlar. Hatta o koltuğa neden oturmasınlar. Şimdi bunu okurken aklınıza belki de şu gelebilir. Amerika’ya başkan olmak öyle herkesin harcı değil, KIZILDERİLİLER hiç mümkün değil diyebilirsiniz. Ama unutmayın ki, Avustralya’nın yerlileri olan Aborjinler Avustralya meclisinde ve yönetiminde temsil ediliyorlar ve oy kullanma hakları var. Belki benim bilmediğim başka siyasi haklara da sahiptirler. Neden KIZILDERİLİLER Amerikaya başkan olmasınlar. Onlar da Amerika’nın yerlisi değiller mi?

Konuyu toplayacak olursak, Amerika yıllardan beri en iyi tanıtım faktörü olan filmlerle zenci vatandaşlarını üst seviye rollerde hep kullandı. Daha sonra o filmlerde canlandırıldığı gibi gerçek hayatta zenci vatandaşlarına çok önemli uluslararası görevler verdi. (Genel Kurmay Başkanlığı, Dışişleri Bakanlığı, dünyanın önemli noktalarında üst düzey komutanlıklar, diplomatlıklar vs.) Ve bugün Barack Obama ABD başkanı. Bence Amerika siyahi bir başkanı çoktan istiyordu ve hazırdı zaten… Yemin töreni bunu gösterdi bence… Bundan sonra ne yapacak. Veya ondan neler isteyecekler. Amerika’yı ABD başkanı yönetir. Bunu herkes biliyor.

Peki ya başkanı yönetenler kimler sizce?

5 YORUMLAR

  1. Cok guzel bir yazi, bir cok kez yazmayi dusundugum bir konuydu, tesekkurler. Diger yonden bence amerika gecmiste yaptiklarinin gunahini cikartiyor bir bakima. ozellikle amerika sinemasina bakildiginda, zenci olmayan bir film cok zor gorursunuz. son zamanlarda yapilan bir cok kahramanlik filmlerinde ise zencileri on plana cikararak, gecmisteki hatalarini bir bakima kapatiyor ve toplumsal bir mesaj vererek, bakin biz size saygi duyuyoruz hissini veriyorlar..

    Ozellikle amerikadaki zenci nufusunun cogunlugu yasal olmayan yollarda calistigi ve bir cok oldurme olayina karistigi icin bence amerika bu hollywood filmlerini bir nevi psikolojik rahatlatma olarak kullaniyor.
    Bu sayede bu etkin ve rahatsiz edici zenci nufusunu toplumda onemli gibi gosterip, diger insanlarin rahatini sagliyorlar.
    Gunah cikarma olayini soylememe gerek yok zaten, uzun bir sure amerika, ingiltere, fransa gibi ulkeler zencileri kole olarak kullanarak onlari hayvan yerine koymustur. simdilerde ise bir cok avrupa ulkesinde zenciler toplumda devlet tesviki ile yer aliyorlar. is, ev, yemek verilerek gecmizde yaptiklarinin gunahini cikartiyorlar..
    Bunu soyle ozetlersek, zenciler insan muamelesi gormek icin uzun seneler kolelik yapmistir. simdi ise amerikanin gordugu gelecek kaoslarin tamiri olarak bu kisilere dost eli uzatiyor..
    Diger bir konu artik dunyanin tamamen degistigidir. bunun altinda fazla bir komplo aramak istemiyorum ama varsada mutlaka kaleme alinmali..

    Tekrar ellerine, yuregine saglik diyorum..

  2. Kendi makalemi hazırlamıştım ki, bana bu yazının e-postası geldi. İlgimi çekti. Okudum. Ellerinize sağlık. Gözlerim ağrıdığından, hızlı hızlı okumak zorundaydım…

    Hollywood ile ilgili kısımları çok yerinde tespitler ile anlatmışsınız.

    Hollywood, piskolojik harekatın değişilmez üssüdür. Kızılderililer Devlet kurdular aslında, kimse tanımadı…

    Onlar bizim soydaşlarımız, yönetsinler ABD’yi güzel olur. :)

    Siyah başkanlık meselesine gelince, ten rengi ne olursa olsun, hatta ABD bütünü ile zenci olsun, önemli olan o Devlet’i kuranlardır.

    Kimlerdir onlar?

    Washington’un yerleşim şeklini masonik biçimde oluşturup ABD anayasasını masonik döküman haline getiren beyazladır. Pek ala, Masonlar işin görünür kısmıdır. T.Ş. örgütlenmesi için bir araçtır. Öne atılmış yemdir. İsa için hac yapan hristiyanları koruyan Tapınak Şovalyeleri, asıl Obama’dır!

    İşi gizemli bir yana çekmek gibi bir isteğim yok ama bu böyle işte…

    Obama ile ABD’de ki zencilerin kölelik düzeyi arttırıldı o kadar…

    Yoksa Ahmet Türk, Nihal ATSIZ gibi bir adama çevrilse, sonra da Başbakan olsa ne yazardı? Kim karşı çıkardı?

    Tekrar ellerine sağlık.

  3. Dogru diyorsun yusuf, ama Ahmet Türk oldugu yerde kalsi lazim degil bize :):) Hollywood’un her filminde mutlaka bir psikolojik uygulama gorebilirsiniz. ozellikle zencilerin iyi olduklari :) dedigin yerinde bir teshis olabilir, yani zencilerin hala kole olarak olarak kaldiklari. Ancak benimde gordugum bir amerika var. ne kadari dogru bilemem ama gercekten dunyada bir degisim soz konusu. bundan bazi ulkeler kotu etkilenecek, zaman yakindir..

  4. İşte o kötü etkilenecek ülkelerden birisi biziz.

    Eğer, hükümet bu kadar çok açılırsa fena, çok açılmamak lazım boğulmayalım…

    Kürt açılımı- ABD’nin zenci başkanı bu değişimdir senin dediğin gibi…

  5. Kurt acilimini desteklemiyorum acikcasi ancak bu sorunada bir an once bir care bulunmali, diger yonden ABD de bir grup kuruyorlar :) neyse abd bunun baslangic noktasi sanirim. dedigin gibi fazla acilmasak iyi olacak, aksi halde bogulmak icten bile degil..

Bir Cevap Yazın