Hiç şüphesiz din, Allah Katında İslam’dır(Ali İmran Suresi, 19) Allah, iman eden kulları için seçip beğendiği İslam dininde iman edenlerin ayaklarını sağlamlaştıracağını ve korkularından sonra onları güvene çıkaracağını Nur Suresi 55. ayetinde vaat etmiştir.

Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez… (Bakara Suresi, 185) ayetinden de anlaşıldığı gibi Allah kulları için zorluk istemez ve iman eden kullarını… kolay olan için başarılı kılacağız. (A’la Suresi, 8) buyurur. Ancak bazı kişiler İslam dinine sonradan eklenen ve Kuran’a tamamen tezat olan bilgilerle, İslam’ın yaşanması zor bir din haline dönüşmesine vesile olmuşlardır. Bunun sonucu olarak da pek çok kişi İslam’dan uzaklaşmış, bu “zor” zannettikleri dini yaşamayı hep ileriki yaşlara ertelemişlerdir.

İnsanların çoğu, kendilerine din olarak sunulan bilgilerin doğruluğundan emin olmadan, çoğunluğun uygulamasını referans alarak yanlış bir dini inanç sistemine yönelmişlerdir. Sağlam bir Kuran bilgisi ise insanın, sunulan bilgilerden yanlış olanları eleyerek en doğruya ulaşmasına vesile olur. Ancak hatalı bilgi ilk bu noktada ortaya çıkar. Genelde bizlere öğretilen, “Kuran’ı siz anlayamazsınız, âlimler okuyup açıklar, siz de onlardan dinleyerek öğrenebilirsiniz” telkinidir. Oysa Rabbimiz, “Andolsun Biz Kur’an’ı zikr (öğüt alıp düşünmek) için kolaylaştırdık. Fakat öğüt alıp-düşünen var mı?(Kamer Suresi, 17) buyurmuştur. Kuran, âlimlere ya da din adamlarına indirilmiş bir kitap değildir. Ve şüphesiz o (Kur’an), senin ve kavmin için gerçekten bir zikirdir. Siz (ondan) sorulacaksınız. (Zuhruf Suresi, 44) ayetinden de anlaşıldığı gibi her insan ahirette tek başına hesap verirken, Kuran’dan sorulacaktır.

Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (sav) Allah’ın kulu ve elçisidir. Ancak seçildiğinde ne bir dini eğitimi vardı ne de okuma yazması. Diğer peygamberlerin ve Kuran’da bahsedilen iman sahibi kulların da dini bir eğitimi yoktu. Dolayısıyla Kuran’ı anlamak için engin bir dini bilgiye değil, sadece samimi bir kalbe ihtiyaç vardır. Allah, “…İçten (Allah’a) yönelenden başkası öğüt alıp-düşünmez.” (Mü’min Suresi, 13) buyurmuştur.

İslam dini üzerinde araştırmalar yapmış, hayatını bu konuya vakfetmiş değerli din adamlarımızın görüşlerine başvurmakta elbette sakınca yoktur. Ancak kulaktan dolma bilgilerin çabuk yayıldığı toplumumuzda, yanlış bilgilerin önüne geçmek ve doğru olanı yayınlaştırmak için herkesin Kuran okuması ve anlamak için gayret etmesi şarttır. Kuran, anlaşılması zor bir kitap değildir. Allah’ın çok açık emirlerine gereksiz eklemeler yaparak daha karmaşık ve zor bir hale getirmek, İslam’a yapılan en büyük kötülüktür. Sade ve kolay olan dinimizi yaşanamayacak kadar zor bir şekle getirenler, bu dünyada da ahirette de bunun hesabını vereceklerdir.

Hz. Musa da kavminde bulunan ve dinin açık hükümlerini detaylandırarak zor hale getiren insanlarla mücadele etmiştir. Kavmine, Allah’ın kendilerinden bir sığır kesmelerini istediğini iletmiştir. Ancak kavmi, çok anlaşılır olan bu emri detaylara boğarak neredeyse sığırı kesemeyecek hale gelmişlerdir. Bu konunun anlatıldığı ayetler şöyledir:

Hani Musa kavmine: “Allah, muhakkak sizin bir sığır kesmenizi emrediyor” demişti. “Bizi alaya mı alıyorsun?” dediler. (Musa) “Cahillerden olmaktan Allah’a sığınırım” dedi.

“Rabbine adımıza yalvar da, bize niteliklerini açıklasın” dediler. (Musa, Rabbine yalvardıktan sonra) “Şüphesiz Allah diyor ki: O ne pek geçkin, ne de pek genç, ikisi arası dinç(likte bir sığır olmalı)dır. Artık emrolunduğunuz şeyi yerine getirin” dedi.

(Bu sefer) dediler ki: “Rabbine adımıza yalvar da, bize rengini bildirsin.” O: “(Rabbim) diyor ki: O, bakanların içini ferahlatan sarı bir inektir” dedi.

(Onlar yine:) “Rabbine adımıza yalvar da, bize onun niteliklerini açıklasın. Çünkü bize göre sığırlar birbirine benzer. İnşaAllah (Allah dilerse) biz doğruyu buluruz” dediler.

(Bunun üzerine Musa, “Rabbim) diyor ki: O, yeri sürmek ve ekini sulamak için boyunduruğa alınmayan, salma ve alacası olmayan bir inektir” dedi. (O zaman): “Şimdi gerçeği getirdin” dediler. Böylece ineği kestiler; ama neredeyse (bunu) yapmayacaklardı. (Bakara Suresi – 67 – 71)

Ayetlerden de anlaşıldığı gibi insanlar, sığırın niteliklerini öğrenme çabasına girerek hükmü zorlaştırıp uygulayamayacak hale getirmişlerdir. Oysa onlardan istenen sadece bir sığır kesmeleridir. Aynen ayetteki gibi, Allah’ın Kuran’da bildirdiği emir ve yasaklara sonradan yapılan eklemeler de, dini yaşanması zor bir hale getirmiştir. Oysa Allah, kullarına zorluk dilememiş ve onları kolay olanda başarılı kılacağını vaat etmiştir.

Bir Cevap Yazın