8 EYLÜL – DÜNYA OKURYAZARLIK GÜNÜ

Kur’anın ilk emri “OKU”

Temel insan haklarından sayılan Okuryazarlık yaşam boyu öğrenmenin temelini oluşturur.
İslam’a göre okumak Tanrı’nın ilk buyruğudur. İslam dini kişinin okumasını, ilim öğrenmesini emreder. Tarihin farklı dönemlerinde okuryazarlık farklı şekillerde tanımlanmıştır. Orta çağ’da, Avrupa’da okuryazar Yahudilerin oranı, Hıristiyan nüfusa oran ile çok daha yüksek idi. Yahudilik Talmudu okumayı emrettiği için birçok yahudi o zamanlarda okumayı yazmayı bilirdi. Avrupa’da ise okuryazarlığın hızla yayılmasının önemli sebeplerinden biri İncil’i kendi başına okuyabilme isteği olmuştur.
Günümüzün hızla değişen toplumlarında okuryazarlık iletişimin önemli bir parçası haline gelmiştir. Her hangi bir dili bilip de konuşabilmenin yanı sıra iletişim kurabilmek için yeterli derecede okumayı ve yazmayı bilmek önemlidir. Dünyada Okuryazarlık bir toplumun nüfusu içinde okuma yazma bilenlerin oranı şeklinde tanımlanır.

Bugün dünya coğrafyasına göz attığımız zaman İç Afrika, Güney Asya ve Arap ülkelerinin okuryazarlık oranlarının en düşük olduğu bölgeler olduğunu görürüz. Günümüzde bu bölgelerde okuryazar olmayanların oranı %40-50 iken, oysa henüz geçmişte ABD’de oy kullanma hakkına sahip olmak için kişinin okumayı yazmayı bilmesi gerekirdi. 2013 istatistik bilgilerine göre okuma-yazma oranlarının en yüksek olduğu ülke dünya’da en başarılı eğitim sisteminin olduğu Finlandıya (%100), en düşük olduğu ülkeler ise Afganistan ( %28.1), Niger (%14.4), Burkina Faso’dur (%12.8). Ve ayrıca, cinsiyyet oranlarına göre baktığımızda da okuma-yazma bilmeyenlerin çoğunluğunun kadınlardan oluştuğunu görüyoruz. Kaliteli yaşamın anahtarı sayılan okuryazarlık özellikle kadınların toplumda özgür şekilde yaşamaları, kendi temel haklarını bilmeleri ve kullanmaları, başkalarına bağımlı kalmadan yaşamlarını sürdüre bilmeleri için çok önemli rol oynamaktadır.

Kuruluşundan bu yana, yaklaşık 60 yılı aşkın süredir UNESCO tarafından her sene yaşam boyu sürecek bir öğrenme ve insan gelişiminin temeli olan okuryazarlık’la ilgili sorunlara dikkat çekmek, okuryazarlığın gelişimini desteklemek, okuryazarlığı uluslararası gündemde tutmak amacıyla farklı konferanslar, seminerler düzenlenmektedir. UNESCO-nun okuryazarlğa yönelik temel hedefi tüm dünya’da okuryazar çevreleri geliştirmektir. Özellikle dünyanın okuryazar olmayan büyük bir kısmını kadınların oluşturması sebebiyle, UNESCO kadın ve kız çocuklarının eğitimi için hedeflenen tüm girişimleri desteklemektedir. Fakat bu göstergeler, kadınlara eşit eğitim imkanı sağlanmasını öngören İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Uluslararası Sözleşmesi, Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, Herkes için Eğitim gibi uluslararası taahhütlerimizin yerine getirilemediğini göstermektedir.

Her bir İnsan (çocuk, yetişkin, genç, kadın,erkek) tüm yaşam boyu mücadelesinde çalışmak, haklarını kullanabilmek, toplumsal yaşama etkin bir şekilde katılmak, özgüvenini geliştirmek, onurlu bir biçimde hayat süre bilmek için tüm eğitim olanaklarından yararlanmalıdır. Yaşadığımız bu sırlarla dolu karmaşık evrende okuma ve yazmayı bilmek lüzumdan da öte elzemdir. Çünkü ilim, bilgi insana hakikati gösteren bir unsurdur. Bize yaşadığımız dünyanın farkına varmayı, doğru dürüst yaşamayı sağlar.

Koşullar ne olursa olsun eğitimden vazgeçmeyin. Bazılarımız için içinde bulunduğumuz farklı durumlardan dolayı belki çok zor ola bilir ama asla İMKANSIZ değildir.

Kaynaklar:
www.businessinsider.com
www.wikipedia.org
www.indexmundi.com
www.unesco.org

PAYLAS
Önceki İçerikDARGIN
Sonraki İçerikçözülmeyen sorular
Hanzade İsmayıl, Azeri Türkü,.

4 YORUMLAR

Bir Cevap Yazın