Geleneksel hale gelen Uluslararası Türkçe Olimpiyatları’nın dokuzuncusuna dünyanın 130 ülkesinden farklı kültür ve dile sahip gençler katılacak. Uluslararası Türkçe Öğretimi Derneği (TÜRKÇEDER) tarafından düzenlenen ve başlamasına günler kalan 9. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları’nın tanıtım toplantısı Taksim Ceylan InterContinental Otel’de gerçekleştirildi. Toplantıda, 3 farklı kıtada çekilen reklam filmleri gösterildi.

9. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları’na 130 Ülke Katılacak

9. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları’nın açılış töreni Dolmabahçe Sarayı’nda 15 Haziran’da gerçekleştirilecek. Dünyanın 130 ülkesinden bin öğrencinin katılacağı yarışmanın finali 30 Haziran’da Ataköy Sinan Erdem Spor Salonu’nda yapılacak. Yunus Emre’nin “Gelin tanış olalım” sözü çerçevesinde, barış, sevgi, dostluk ve kardeşlik mesajlarıyla tüm dünyaya seslenecek olimpiyat öğrencileri, şarkı, şiir, konuşma, özel beceri, genel kültür, dil bilgisi gibi 18 farklı alanda yeteneklerini sergileyecek.

9. Türkçe Olimpiyatları Tanıtım Filmi


Video veya mp3 Download

9. Türkçe Olimpiyatları Reklam Videosu 2011 – Tayland


Video veya mp3 Download

9. Türkçe Olimpiyatları Reklam Videosu 2011 – Güney Afrika


Video veya mp3 Download

3 YORUMLAR

  1. Bukar büyük organızasyonu yapsa yapsa gönül, inanç ve ülke sevgisine sahip cemaat yapabilirdi ve yaptı..Allah yolunuzu açık etsin..Selam olsun Gülen hocama.

  2. TÜRKÇE OLİMPİYATLARI
    Bu yıl 10.su yapılan Uluslararası Türkçe Olimpiyatları 29 Mayıs günü muhteşem törenle açıldı ve 14 Haziran’a kadar devam edecek. Etkinlikler 41 ayrı ilde gerçekleşecek olup, bazı devlet ve özel TV kanalarından naklen veriliyor..
    Beş kıta ve 135 ülkeden 1500 yabancı örgencinin katılımıyla yapılan olimpiyatlar, her yıl bir önceki yılı kıskandıracak hızla büyümesine devam ediyor. Büyüme ülkemiz insanında sevinç ve gelecek bakışına güven veriyor.
    Olimpiyatların amacı, Türkçemizin dünyada hak ettiği konuma gelmesi ve daha yaygın kullanılması, Türkiye’mizi tarih sayfasından çıkarıp dünyaya tanıtmaktır.
    Bu olağanüstü çaba çoğunlukta sevinç yaratsa da bazı beyin hücreleri ölmüş kişiler, organizasyonun ne demek istediğini ve ilerde olacak getirilerini kavrayamamış durumda.
    Bir avuç Yahudi ve Ermeni lobisinin Dünyayı yönettiğine ve de kan , göz yaşı, yoksulluk vermesine seyirci kalmayan Türk insanı, bu şer uygulamaları yer yüzünden silme uğraşı veriyor..
    Ülkemiz aleyhine olan tüm etkinliklere eksiksiz katılan ve yaşadığı yere hıyanetlik etmekten çekinmeyen sivil toplum örgütlerinin bazıları ve demokrasinin olmazsa olmazlarından olan bir kısım partiler hep uzak dururlar bu kutsal etkinliklerden.
    Düşünseniz ya…135 ülkede binlerce okul açın ve adını bile duymadıkları ülkenin dilini, dinini ve coğrafyasını öğretin. Bu hizmeti maddi güç değil, gönüllülük ve ülke aşkı taşıyanlardan başkası yapamaz.
    Dünyanın dört bir köşesinden gelen çocukların Türkçe sohbetlerini ve şarkılarını dinlerken aklıma yıllarca Fransızca, İngilizce ve Almanca eğitimi veren Milli Eğitim Bakanlığı geldi. Her örgenci orta, lise ve üniversite eğitiminde aldığı yabancı dil seviyesi ile bırakın sohbeti, kendini tanıtmaktan aciz kalıyor.
    Camianın başarısı sadece yurt dışında değil, aynı hız yurt içinde de devam ediyor.
    Bazıları diyor ki,’’ Camia devlet içinde hızla kadrolaşıyor, Generalleri alınıyor, yazar, çizer yazmaktan men ediliyor.’’
    Bir defa şu iyi biline; Camia mensupları gökten zembille inmedi, bizlerin yakını, kardeşi veya komşumuz. Aynı dili konuşuyor, aynı bayrağı seviyor, aynı toprakların insanları ve başarılı olanlar hak ettiği mevkilere gelme hakları ve de haklarını kullanıyorlar o kadar.
    İnsanlar Dünyaya gelirken hangi babanın ve annenin çocuğu olacağını belirleyemez. Milliyetini seçme özelliği de yoktur. Kimseye ‘’sen Türksün, sen Kürtsün veya sen şu mezheptesin’’ deyip ayrım yapmak Allaha karşı gelmektir.
    Daha birkaç yıl öncesine kadar askerine küfür, hakaret eden ve gerçekleri göremeyenler şimdi asker hamisi oldular. Bu ülkede yaşayıp da insanım diyen kişi ‘’asker düşmanı’’ olamaz. Askerin görevi belli iken bazı istisnalar sınırları dışına çıkıyor ve ülke birlik beraberliğin bozacak işler yapıyorsa birileri dur diyecek, son yıllarda yapılanda budur.
    Dünya insanına şerden başka bir şey vermeyen Musevi askerleri, en mahrem yerimiz olan Genelkurmayda büro edindiyse dur diyen çıkmalıdır, çıkıldı da.
    Sözün özü; Ülke hiçbir inancın, mezhebin veya görüşün tekelinde olamaz. Her inanca sevgi beslemeseniz de saygılı olmak zorundayız. Ülke geleceği için taş taş üstüne koyan her insana saygı duymalıyız.

Bir Cevap Yazın