Muhteşem zeka, Mantığın karizmaya dönüştüğü an… Matematiğin sonsuz hali.. John Nash.

Filmi izleyeli bayağı oldu, ama bende bu film “Mutlaka izlenilmesi gereken filmler” kategorisinde. Bence herkes bir defa izlemeli.

Filmin Konusu:

En iyi film (drama), en iyi erkek oyunucu (Russell Crowe), en iyi yardımcı kadın oyuncu (Jennifer Connelly), en iyi senaryo, en iyi müzik, en iyi kurgu, en iyi makyaj dallarında toplam 8 dalda Oscar’a aday gösterilen “Akıl Oyunları”nın senaryosu, The New York Times muhabiri Sylvia Nasar’ın yazdığı biyografiye dayanıyor. Kitabı senaryolaştıran ise Akiva Goldman (Oscar adayları arasında). Ron Howard’ı sinemaseverler “Apollo 13” filminden hatırlayacaklardır.

John Nash, çok zeki, yakışıklı ve Princeton’un matematik bölümünün en parlak yıldızıdır. Ancak bir süre sonra hayal dünyasına sürüklenir. Kendi isteği dışında zorla tedaviye tabi tutulur. Davranışları giderek tutarsız bir hal alır. Güzel karısı onu çaresizlikten terk eder. Gidecek hiçbir yeri yoktur, sokaklarda amaçsızca dolaşır. Çocukların alay ettiği bu adama karısı Alicia ve matematik topluluğu göz kulak olmaya çalışır. Kim der ki bu adam bir matematik dahisidir?

Ron Howard’ın perdeye yansıttığı öykü, yaşanmış bir olaydan yola çıkıyor. Perdede dünkü ve bugünkü matematik dahisini izliyoruz. “Delilikle dahilik arasındaki ince çizginin her iki yanını da yaşayan John’un aslında en büyük başarısı şizofreniyi yenmesi değil, çünkü zaten yenemiyor” diyor yapımcı Graser, “Zafer, Nobel kazanması da değil. Asıl zafer, aklının, ruhunun ve zekasının, şizofreninin karşısında ayakta kalabilmesi” diyor.

Gençliğinden beri yalnızlığı seven, atılgan, küstah, kimsenin çözemediği matematik denklemlerini çözen, espri anlayışı biraz kıt John Nash’ı perdede Russell Crowe canlandırıyor.
Genç ve hasta Nash ile yaşlı ve hastalığın üstesinden gelmiş Nash’ı, aralarında yine de bir bağ kurarak başarıyla canlandıran aktör, Oscar’ın da en büyük adayı.
Şizofren bir kişiyi perdede canlandırmak için akıl hastanelerini gezmesi önerilince Russell Crowe reddetmiş “New York gibi bir kentte yaşıyorum. Çok çeşitli akıl hastalıklarını gözlemlemek için Pazar günleri şöyle bir yürüyüşe çıkmak bile yeterli” diyor.

BOL ÖDÜLLÜ FİLM
“Akıl Oyunları” 8 dalda Oscar’da aday gösterilmesine karşın, şu ana kadar birçok ödülün sahibi oldu. Altın Küre’de en iyi film, en iyi erkek oyuncu (Russell Crowe) ve en iyi yardımcı kadın oyuncu (Jennifer Connelly) ödüllerini alan film, Amerikan Yazarlar Derneği (WGA) ödüllerinde de filminin senaristi Akiva Goldsman da en iyi uyarlama senaryo dalında ödül aldı.
Sinema dünyasının en prestijli ödüllerinden BAFTA’da (İngiliz Film Akademisi) ise Russell Crowe en iyi erkek oyuncu, Jennifer Connelly ise en iyi yardımcı kadın oyuncu dallarında ödül kazandı.

Daha önce kitap halinde olan bu yapım daha sonra film oldu. Filmini de izledim, kitabını da büyük bir beğeni ile okudum..

Ata Demirer’in BKM Stand up gösterisini hepiniz izlemişsinizdir. Orda, “Mümin abinin yanından bir çıktığım; Aman tanrım Emrahım!” Sözleri geldi aklıma.. Ve ben de bu filmi izledikten sonra bi baktım, john Nash oluvermişim..

Saygılar sunarım.
ShezophreeN – Mert Mesut BUDRAÇ

4 YORUMLAR

  1. Hakkini vermek lazim, super bir yazi cikartmissin ortaya. Bu filmi bir cok kez izledim. gercekten inanilmaz surukleyici ve etkili bir film. Filmi izledikten sonra matematik sayilarina karsi bir hayranliginiz olusacaktir, ama kendinizi fazla kaptirmayin, bir sure sonra SIKILAbiliyorsunuz :) shezophreen arkadasim bu degerli inceleme icin cok tesekkurler. bu tarz kaliteli yapimlar icin devamini bekliyoruz :)

  2. Efendim öncelikle yorumunuz ve öneriniz için çok teşekkür ederim, elimden geldiğince düzenli olarak sizlere yazmaya çalışacağım. Sizinle online iletişim kurmak istiyorum.
    Esen kalın.

Bir Cevap Yazın