İranlı müslüman filazof,Düşünceleri genel olarak “İslam’a dönüş” -“öz”e dönüş- başlığı altında toplanabilir ve bilimsel kaynaklara dayanması, sosyoloji vurgusu yapması ve Batı metodolojisini, çeşitli açılardan eleştirmekle birlikte çeşitli açılardan yapıcı bir şekilde kullanması (ki sosyoloji gibi çeşitli bilimler ve Batı düşüncesinde ortaya çıkan çeşitli fikirlerin, örneğin bazı Marksist fikirlerin, İslam’ın özünde de daha farklı bir şekilde ortaya konduğunu da savunur) sebebiyle moderndir ve gelenekçilikten uzak olduğu gibi gelenekçi görüş ve kesimlere eleştirel yaklaşır nitekim bu sebeple eleştirildiği veya çelişki ile suçlandığı olmuştur. Anlattığı ve değindiği noktalar o kadar mühimdir ki düşünmemek için kör olmak gerekir. Onun hayatının seyrine bakmak bile insanı sarsıyor. Şehadet bilincini hayatı ile ortaya koymuş hem sözde hem de özde bir içten ve ciddi ve düşündürücü sürükleyici yorumları eleştirilerini okudukca ona o yazılarında hak vermemek elde değil. İslam düşüncesini nekdar kör gözle baktığımızı derin eleştirilerini okudukça arastırdıkça sanki okuduğunuz her yazıyı size bir şey anlatmak kanıtlamak pahasına yüzünüze karşı söylermis gibi ali şeraitinin eserleri ile bir seruvene çıkıyorsunuz.. hayatini iman ve cihat uzerine yasayan bir dava adami. islam ve felsefeyi birşetiren ve filozofluğuyla bilinen,devrimci muhteşem bir münin .Ali Şeriti’yi şehid edilmiş, vucudunu da paramparça edebilirlerdi ama şehid olsada fikirleri ni düşüncelerini ölümsüzleştirmiş yazar. Bütün eserleri Türkçeye cevrilmiş. Daha önce adını hiç duymadığım bu yazarın geçmişten bu güne yarınlara sonsuzluk içeren uluslararası bir okuyucu kitlesine sahip olduğunu araştırmalarımla öğrendiğimde şaşkınlığımla hayrete düştüm. Sosyal paylaşım sitelerinde ,internet ortamında yazarın eserlerinin yurt dışından hemen hemen her ülkeden bir dil halinde kitaplarına yorumlar yapıldığını gördüm.ve kendi kendime Müslüman türk camiasını eleştirdim. Keşke fantastik ,bilim kurgu kitaplarına harcadığımız zamanın 3/1 olsa bile bir zamanda bu yazarın eserlerine ayırabilsek.Ali şeraitinin bir kitabını okurken diyer eserlerini merak etmemek elde değil. Dine karşı din kitabının kısımlarını okurken başka hangi konularda kitaplar yazılar yazdığını merak etmekten bir kitabına odaklanamaz oldum. Beni bukadar etkileyen bir yazar öğrencilik ve okuyuculuk tarihimde bir ilk.Bu merakımdan ötürü ali şeraitinin parça parçada olsa bütün kitaplarından kısımlar halinde araştırma yaparak merakımı azda olsa gidermiş oldum. Başka yazarların ‘der ki ! ali şeriati sizi rahatsız etmeye geldim’ başlığı ile kitaplar çıkarttığı,yazarların ali şeraiti hakkında yazılar,makaleler yazıları oluşturduğunu öğrenmek bu yazarın çok kıymetli bir devrimci mumin olduğunu anlamış oldum.ali şeraitinin bir çok özlü sözü var beni en çok etkileyen sözü ,eserleri bi yana düz yol’iken rampaya dönüşen ali şeraitinin hayatı olduğu için ‘sizi rahatsız etmeye geldim’ sözüdür. Yazarı tanıdıktan sonra bu sözden bir sayfa dolusu makale çıkar.eminimki ali şeraitinin okuyucu kitlesi rahatsız olmaya bir sonsuzluk çizgisinde razı gelirdi. Ali Şeriati’nin ilk kitabı Türkçeye 1980’li yılların başında çevrilmiş.80 li yıllarda geniş bir okuyucu kitlesine ozamandan bu gune yayılmış. Uyuyanları uyandıran bir şahid ve bir şehid yorumu çoğunlukla ali şeraiti için en çok kullanılan yorum.aydınların gelişmesi gerektiği ve gençlerin yetişmesi gerektiğini söyleyen yazar 1933 yılında Mazinan, Sabzevar, İran’da doğmuş. Babası ilerici milliyetçi bir öğretmen olan Muhammed Taki dir. Hayatta ilk eğitimini babasından almış. Objektif düşünürlüğü ile eğitiminde katlarca yol almış. Lisansını İran’da bitirdikten sonra, Paris Üniversitesi’nde doktorasına başlamış Burada, 1964 yılında Sayfuddin’den “Belh’in Faziletleri Tarihi” isimli bir el yazmasının notlandırılmış bir Farsça çevirisini yaparak Edebiyat dalında doktor olmuştur. Daha sonra İran’a dönmüş, fakat hemen şah yönetimi tarafından tutuklanıp hapsedilmiştir. Yönetim onu Fransa’dayken devleti yıkıcı siyasi aktivitelerde bulunmakla suçlamıştır. Daha sonra 1965’te serbest bırakılmış ve Meşhed Üniversitesi’nde eğitim vermeye başlamıştır.din içi camilara katılmıs ulusal direniş cephe örgütlerinde bulunmus Bı kaçkez tutuklanıp yargılanan şeraiti serbest bırakıldıktan sonra düşüncelerinin yolundan hep gitmiş. Beni en çok etkiyelen ali şeraitinin tutuklama emri çıktığında şeraiti bulunamamıs ailesinin (babasının) tutuklanmasından sonra teslim olmaya gelişidir.klasık islamı dusunurler gıbı davranmamıs öze dönüş cagrısında bulunarak ali şeraiti bır çığır açmıstır. Bu dünürlüğünden dolayı ali şeraiti turkiyede şi iranda suni olarak eleştirilere maruz kalmış.ali şeraitinin devrimci ruhu ona yapılan eleştirilerin önüne geçmiş ve düşünceleri çığ gibi büyümüştür.iranda serbes bırakıldıktan sonra çalışmalarına devam etmiş militanlar takibi tehdidi ile yaşamıs irandan ayrılıp isvicre Belçika İngiltere gurbetçiliği yapmış otel odasında ölü bulunması sebebiyle Ölümü hakkında şüpheler vardır.Kimi kaynakçalarda onu, İngiliz istihbaratıyla iş biriliği yapan SAVAK’ın öldürdüğünü yazdığı halde, ölümünden sonra yapılan otopside herhangi bir şüpheli ize rastlanmamıştır.yazılarıda kaynakçalara eklenmiştir Rapor, kalp yetmezliğinden öldüğünü belirtmiş.Bir okuyucusu olarak ali şeraitinin öldürüldüğünü düşünüyorum çünkü savak’ın ali şeriatiyi sürekli takip altında tuttuğu arastırmalarımda çokça karşıma çıktı. Rahatsız olanların öldürmeyeceği bir yazar olsa idi bir hücrede 7 ay tek başına ölmesini beklenircesine aç ve susuz bırakılmazdı .iranda devrim düşüncesi geleneksel kör İslam düşüncesini kapatmaya calısması İranlı geclerin yeni devrim düşüncesi olusturması için ali şeraiti tutkunlu olması ,iran devletinin şeriatiyi öldürmek istemesini düşündürür.
SAVAK: Milli İstihbarat ve Devlet Güvenlik Örgütü, İran’ın casus yetiştirmek ve istihbaratçı eğitmek amacıyla CIA yardımıyla kurulan ve 1957 ile 1979 yılları arasında faaliyet gösteren istihbarat teşkilatıdır. Devrim öncesi İran’ın en önemli ve etkili felsefi liderlerinden sayılan Şeriati’nin görüşleri bugün hâlâ İran toplumunda popüler ve etkindir. Özellikle bugünki İslami Cumhuriyet rejiminin biçimi, ruhban sınıfının konumu ve eşitlik anlayışına karşı çıkan kesimler tarafından beğenilmektedir.Şeriati’nin düşünsel çalışmaları sadece devrim öncesi ve sonrası İran’ı değil, dünya çapında İslamcı topluluk ve düşünceler başta olmak üzere birçok kişi ve grubu etkilemiştir. Çeşitli dini kavramlara yaklaşımı, ruhban sınıfının eleştirisi ve İslamcılık hareketinin içinde kabul edilen çeşitli çıkarımlarıyla ilgi çekmiştir.Günümüze kadar bir çok yazarın ali şeraiti hakkında yazılarını, ali şeraiti ile tanışıklığı olan yazarların yazılarını okudukça ilgi duyduğum bu yazar ile kafamdaki ali şeraiti kimliği tamamen oluşmuş oldu.’Keşke insanlarımıza abdesti bozan şeylerin yanında imanı bozan şeylerdende bahsedilseydi’ … Ali Şeriati
HAKKI KARAGÖZ (2016 KIRIKKALE)

Bir Cevap Yazın