“… Hiç şüphesiz Allah’ın yolu, asıl yoldur. Ve biz alemlerin Rabbine (kendimizi) teslim etmekle emrolunduk.” (Enam Suresi, 71)

İnsan için iki yol vardır; Allah’ın yolu, şeytanın yolu. Biraz daha detaylandırırsak, insan ya vicdanına uyar ya da nefsine uyar. Ama insan, nefsini bir kenara bırakıp vicdanına uymakla yükümlüdür. Nefis ve şeytan bu dünyada imtihan için yaratılmışlardır. Allah kıyas yapabilmemiz, iyiyi ve kötüyü ayırt edebilmemiz, güzel bir ahlaka sahip olup cennete layık bir hale gelebilmemiz için bir ilimle nefsi ve şeytanı yaratmıştır. Ama yazının başında da belirttiğim gibi insan sadece vicdanına vahiy edilenden sorumludur. Çünkü o Allah’ın ilhamıdır. Allah’ın kulundan yapmasını istediğidir. O ilham, Allah’ın dosdoğru yoludur.

Yüce Rabbimiz kullarının hiç bir surette şeytana ve nefislerine uymalarını istemez, buna razı olmaz. Çünkü Allah zulmedici değildir. Rabbimizin kullarına zulmedici olmadığı, Kur’an’da şu ayetlerde geçmektedir.

* Bu, ellerinizin önden sunduklarıdır. Allah, gerçekten kullara zulmedici değildir. (Ali İmran Suresi, 182)

* Bu, ellerinizin önceden takdim ettiği işler yüzündendir. Yoksa şüphesiz Allah kullara zulmedici değildir. (Enfal Suresi, 51)

* (Ey insan) Bu, senin ellerinin önden takdim ettikleridir. Şüphesiz Allah, kullar için zulmedici değildir. (Hac Suresi, 10)

* (Onlara) Hatırlatma (yapılmıştır); Biz zulmedici değiliz. (Şuara Suresi, 209)

* İşte Biz, onların her birini kendi günahıyla yakalayıverdik. Böylece onlardan kiminin üstüne taş fırtınası gönderdik, kimini şiddetli bir çığlık sarıverdi, kimini yerin dibine geçirdik, kimini de suda boğduk. Allah onlara zulmedici değildi, ancak onlar kendi nefislerine zulmediyorlardı. (Ankebut Suresi, 40)

* Kim salih bir amelde bulunursa, kendi lehinedir, kim de kötülük ederse, o da kendi aleyhinedir. Senin Rabbin, kullara zulmedici değildir. (Fussilet Suresi, 46)

* “Huzurumda söz değişikliğe uğratılmaz ve Ben kullara zulmedici değilim.” (Kaf Suresi, 29)

Yüce Rabbimiz Allah, ayetlerden de anlaşıldığı gibi adildir,  merhametlilerin en merhametlisidir. Ve asla kullarına zulmedici değildir. İnsan nefsine uyarak kendine zulmetmiş olur. Halk arasında da bir söz vardır “insanın kendine yaptığı kötülüğü, düşmanı bile yapmaz” diye. İnsan nefsine uyarak kendine en büyük kötülüğü yapar. Çünkü şeytan ve onun emrinde olan nefis, insanın en büyük düşmanıdır.  Nefsine uyan kişi Rabbimizin Bakara suresinin 208. ayetinde bildirdiği  gibi şeytanın adımlarına uymuş olur.”.. şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o, size apaçık bir düşmandır. (Bakara Suresi, 208)

Rabbimizin tüm bu uyarılarını dikkate alarak hayatımızın sonuna kadar Allah’ın yolundan ayrılmamamız gerektiğini unutmamalıyız. Sadece Allah’ın rızasını ve rahmetini amaçlayarak,  dünyevi hiç bir çıkar gözetmeden Kur’an’ın rehberliğinde salih amellerde bulunmalıyız. Cennete layık bir ruh güzelliğine sahip olmak için tüm hayatımızı Allah yoluna adamalıyız. Nefis ve şeytanın en büyük düşmanımız olduğunu bilip, Allah’ın dosdoğru yolundan ayrılmamakta kararlı olmalıyız.

Allah’ın dosdoğru yolunda ilerlemeyi hedefleyen kişi, Allah’ın sınırlarını korumada titizlik gösterir ve Peygamber Efendimiz (s.a.v)’i kendine örnek alır. Bunda kararlı olan bir insan hayatı boyunca karşılaştığı tüm zorluklara karşı da sabırlı olur. Çünkü Rabbinin onu zorluklarla da imtihan edeceğini ama her zorlukla beraber bir kolaylık sağlayacağını da bilmektedir. Her ne zorluk olursa olsun, her durumda Rabbine dua eder ve O’ndan yardım diler. Bu bir insan için olabilecek en büyük rahatlık ve mutluluktur.

Allah, Kendi rızasına uyanları kurtuluş yollarını gösterir ve karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Bu, Allah’ın samimi kullarına vaadidir. “Allah, rızasına uyanları bununla kurtuluş yollarına ulaştırır ve onları Kendi izniyle karanlıklardan nura çıkarır. Onları dosdoğru yola yöneltip-iletir. (Maide Suresi, 16)”

2 YORUMLAR

Bir Cevap Yazın